Merve YİĞİTCAN
2012 yılında İngiliz Reed Exhibitions ile Tüyap’ın ortaklığında kurulan RX Tüyap, 2023’ü 10 fuar, 5 binin üzerinde katılımcı ve yaklaşık 250 bin ziyaretçiyle kapatmaya hazırlanıyor. RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, fuarcılık sektöründeki mevcut durumu ve sonuna gelinen fuar takvimi süresince sergiledikleri performansı paylaşmak üzere bir basın toplantısı düzenledi. RX Tüyap olarak her biri kendi alanında Avrupa’da ilk 3’te yer alan 10 ihtisas fuarı gerçekleştirdiklerini söyleyen Öner, bunları İntermob, Woodtech, Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, Food-Tech Eurasia, Kapı-Pencere-Cam Fuarı, Expomed Eurasia, Avrasya Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia, Fastener Expo Eurasia olarak sıraladı. Pandemi sonrası Türkiye’de fuarcılık sektörünün hızlı bir çıkış yakalandığını dile getiren Öner, RX Tüyap olarak da 2023’te başarılı bir performans ortaya koyduklarını aktardı. Sektörün altın yılı kabul edilen 2019 rakamlarının üzerine çıkıldığını vurgulayan Öner, “Fuar satışlarımız 2019 yılında 175 bin metrekareye ulaşmıştı. Geçen yıl da aslında bunu aşmıştık. Şu anda son bir fuarımız kaldı. Bu yılı 200 bin metrekare fuar alanı satışı ile kapatmayı planlıyoruz” dedi.
Metrekare bazında %5 büyüme hedefi
RX Tüyap tarafından düzenlenen 10 fuarda yılsonu itibarıyla yaklaşık 12- 13 milyar dolarlık bir iş hacminin yaratılmasına katkı sağladıklarını belirten Öner, “Türkiye’de RX Tüyap fuarlarına katılan firmalar fiyat performans dengesi ve ülkemizin jeopolitik konumunun sağladığı avantajla lojistikte ön plana çıkıyor. Bu sayede özellikle son bir buçuk yıldır Amerika kıtası, Batı Avrupa gibi coğrafyalardan fuar alanlarımızda daha fazla ziyaretçi ağırlamaya başladık. Fuarcılık sektörünün öncü bayrağını taşımaya devam ediyoruz. Önümüzdeki yıl en büyük hedefimiz bunun da üstüne çıkarak etki alanımızı genişletmek. Bu yıl 250 binin üzerinde ziyaretçi sayısına ulaşmış olacağız. Ziyaretçilerin en az yüzde 20’si yabancı… Bunun yanında fuarlarımıza katılan firma ve marka sayısı 5 binin üzerine çıktı” diye konuştu. Bazı fuarlarda tam kapasiteye ulaştıklarını Ambalaj ile Kapı, Cam ve Pencere fuarlarında tam kapasiteye ulaştıklarına dikkat çeken Öner, “Önümüzdeki yıl metrekare bazında yüzde 5 büyüme bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“2024’te 300 binin üzerinde ziyaretçi bekliyoruz”
Pandemi sonrası Türkiye’nin lojistik merkezi konumunun öne çıkması yanı sıra hızlı ve kaliteli üretim gücünün fuarcılıkta da Avrupa’ya göre daha hızlı toparlanmanın önünü açtığını söyleyen Öner, yanı sıra Avrupa’nın vize konusunda Asya ve Afrika ülkelerine çıkardığı zorluklar nedeniyle, Avrupa’ya gidemeyen ziyaretçi ve katılımcıları İstanbul’a yönlendirdiğini belirtti. Öner, önümüzdeki yıl 300 binin üzerinde ziyaretçi bekledikleri bilgisini paylaştı.
Dubai’ye karşı lojistik ve fiyat avantajımız var
Türkiye’de fuarcılık sektörü metrekare bazında hızlı büyürken, döviz bazında büyüme çok da istenilen seviyede değil. Bu noktada Öner, sektörde dövize endeksli maliyetlerin ağırlığının yüksek olduğunu ancak satışların TL ile yapıldığını söylerken, uluslararası raporlara göre Türkiye’de fuarların metrekare fiyatlarının 80 Euro civarında olduğuna, Avrupa’da ise bu tutarın yaklaşık 170 Euro seviyelerinde olduğuna dikkat çekti. Fuarcılıkta Moskova-İstanbul-Dubai aksındaki rekabete ilişkin olarak da Öner, her fuarın kendi dinamiğinin farklı olduğunu, Dubai’yi önemsediklerini, ancak İstanbul’un rekabette hem lojistik hem de fiyat avantajı ile öne çıktığını sözlerine ekledi.
Dubai’ye karşı lojistik ve fiyat avantajımız var
Türkiye’de fuarcılık sektörü metrekare bazında hızlı büyürken, döviz bazında büyüme çok da istenilen seviyede değil. Bu noktada Öner, sektörde dövize endeksli maliyetlerin ağırlığının yüksek olduğunu ancak satışların TL ile yapıldığını söylerken, uluslararası raporlara göre Türkiye’de fuarların metrekare fiyatlarının 80 Euro civarında olduğuna, Avrupa’da ise bu tutarın yaklaşık 170 Euro seviyelerinde olduğuna dikkat çekti. Fuarcılıkta Moskova-İstanbul-Dubai aksındaki rekabete ilişkin olarak da Öner, her fuarın kendi dinamiğinin farklı olduğunu, Dubai’yi önemsediklerini, ancak İstanbul’un rekabette hem lojistik hem de fiyat avantajı ile öne çıktığını sözlerine ekledi.