İTHİB Başkanı Ahmet Şişman, sektörün bugün çok boyutlu bir rekabet sınavından geçtiğine dikkat çekerek, “Tekstilde yeni bir paradigmaya geçmeliyiz. Bugüne kadar bizi güçlü kılan üretim kabiliyetimizi, bilgi birikimimizi ve ihracat gücümüzü; teknoloji, inovasyon, sürdürülebilirlik ve markalaşmayla bir üst seviyeye taşımalıyız. Hacme değil, değer üretmeye odaklanmalıyız” dedi.
"İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı"nda konuşan Bakan Bolat, "Tekstil ve giyim sektörüne çok önem veriyoruz. Bu yıl tekstilde çıkış başladı yukarı doğru, ihracatta artış var. Konfeksiyon ilk 7 ayda neredeyse geçen seneki rakama paralel ama yılın ikinci yarısında onun da artıya geçeceğine yürekten inanıyoruz." dedi.
Tekstil sektörünün yaşadığı sorunlar ve çözüm yolları, endüstrinin en büyük üretim merkezlerinden Tekirdağ Çorlu'da gerçekleşen Tekstil Çalıştayı Zirvesi'nde masaya yatırıldı. Sektörün önde gelen temsilcileri, Avrupa'nın tekstilden çıktığı için pişman olduğunu, ABD'nin bu sektöre yeniden döndüğünü dile getirerek, "Dünyada tekstil sektöründe uçtan uca üretim yapabilen 3 ülkeden biriyiz. Bunu kaybetmemeli, aksine güçlendirmeliyiz" çağrısı yaptı.
İTHİB’in mayıs raporuna göre imalat sanayindeki işletme sayısı yıllık bazda yüzde 0,4 artarak 323 bin 229’a çıkarken iki sektörde yüzde 5,5 azalışla 53 bin 333’e geriledi.
Tekstil ve konfeksiyon sektöründe Nisan ayında uzun süren düşüşün ardından ilk kez hem şirket hem de istihdam tarafında görülen toparlanma kalıcı olmadı. Mayısta tekstil ve hazır giyim sektörlerinde toplam 68 şirket daha faaliyetini sonlandırırken, istihdam bir ayda 14 bin kişiden fazla azaldı. Böylece sektör, geçici toparlanmanın ardından yeniden küçülme eğilimine girdi.
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD yönetiminin Türk tekstil ve hazır giyim ürünlerine getirdiği ilave verginin “adil, dengeli ve karşılıklılık esasına dayalı ticaret anlayışıyla bağdaştırılamayacağını” söyledi.
Küresel tekstil ihracatı 2025 yılında yüzde 1,3 daralarak 349,3 milyar dolara gerilerken, 124 milyar dolarlık değerle teknik tekstil, büyümenin merkezi oldu. Türkiye bu dönemde yüzde 3,3’lük payla küresel tekstil liginde 5'inci, yüzde 2’lik pay ile de teknik tekstilde 14. sırada yer aldı.
ABD’nin yüzde 12,5'lik ilave gümrük vergisi kesinleşirken, Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya'ya tanınan vergisiz tarife kontenjanı Türkiye'ye verilmedi. Türk üreticileri ABD’de hem ek vergi yüküyle karşı karşıya kaldı hem de rakiplerine karşı dezavantajlı duruma düştü.
Türkiye ev tekstilinde Avrupa’da yüzde 20 pazar payına ulaşırken, ABD’de yüzde 2,1, Afrika’nın birçok ülkesinde ise yüzde 1’in altında kaldı. Avrupa’nın oluşturduğu “konfor alanı"ndan çıkarak teknik tekstille büyümeyi hedeflerini dile getiren TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, ABD ve Çin’in hakim olduğu Afrika pazarlarına yöneleceklerini söyledi.