EKONOMİ/ANKARA
Makine imalat sanayinin 2025 yılı ihracatı önceki yıla göre yüzde 1.9 oranında artarak 28.7 milyar dolara yükseldi. Kg başına 8.1 dolar ile tüm zamanların en yüksek birim değerine ulaşılırken, ihracat miktar bazında yüzde 6.3 düşüş gösterdi. Makine İhracatçıları Birliği(MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, AB’nin MERCUSOR ülkeleriyle vardığı anlaşmanın Türk imalatçılarına yeni fırsatlar getireceğini söyledi.
İhracat verilerini değerlendiren Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, Çin kaynaklı haksız rekabet yanı sıra tarifelerdeki yükselişin geçen yıl yaşanan riskleri yeni yıla taşıdığını bildirdi. Karavelioğlu, 2026’nın özellikle ilk yarısının firmalar için; kârlılık, nakit akışı ve sipariş sürekliliği açısından zorlayıcı bir dönem olacağını anlattı.
İhracatın yüzde 1.9 artarak 28.7 milyar dolar acıktığı 2025’te miktar bazında yüzde 6.3 düşüş yaşandığına değinen Kutlu Karavelioğlu, “Kg başına ortalama ihracat fiyatı 8.1 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine geldi” dedi.
Buna karşılık Kasım ayı sonu itibarıyla yıllıklandırılmış ithalatın 45.6 milyar dolar olduğunu söyleyen Karavelioğlu, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 62.6 seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi.
Almanya’ya ihracatın yüzde 6.8 artarak 3.2 milyar dolara çıktığını ifade eden Karavelioğlu, ABD’ye ihracatın yüzde 9 artarak 2 milyar dolara yaklaştığını, kısıtlamaların Rusya’ya yapılan ihracatı 700 milyon dolar etkilediği bilgisini verdi.
Buna karşılık Suriye’ye yapılan ihracat yüzde 189 artarak 130 milyon doların üzerine çıktı.
“İthalatımız ucuz, ihracatımız pahalı makinelerle artıyor”
Karavelioğlu, ihracatı neredeyse her yıl kendi rekorunu kırar hale gelen sektörde, küresel ticaretin yüzde 10 artış gösterdiğini söyledi.
Küresel dalgalanmalar, jeopolitik riskler yanı sıra sıkı para politikasıyla maliyet baskılarının aynı anda hissedildiği bir yılın geride bırakıldığının altını çizen Kutlu Karavelioğlu, “Sanayiinin büyük bölümünün zorlu dezenflasyon yılını kayıplarla da olsa atlatabilmiş olması sevindirici ancak işletmeler üzerindeki düşük kur, yüksek faiz yükünün hafifleyeceğini söylemek için henüz erken” dedi.
AB’nin küresel mal ve hizmet ticaretini özgürleştirecek cepheyi genişletirken makine ihracatında önemli gelişmelerin yolunu da açtığını belirten Kutlu Karavelioğlu, “25 yıllık müzakere sürecinin ardından imza aşamasına gelinen MERCOSUR anlaşmasında baş rol makinelerin. Avrupalı ihracatçılara büyük avantaj sağlayacak bu anlaşmanın, makine sektöründe yıllık ortalama 100 milyon dolar fazla verdiğimiz MERCOSUR bölgesi ticaretinde imalatçılarımıza yeni fırsatlar getireceği tabiidir” değerlendirmesinde bulundu. Karavelioğlu, Türkiye’nin AB ile mevcut entegrasyonunu pazar erişimi, menşe kuralları ve eşit rekabet koşulları temelinde yeniden ele alması ve sanayisini yeni serbest ticaret mimarisinin dışında bırakmayacak bir konumlandırma yapması gerektiğini anlattı.
“Yeni yatırım erteleniyor, müşteriler makinelerin ömrünü uzatmaya odaklandı”
Belirsizliğin arttığı yatırımların yavaşladığı dönemlerin genel özelliği olarak müşterilerin yeni makine alımlarını ertelediklerini kaydeden Karavelioğlu, bunun yerine mevcut makine ve tesislerinin teknolojik ömürlerini uzatmaya odaklandıklarını belirtti.
Karavelioğlu, makine sanayinin savunma sanayi ve tarım gibi stratejik sektörlerle etkileşiminin artırılması yönünde eğilim olduğuna dikkat çekerken, “ Küresel konjonktürle görülmemiş biçimde hız kazanan savunma sanayi yatırımları bir yandan ileri mühendislik kapasitesini yükseltirken, bir yandan da genel imalat sanayiinin makine siparişlerindeki gerilemeyi telafi ediyor” diye konuştu.
“Kırılganlıkları büyüten bir denge”
Türkiye makine sanayiine ilişkin son verilerin, küresel eğilimlerle uyumlu fakat daha kırılgan bir tabloya işaret ettiğine değinen Karavelioğlu
“İlk 3 çeyrekte makine teçhizat yatırımları %6,2 artarken, kapasite kullanım oranlarımızın 10 puana yakın daralması ithalat baskısının açık bir ifadesi. Euro’nun dolar karşısında değerlenmesi ve teknolojik kompozisyondaki iyileşme; Türkiye’nin toplam ihracatına katkı sağlasa da makine sanayinin geneli itibariyle üretimi artırarak dezenflasyon sürecini destekleyen değil, kırılganlıkları büyüten bir dengeye işaret ediyor” dedi.