YENER KARADENİZ/İSTANBUL
İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Güven Karaca, son 3,5 yıldır yeterince dayak yediklerini belirterek, sektörde maliyet baskısı ve kur-enflasyon dengesizliğinin müşteri, üretim kapasitesi ve istihdam kaybına yol açtığını belirtti. Sektöre özel kredi paketi ve koşulsuz yüzde 10 döviz dönüşüm desteği isteyen Karaca, mevcut desteklerden yararlanmakta zorlandıklarını söyledi. İDMİB, 2025 yılı ihracat performanslarıyla öne çıkan 257 firmayı “İhracatta Fark Yaratanlar 2025” töreninde ödüllendirdi. Törenin açılışında konuşan Güven Karaca, Türkiye’nin kalite, tasarım, hızlı ve esnek üretimde güçlü bir konuma sahip olduğunu belirtti. ancak son yıllarda artan üretim maliyetleri ve finansman koşullarının fiyat rekabetini zorlaştırdığına dikkat çeken Karaca, “Ancak fiyatta rekabet edemediğimiz noktada maalesef müşteri kaybediyoruz ve istihdam kaybediyoruz. Bugün kaybettiğimiz üretim kapasitesini ve nitelikli iş gücünü yarın yeniden kazanmamız zor” diye konuştu.
"Uygulama kriterleri sadeleştirilmeli"
Deri ve deri mamullerinin yüksek katma değer üreten, emek yoğun bir sektör olduğunu vurgulayan Karaca, istihdamı koruma destekleri ile döviz dönüşüm desteğinin uygulama kriterlerinin sadeleştirilmesini istedi. Döviz dönüşüm desteğinde yüzde 10 taleplerinin karşılanmadığını belirten Karaca, mevcut uygulamaya ilişkin, “Yüzde 10’luk talebimiz maalesef yüzde 3’lerde kaldı ve yeni uygulamayla bunu da kullanamaz hale geldik” değerlendirmesini yaptı. Bu konuda Merkez Bankası ile yoğun istişare yürütüldüğünü ifade eden Karaca, desteğin koşulsuz olarak yüzde 10’a sabitlenmesini talep etti. “Son 3,5 yıldır yeterince dayak yedik” diyen Karaca, sektörün özel faiz oranları ve teminat koşulları içeren bir kredi paketine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Sanayicinin yatırım motivasyonunun zayıfladığına da işaret eden Karaca, imalat sanayisini yönlendirecek ve destekleyecek dinamik politikaların devreye alınması gerektiğini belirtti. Kur ve enflasyon arasındaki dengesizliğin müşteri, kapasite ve iş gücü kaybına yol açtığını dile getiren Karaca, insan kaynağını koruyacak yeni politikalara da ihtiyaç olduğunu vurguladı.
İhracat kaybı yüzde 0,8’e geriledi
Karaca’nın verdiği bilgilere göre, Türkiye’nin toplam ihracatı 2025’te yüzde 4,5 artarak 273 milyar dolara ulaşırken, deri ve deri mamulleri sektörünün ihracatı yüzde 5 düşüşle 1,5 milyar dolar oldu. 2026’nın ilk dokuz ayında 1,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıklayan Karaca, yıla yüzde 8-9 seviyelerinde ihracat kaybıyla başladıklarını, gelinen noktada ise geçen yılın aynı dönemine göre gerilemenin yüzde 0,8’e kadar indiğini söyledi.
Karaca, “Yıl sonuna kadar ihracat kaybı yaşamadan, 2025 yılıyla aynı rakamda bu yılı da kapatmayı umuyoruz” dedi. Bu dönemde deri ve kürk konfeksiyonunda yüzde 14, mamul deri ve kürkte yaklaşık yüzde 13 büyüme sağlandığını aktaran Karaca, ayakkabı aksamları ve saraciyede daralmanın sürdüğünü belirtti. Karaca, “Dengelenme yılı olan 2026, sektörümüzde toparlanma işaretleri gösterse de henüz istediğimiz noktada değiliz. Hedefimiz ihracatta yeniden kalıcı büyümeyi yakalamak” diye konuştu.
Birim ihracat değeri 16 doları geçti
Dünya deri ve deri mamulleri pazarının 300 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu belirten Karaca, Türkiye’nin deri ve deri ürünleri imalatında Avrupa’da üçüncü sırada bulunduğunu söyledi. Yaklaşık 200 ülkeye ihracat yapan sektörün, Türkiye’nin birim ihracat değeri en yüksek dördüncü sektörü olduğunu ifade eden Karaca, kilogram başına ihracat değerinin 2025’te yaklaşık 14 dolar iken bu yıl 16 doların üzerine çıktığını söyleyen Karaca, üyeleri arasında bin 100 dolarlık kg başına ihracat değerine sahip şirketlerin yer aldığını aktardı. 2025’te Amerika kıtasına ihracatın yaklaşık yüzde 15, ABD’ye ihracatın ise yüzde 17 arttığını aktaran Karaca, ABD’nin sektörün ilk 20 ihracat pazarı arasında kilogram başına 51 dolarlık ihracat değeriyle öne çıktığını belirtti.
ÖKSÜZ: BİRİM FİYAT ARTIYOR, SEKTÖR RAHATLAMIYOR
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Öksüz, deri ve deri mamulleri sektörünün Türkiye ortalamasının 10 katından fazla birim değerle ihracat yaptığını vurgulayan Öksüz, “Artan maliyetler, özellikle enfl asyonun altında kalan döviz kuru artışları sektörümüzün en büyük sorunu” dedi. Döviz dönüşüm desteğine erişimde yaşanan güçlükleri TİM yönetimi olarak Merkez Bankası Başkanı ile yaptıkları görüşmede gündeme getirdiklerini belirten Öksüz, sektörde faaliyet karının yok denecek kadar az olduğunu ifade etti. Destek hesaplamasında işçiliğin ağırlığının artırılmasını önerdiklerini aktaran Öksüz, döviz kredisi kullanan firmaların destekten yararlanmasını engelleyen koşulun da kaldırılmasını istediklerini söyledi. Yılın ilk dokuz ayında İtalya’ya ihracatın yüzde 18, ABD’ye ihracatın yüzde 25 arttığına dikkat çeken Öksüz, 2026 sonunda geçen yılın ihracatının bir miktar aşılmasını beklediklerini kaydetti. Kazlıçeşme’deki tabakhanelerden Gedikpaşa’daki ayakkabı atölyelerine uzanan üretim birikiminin korunması gerektiğini vurgulayan Öksüz, yüksek birim değerli ihracatın ve markalaşmanın önemine işaret etti. Öksüz, “İhracatımızın geleceği açısından ne kadar sattığımız değil, hangi değerle sattığımız da büyük önem taşıyor” diye konuştu.