
“Dezenflasyon programı” 2023 yılı haziran ayında başladı. O tarih itibariyle TÜFE yüzde 38,21’di. 2024 yılı mayıs ayında zirve noktasına (%75,45) ulaştıktan sonra inişe geçti. Bu tarihten sonra hangi 10’luk dilimde ne kadar kaldığına bakınca, 16 aydır 30’lu rakamlarda (%30 – 39,9) takıldığı, bu anlamda bir yapışkanlık gösterdiği izleniyor.
Zirve noktasından sonra, zirve dahil iniş dönemi toplamda 25 aya yayılıyor. Bu 25 ayın 2’sinde 70’li rakamlardaydı. 2024 yılı temmuz ayında 9,82 puan birden düşerek 61,78’e geriledi. Ağustosta yine 9,81 puan düşerek %51,97’ye, eylülde 2,59 puan düşerek %49,38’e geriledi. Böylece 60’lı rakamlarda sadece 1 ay, 50’li rakamlarda da yine sadece 1 ay kalmış oldu.
Enflasyon 2024 yılı eylül ayında 40’lı rakamlara indi. Ocak 2025’e kadar, ocak ayı dahil 5 ay süreyle 40’lı rakamlarda seyretti. 2025 şubat ayında %39,05’e inerek zirve noktasından (Mayıs 2024) 8 ay sonra 30’lu rakamlara inmiş oldu. Ancak 16 aydır bu 10’luk dilimde takılmış durumda.
Enflasyonun en tempolu düşüş dönemi de 2024 yılı mayıs – eylül arası oldu. 2024 yılı eylül ayı sonrasında düşüş yavaşlamaya başladı. Bir daha aylık bazda 10 puana yakın düşüşler gerçekleşmedi. İzleyen 24 ayda 5 puan gibi düşüşler de olmadı. Aylık bazda en yüksek düşüş 2025 yılı şubat ayındaki 3,07 puanlık düşüştü. Dahası zirve noktasından sonraki 26 ayın 4’ünde artış görüldü. Bu dört ayın 3’ü 2026 yılına ait. Bu gelişmede İran Savaşı’nın etkisi var.
Yavaşlamayı aylık ortalamalardan izlemek de mümkün. Zirve noktasından sonraki düşüşler dikkate alındığında 2024 yılında aylık ortalama düşüşler 4.4 puan. 2025 yılının 12 ayının ortalama düşüşü 1,1 puan. Çok ciddi bir tempo kaybı izleniyor. 2026 yılının ilk 5 ayının verisi elimizde ve enflasyonda düşüş değil aylık ortalamada 0,3 puanlık artış var.
Enflasyondaki düşüş temposunda standart mevsimsellikler hariç, biri dış konjonktür (İran Savaşı) iki de iç konjonktür (İBB operasyonları ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutuklanması ile CHP kurultayı hakkındaki “butlan” kararı) etkisi var. Bakan Şimşek bu gibi etkiler söz konusu olmasaydı, enflasyonun 20’li rakamlara düşeceği görüşünde. Bu görüş paylaşılıyor. 2026 yılı ocak ayında enflasyon en düşük seviyeye (%30,65) inmiş ve 20’lik dilim için 1 puanın yeterli olacağı bir eşiğe gelinmişti. Ancak bu dönemde konjonktürel etkiler devreye girdi ve enflasyon mayıs ayı itibariyle %32,61’e yükselmiş oldu.
İktisatçılar da yüksek enflasyonun, belirli seviyelere geriledikten sonra iniş temposunun yavaşlayacağına işaret ederler. Türkiye tablosunda bu daha ağır bir seyir olarak izleniyor. 30’lu rakamlarda bir “yapışkanlık”tan söz edilebilir. Güven ve beklentiler faktörleri de etkili oluyor. Talepte gerilemeye rağmen fiyatların “yapıştığı” bu durum, enflasyonla mücadelenin uzamasına ve ekonomik durgunluk (resesyon) risklerinin artmasına yol açıyor. Büyüme verileri de buna işaret ediyor.