Türkiye limanlarında konteyner trafiği 2025’te 14 milyon TEU seviyesine ulaşarak Cumhuriyet tarihinde rekor kırarken, bu büyüme konteyner üretimini de yeniden şekillendiriyor. Sektör, standart üretimden modüler ve katma değerli çözümlere kayarak küresel rekabette yeni bir konum arıyor.
İran’da savaş lojistik sorunlar yaratıyor. Taşımacılık rotalarında kamyonların rolü artıyor. Bu da navlun maliyetlerini büyütüp birçok ülkede buğdaydan şekere tavuk etinden mısıra tüm arz zincirini zorluyor.
Ortadoğu’daki savaşın etkisiyle ihracat yükü alternatif rota arayışına girerken, artan navlun ve operasyon maliyetleri sevkiyatları yavaşlattı. Martın ilk üç haftasında ihracatta sert düşüş yaşanırken, lojistikte belirsizlik ve maliyet baskısı yeni pazar arayışını hızlandırdı. Bu dönemde alternatif çözümleri hızlı şekilde devreye alan lojistik şirketleri ise sektörde bir adım öne geçti.
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, savaş kaynaklı hammadde tedarikinde sorunlar yaşandığını aktararak, Uzak Doğu'dan gelen pek çok petrol türevi hammaddede ton başına yüzde 25 civarında lojistik farkı eklenmeye başlandığını söyledi. Avdagiç "Beklentimiz Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin hızlıca başlaması" dedi.
Orta Doğu ülkelerini etkisi altına alan çatışmalar nedeniyle hava ve deniz taşımacılığında büyük aksaklıklar yaşanıyor, ticaret yükleri daha az riskli olan karayoluna yönlendiriliyor. Bu ortamda Türkiye bölgesel taşıma için “güvenli liman” olarak öne çıkıyor. Sedefed Başkan Yardımcısı Ayşem Ulusoy, Türkiye üzerinden geçen taşımaların belirgin şekilde arttığını söylerken dünya devi konteyner taşımacılığı şirketi MSC, Asya’dan Irak’a yönelik taşımalar için Türkiye limanlarını merkez alan bir lojistik modeli uyguluyor. Bu modelde yükler Türkiye’deki limanlara ulaştıktan sonra karayolu ile Erbil, Musul ve Bağdat'a taşınıyor.
Orta Doğu’da tırmanan gerilim, Türkiye’nin 50 milyar dolarlık dış ticaret kapısı olan Körfez hattını kilitledi. Hava sahalarının kapanmasıyla sevkiyatlar durma noktasına gelirken, denizyolunda savaş primleri navlunu üç katına çıkardı. Gürbulak’ta geçişler iki güne uzarken, ihracatçı sipariş iptalleriyle karşı karşıya kaldı.
ARC Grup Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Arabacı, taşımacılık ve lojistik sektörünün finansman maliyetleri, vergi sistemi, yabancı plakalı araçlarla rekabet ve uzayan vadeler nedeniyle ciddi bir daralma sürecine girdiğini söyledi. Arabacı, sektörün sürdürülebilirliği için finansmana erişimin kolaylaştırılması, vergi uygulamalarının gözden geçirilmesi ve yerli taşımacının rekabet gücünü artıracak yapısal adımların atılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yeni anlaşmalarla 5 yıllık periyotta 7 milyar liralık hacme ulaşmayı hedeflediklerini belirten OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, "Anlaşma yaptığımız firmaların dünya markaları olması, bize nakit akışımız açısından güven veriyor." dedi.
Türkiye’nin rekabet gücünün sadece üretim kapasitesiyle değil, lojistik hız ve güvenle ölçüldüğünü vurgulayan UND Başkanı Şerafettin Aras, “Karar verici ben olsam lojistiği ulaştırmanın ötesinde, doğrudan bir rekabet politikası aracı olarak ele alırdım!” diyor.