Aras Digital Genel Müdürü Kenan Cebeci, "Teslimat yönetim sistemimiz NESY, farklı ülkelerdeki dağıtım operasyonlarını tek platform altında birleştirerek merkezi ve standart yönetim modeli sunuyor." dedi.
Orta Doğu ülkelerini etkisi altına alan çatışmalar nedeniyle hava ve deniz taşımacılığında büyük aksaklıklar yaşanıyor, ticaret yükleri daha az riskli olan karayoluna yönlendiriliyor. Bu ortamda Türkiye bölgesel taşıma için “güvenli liman” olarak öne çıkıyor. Sedefed Başkan Yardımcısı Ayşem Ulusoy, Türkiye üzerinden geçen taşımaların belirgin şekilde arttığını söylerken dünya devi konteyner taşımacılığı şirketi MSC, Asya’dan Irak’a yönelik taşımalar için Türkiye limanlarını merkez alan bir lojistik modeli uyguluyor. Bu modelde yükler Türkiye’deki limanlara ulaştıktan sonra karayolu ile Erbil, Musul ve Bağdat'a taşınıyor.
Orta Doğu’da tırmanan gerilim, Türkiye’nin 50 milyar dolarlık dış ticaret kapısı olan Körfez hattını kilitledi. Hava sahalarının kapanmasıyla sevkiyatlar durma noktasına gelirken, denizyolunda savaş primleri navlunu üç katına çıkardı. Gürbulak’ta geçişler iki güne uzarken, ihracatçı sipariş iptalleriyle karşı karşıya kaldı.
ARC Grup Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Arabacı, taşımacılık ve lojistik sektörünün finansman maliyetleri, vergi sistemi, yabancı plakalı araçlarla rekabet ve uzayan vadeler nedeniyle ciddi bir daralma sürecine girdiğini söyledi. Arabacı, sektörün sürdürülebilirliği için finansmana erişimin kolaylaştırılması, vergi uygulamalarının gözden geçirilmesi ve yerli taşımacının rekabet gücünü artıracak yapısal adımların atılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yeni anlaşmalarla 5 yıllık periyotta 7 milyar liralık hacme ulaşmayı hedeflediklerini belirten OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, "Anlaşma yaptığımız firmaların dünya markaları olması, bize nakit akışımız açısından güven veriyor." dedi.
Türkiye’nin rekabet gücünün sadece üretim kapasitesiyle değil, lojistik hız ve güvenle ölçüldüğünü vurgulayan UND Başkanı Şerafettin Aras, “Karar verici ben olsam lojistiği ulaştırmanın ötesinde, doğrudan bir rekabet politikası aracı olarak ele alırdım!” diyor.
Depolama sektörü, 2025’i talep tarafında canlı, arz tarafında ise nitelikli ve doğru lokasyonda sınırlı büyümeyle kapattı. Kira tarafında dolar bazlı sert artıştan çok doğru depoyu bulma zorluğu ve operasyonel maliyet baskısı öne çıktı. DepoDer Başkanı Enver Sedat Güneş, 2026’nın ilk üç çeyreğinde “bekle-gör” eğiliminin baskın olacağını belirtti. Marmara’daki yoğunlaşmaya karşı ikinci halka alternatiflerinin daha ciddi konuşulmaya başlandığını ifade etti.
Yatırımcıların yeni gözdesi Dubai’yi bölgesel merkez haline getiren Hareket, yeni forwarding şirketini de Dubai’de kurdu. Breakbulk Middle East Fuarı’nda sorularımızı yanıtlayan Hareket CEO’su Abdullah Altunkum, “3 kıtada 13 ofisimiz var. 5 yıl içinde ABD’ye de açılıp dünyada ilk 3’e girmeyi hedefliyoruz” dedi.
Deneme seferlerine rağmen Türkiye–Suriye hattında ikili taşımalar henüz başlamadı. İhracat ve yatırım iştahının hızla arttığı dönemde lojistikçiler, aktarmalı sistemin büyümeyi sınırladığını vurguluyor. Sektöre göre koridorun tam açılması halinde ticaret hacmi en az yüzde 50’ye varan artış gösterebilir.