Mehmet KAYA
Türkiye’nin değerlendirilebilecek atık ısı potansiyelinin yıllık 650 milyon dolarlık değer ve yıllık 3,8 milyon hanenin ısıtılabileceği bir seviyede olduğu kaydedildi. 2024-2026 Orta Vadeli Programda (OVP) yer alan atık ısının değerlendirilmesine yönelik eylemin hayata geçirilmesiyle Türkiye için önemli büyüklükte bir enerji kaynağının ortaya çıkacağı kaydedildi. 4T Platformu (Temiz Çevre, Temiz Enerji, Temiz Tarım, Temiz Beslenme Platformu) Başkanı ve Yenilenebilir Enerji Uzmanı Ali Rıza Öner, sanayi bacaları, AVM, hastane, otel gibi yoğun enerji tüketen işletmelerin faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ısının bacalardan atılması sırasında “eşanjör” adı verilen sistemle ısının alınarak başka alanlarda kullanılabildiğini kaydetti. Öner, bacalarına kurulacak eşanjör adı verilen sistemle bu ısının ekonomiye kazandırılacağını söyledi.
Atık ısının yüzde 42’si sanayide oluşuyor
Türkiye’de değerlendirilebilir atık ısı kaynaklarının yüzde 42’sinin sanayide, yüzde 40’ının termik santrallerde, yüzde 18’inin ise ticari binalarda oluştuğu kaydedildi. Toplam teorik atık ısı potansiyeli yıllık 160 bin terajoule (TJ) olarak hesaplandı. Toplam 2.4 milyar dolarlık bir yatırımla, teknik olarak geri kazanılabilecek ısının sağlayacağı tasarrufun yıllık 650 milyon dolara kadar çıkabileceği kaydediliyor.
Orta Vadeli Programda yer alan çalışmaya yönelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından geliştirilen Türkiye Atık Isı Potansiyeli Değerlendirilmesi Projesini yürütüyor. Proje, sadece ısıtma değil, atık enerjinin kullanımıyla karbon emisyonu azaltmaya da katkı vermeyi hedefliyor. Teorik olarak bu yönde yıllık 4 milyon aracın kirliliği kadar emisyon azaltmayı sağlamış olacak.
4T Platformu Başkanı Ali Rıza Öner konuya yönelik yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’de birçok kömür ve doğalgaz yakıtlı termik santral mevcut. Burada gerek katı yakıtlar gerekse gaz yakıtlar kazanda yakılarak buhar elde ediliyor. Elde edilen buhar ise buhar türbininden geçirilerek elektrik üretiliyor. Buna rağmen bir atık ısı elde ediliyor ki buna çürük buhar deniyor. Bunu termik santrallerin bacalarında, sanayide özellikle demir-çelik ve çimento fabrikalarında, ticari binalarda ise AVM, hastane ve otellerin bacalarında görmek mümkün. Yoğun enerji harcanılan yerlerde bacadan yoğun bir çürük buhar salınıyor” dedi.
Bu buharın geri kazanılarak ısıtmada kullanılmasının mümkün olduğunu vurgulayan Öner, “Eğer ilgili tesis yerleşim alanlarına yakınsa kurulacak bir hat ile buradaki ısı konutlara verilebilecek. İlgili tesis yerleşim yerlerine uzak bir yerde ise yakınlarına büyük sera kurularak entegre tarım yapılabilecek” diye konuştu.
Biyogazdan enerji üretiyoruz
Katı atık işleme ve enerji üretimine yönelik faaliyet yürüten ITC şirketinin İş Geliştirme Direktörü de olan Öner, “Biz ITC olarak katı atık entegre tesislerimizde biyogazdan enerji üretmekteyiz. Biyogazı elektriğe çevirirken biyogaz jeneratörü kullanmaktayız. Elektrik üretirken açığa çıkan iki tane ısı vardır. Bunlardan birincisi radyatör suyudur ki bunu tesisimizde proseste kullanmaktayız. Diğerinde ise bacadan çıkan gazın ısısını buhara çeviriyoruz. Bunu bazı tesislerimizde bölgesel ısıtmada kullanırken Ankara ve Eskişehir tesislerimizde tarım seramızda kullanıyoruz. Antalya tesisimizde ise baca gazını atık ısı kazanından geçirerek buhar türbininden de elektrik üretmeye başladık. Araştırmalarımıza göre dünyanın çalışan ilk Çöpgazı Kombine Elektrik Santrali olma özelliğine sahibiz. Yaklaşık 190 milyon TL bir ek yatırım ile elektriksel verimimizi yüzde 10 artırarak (2 MW /h ), saatlik elektrik üretimimizi 20 megawatt’lar (MW) lar civarına çıkartmayı başardık. Tesisimizde termik olarak yüzde 92’lik bir verime ulaşarak çok ciddi karbon azaltımına gittik” dedi.