Ortadoğu’daki savaşın etkisiyle ihracat yükü alternatif rota arayışına girerken, artan navlun ve operasyon maliyetleri sevkiyatları yavaşlattı. Martın ilk üç haftasında ihracatta sert düşüş yaşanırken, lojistikte belirsizlik ve maliyet baskısı yeni pazar arayışını hızlandırdı. Bu dönemde alternatif çözümleri hızlı şekilde devreye alan lojistik şirketleri ise sektörde bir adım öne geçti.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının yarattığı finansal sarsıntıda TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası altın rezervlerini de devreye alıyor. Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık Kurucusu Haluk Bürümcekçi 20.4 milyar dolar altın rezervinin kullanılabileceğini hesaplarken, Prof. Dr. Hakan Kara Merkez Bankası’nın bu kararını makul ancak geç kalınmış olarak yorumladı.
Orta Doğu’daki savaşın ekonomiye olumsuz etkileri giderek belirginleşiyor. İhracattaki düşüşün 23 Mart itibariyle yüzde 48’i aştığı belirtiliyor. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, savaş koşullarında sektörlerin güçlü kalmasının önemine işaret ederek, “sanayicinin üzerindeki enflasyon yükünün kaldırılması gerektiğini” söyledi. “Savaşın ekonomik tahribatı ciddi anlamda hayatımıza girdi” diyen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayici ve ihracatçının enflasyonla mücadeleye destek verecek gücü kalmadığını dile getirdi. ASO Seyit Ardıç ise “Savaşın sadece sınır hattını değil, üretim bantlarını da titreten bir dalgaya dönüştüğü” uyarısında bulundu.
Yüksek maliyetlerden dolayı Mısır’a yatırım yapan ve ülkede daha önce de bulunan Türk şirketlerinin etkisiyle bu ülkeden yapılan ithalat bir yılda yüzde 62,9 arttı. Mısır, Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında 2020’de 79 milyon dolar ile 7. sırada iken 2024’te 4. sıraya, geçen yıl ise 3. sıraya çıktı.
Savaşın tetiklediği petrol krizi, sanayinin temel girdilerinde yüzde 60’a varan fiyat artışlarına yol açarken, İSO Meclis Üyesi Fikret Kaya, üretimin sürdürülebilirliği için acil eylem planı çağrısında bulundu. Orta Doğu’daki gerilimin arz güvenliğini daha da zorlaştırdığını belirten Kaya, “Hammaddeye erişim kanalları açılmazsa üretim, istihdam ve ihracat ciddi yara alacak” dedi.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”nin 10. yılı dolayısıyla yayınladığı çalışmaya göre, birçok alanda ilerleme yavaş, düzensiz ya da tamamen durdu.
Orta Doğu’daki savaşın etkisi enerji piyasalarını aşarak dünya genelinde tarlaya inmeye başladı. Deniz yoluyla taşınan gübrenin yaklaşık üçte birini karşılayan Hürmüz hattı bir “gıda damarı” olarak öne çıkarken, "damar çatladı" yorumları yapılıyor.
Orta Doğu’daki savaş ve Merkez Bankası’nın örtülü sıkılaştırma adımları, reel sektörün finansman kanallarını iyice tıkadı. Döviz kredisine erişim neredeyse dururken; TL kredilere yönelen talep, faizlerin yüzde 55 seviyelerine yükselmesine yol açtı. Sektör temsilcileri tahsilatların aksadığı piyasada ‘yaprak dökümü’ uyarısında bulunurken, savaşın 2026’yı da ‘kayıp yıla’ dönüştürmesinden endişeli.
Altın fiyatlarında savaşla birlikte başlayan düşüş Merkez Bankası brüt rezervlerinde 20.5 milyar dolar, net uluslararası rezervlerinde ise 14.5 milyar dolar kayba uğrattı. Rezervlerin büyük kısmını altın olarak tutmanın riskli olduğunu vurgulayan uzmanlar portföy çeşitlenmesine gidilmesi gerektiğini kaydetti.