ESRA ÖZARFAT/BURSA
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Başkanı İhsan İpeker, Ekonomi Gazetesi Bursa Bölge Temsilcisi Ömer Faruk Çiftçi ile bir araya gelerek tekstil sektörünün geleceğini ve önümüzdeki dönemde birlik olarak yapmayı planladıkları çalışmaları değerlendirdi. UTİB Başkanı İhsan İpeker, Avrupa'daki ekonomik yavaşlama, maliyet baskıları ve kur-enflasyon dengesizliğinin tekstil sektörünü zorlamaya devam ettiğini söyledi. Buna rağmen Türkiye'nin üretim kültürü, girişimcilik refleksi ve hızlı adaptasyon yeteneği sayesinde kriz sonrası dönemde önemli fırsatlar yakalayabileceğini belirten İpeker, sektörün tekstilden vazgeçmek yerine dönüşüme odaklanması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin küresel tekstil tedarik zincirinde halen altıncı sırada bulunduğunu hatırlatan İpeker, "Çin açık ara önde olabilir ancak ardından ABD, İtalya ve Almanya gibi gelişmiş ekonomiler geliyor. Bu ülkeler tekstilden vazgeçmiyor. Türkiye'nin de tekstili bırakması değil, katma değerli üretime yönelerek dönüşmesi gerekiyor" dedi.
“Rakibimiz ucuz ülkeler değil”
Tekstil sektöründe rekabet anlayışının yeniden tanımlanması gerektiğini vurgulayan İpeker, Türkiye'nin düşük maliyetli ülkelerle değil, yüksek katma değer üreten ülkelerle aynı ligde yer alması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başına değerin yaklaşık 1,59 dolar seviyesinde olduğunu belirten İpeker, tekstil sektöründe bu rakamın 3,75 dolara yükseldiğini, UTİB üyelerinde ise kilogram başına ihracat değerinin 9,76 dolara ulaştığını açıkladı. Bu performansın yalnızca fiyat artışlarından kaynaklanmadığını ifade eden İpeker, “Üretim hacimlerimizi büyük ölçüde korurken ihracat değerimizi artırabildik. Bu da Bursa tekstilinin katma değerli üretime yöneldiğini gösteriyor. Bizim rakibimiz artık ucuz iş gücüne sahip ülkeler değil, İtalya gibi tasarım ve markalaşma gücü yüksek ülkeler olmalı” diye konuştu. Japon tekstil sektörünün büyüme modeline de dikkat çeken İpeker, sürdürülebilirliğin yolunun kapasiteyi sürekli artırmaktan değil, ürün başına yaratılan değeri yükseltmekten geçtiğini kaydetti.
“Avrupa'da iştah zayıf”
Sektörde yaşanan daralmanın yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını belirten İhsan İpeker, Avrupa pazarında tüketim eğilimlerinin önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Pandemi sonrasında yükselen enflasyon, enerji maliyetleri ve yaşam giderlerinin tüketicileri daha temkinli harcamaya yönelttiğini ifade eden İpeker, “Özellikle giyim ve ev tekstili harcamalarında ciddi bir yavaşlama var. Avrupa tüketicisi artık aynı ürünü daha uzun süre kullanıyor. Bu nedenle tekstile yönelik talep eski seviyelerinde değil” dedi. Toparlanmanın zaman alacağını belirten İpeker, mevcut beklentilerin sektörün 2026 yılının son çeyreğinden itibaren daha dengeli bir yapıya kavuşabileceğine işaret ettiğini söyledi.
“Konfeksiyon korunmazsa zincir kırılır”
Tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde son dönemde yaklaşık 400 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını belirten İpeker, birçok işletmede kapasite kullanım oranlarının gerilediğini ifade etti. Türkiye'nin en büyük avantajının ham maddeden nihai ürüne kadar uzanan entegre üretim yapısı olduğunu vurgulayan İpeker, konfeksiyon sektörünün bu zincirin en kritik halkası olduğuna dikkat çekti. İpeker, “Sadece kumaş üretmek yeterli değil. Yakın tedarikçi olmanın temel şartı, bitmiş ürünü hızlı şekilde mağazaya ulaştırabilmek. Konfeksiyon tarafında yaşanacak güç kaybı, Türkiye'nin yakın tedarik avantajını da zayıflatır” değerlendirmesinde bulundu.
İhracatın yarısından fazlası 29 firmadan
UTİB verilerine göre 2025 yılında birlik üyesi 1.415 firma toplam 1,22 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İhracatın firma ölçeklerine göre dağılımına ilişkin bilgi veren İpeker, 10 milyon doların üzerinde ihracat yapan 29 firmanın toplam ihracatın yüzde 51,04'ünü gerçekleştirdiğini söyledi. 1 ila 10 milyon dolar arasında ihracat yapan 142 firmanın toplam ihracatın yaklaşık yüzde 36'sını oluşturduğunu belirten İpeker, ihracatçıların yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan küçük ölçekli firmaların ise toplam ihracattan yüzde 13 seviyesinde pay aldığını kaydetti. Bu verilerin Bursa tekstil sektörünün güçlü konumunu koruduğunu gösterdiğini belirten İpeker, büyük firmaların rekabet gücüyle ihracatı sürüklediğini, ancak küçük ve orta ölçekli işletmelerin de önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını vurguladı.
Büyük ihracatçılar küçüklere mentörlük yapacak
UTİB'in yaklaşık 4 bin üyeye sahip olduğunu, bunların 1.415'inin aktif ihracatçı konumunda bulunduğunu belirten İpeker, birlik bünyesinde 100 bin doların altında ihracat yapan 873 firmanın yer aldığını söyledi. Bu firmaların önemli bir potansiyel barındırdığını ifade eden İpeker, “Asıl görevimiz bu firmaların önünü açmak. İçimizde büyük bir cevher var. Katma değerli üretim, yeni pazarlara erişim ve ihracatın çeşitlendirilmesi konusunda KOBİ'leri desteklememiz gerekiyor” dedi. Yeni dönemde mentörlük ve kümelenme modeli üzerinde çalıştıklarını açıklayan İpeker, büyük ölçekli ihracatçı firmaların küçük işletmelere rehberlik edeceği bir yapı kurmayı hedeflediklerini belirtti. Teknik tekstilin de sektörün geleceğinde önemli rol oynayacağını vurgulayan İpeker, UTİB bünyesinde teknik tekstil ihracatı yapan 359 firmanın bulunduğunu, bu alanın uzun vadeli yatırımlarla daha da büyütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.