FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Tarımda maliyet artışlarının devam etmesi nedeniyle gelir düzeyi artmayan çiftçinin üretimden çekildiği, böyle devam etmesi halinde, yalnızca sektörel değil, ekonomik, sosyal ve stratejik sonuçlar doğurduğu belirtildi.
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs ayı Meclis toplantısı yapıldı. Toplantıda, tarım sektörü ve ülke ekonomisi değerlendirildi.
ATB Başkanı Ali Çandır, konuşmasında tarımsal faaliyetlerde maliyet yapısındaki bozulmaya uzun yıllardır dikkat çektiklerini anımsattı. Çandır, şunları kaydetti:
‘’Ne var ki bugün geldiğimiz noktada, üretim ekonomisinin taşıma kapasitesinin ciddi biçimde zorlandığını görüyoruz. Özellikle işçilik, kira ve temel üretim girdilerinde yaşanan yüksek artışlar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit etmektedir. Son 10 yılda maliyetler hızla artarken buna karşılık üreticimizin gelir artışı aynı ölçüde gerçekleşmemiştir. Sektörümüz bu yükü uzun süre fedakârlıkla taşımıştır. Ancak bugün birçok üreticimiz; yüksek finansman maliyetleri, sermaye yetersizliği ve krediye erişim sorunları nedeniyle üretimden çekilme riskiyle karşı karşıyadır.’’
Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığına dikkat çeken Çandır, ‘’Tarım, gıda arz güvenliğidir, stratejik bağımsızlıktır, kırsal istihdamdır, toplumsal dengedir, milli dayanıklılıktır. Dolayısıyla tarımda yaşanan her zayıflama, yalnızca sektörel değil, ekonomik, sosyal ve stratejik sonuçlar doğurmaktadır’’ dedi.
Geçen ay açıklanan yüzde 3,70’lik gıda enflasyonunun, küresel ve ulusal ölçekte maliyet baskısının yeniden güçlendiğini gösterdiğine dikkat çeken Ali Çandır, şöyle devam etti:
‘’Ancak burada dikkat çekici olan husus şudur: Gıda fiyatları artmasına rağmen üretici refahı aynı ölçüde yükselmemektedir. Çünkü maliyetlerdeki kontrolsüz artış, üretimden doğan katma değeri büyük ölçüde aşındırmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz; üretim kapasitesini koruyan, rekabet gücünü artıran, öngörülebilir ve dirençli bir tarım ekonomisi inşa etmek olmalıdır. Bugün dünya yeni bir döneme girmektedir. Şubat ayından itibaren küresel ölçekte enerji, gübre, petrokimya ve lojistik alanlarında yaşanan gelişmeler, tarımın artık yalnızca bir sektör değil; ülkelerin stratejik güç unsurlarından biri olduğunu yeniden göstermiştir.’’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ve Dünya Bankası kaynağıyla hayata geçirilecek Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ni önemli bulduklarını vurgulayan Çandır, sözlerini şöyle tamamladı.
‘’Bu kaynağın, yeni yatırımların yanı sıra halihazırda faaliyette olan işletmelerin korunması ve devamlılığı için kullandırılmasını diliyoruz. Böyle bir yaklaşım yeni yatırımların yanında kurulu kapasitemizin korunmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Ancak, üreticinin sıkıntısı daha da artıyor. Sorunların başında finansmana erişimdir. Yaklaşık üç yıldır aynı seviyede kalan tarımsal kredi limitlerinin günümüz maliyetleri ve üretim koşulları dikkate alınarak artırılmasıdır. Zayıf kur politikası üretim ve ihracat tarafında rekabet gücümüzü zayıflatmaktadır. Artan maliyetlere rağmen döviz kurunun aynı hızda ilerlememesi; ihracatçımızın rekabet gücünü zayıflatmakta, bazı pazarlarda fiyat tutturmayı zorlaştırmakta ve pazar kayıplarına neden olmaktadır.’’