MEHMET DOĞAN ERDOĞAN/İNGİLTERE
Japonya’da hediye kültürünün önemli bir parçası olan premium meyveler, son yıllarda Londra gibi küresel lüks perakende merkezlerinde de giderek daha fazla yer buluyor. Bu pazarın en büyük oyuncularından biri olan İngiltere, aynı zamanda Türk kuru üzümünün de en büyük alıcısı.
Londra’nın Knightsbridge semtindeki Harrods’ta Japonya’dan getirilen üzümlerin tek bir salkımı 75 sterlinden satılıyor. Mağazanın yiyecek bölümündeki vitrinde sergilenen Japon meyvelerinden birer adet almak isteyen müşterinin ödeyeceği toplam tutar ise 535 sterline (yaklaşık 35 bin TL) ulaşıyor.
3 tür Japon üzümünün salkımı 75 sterlin
“Egzotik meyveler” başlıklı cam vitrinde sergilenen ürünlerin tamamı Japonya menşeli ve “Class I” yani birinci sınıf kalite etiketini taşıyor. Vitrindeki üç farklı Japon üzümü de aynı fiyattan, salkımı 75 sterlinden (4.970 TL) satılıyor.
Shine Muscat üzümü: İlk ısırıkta çıtır, ardından yumuşak ve sulu dokusuyla tanıtılıyor. Ortalama 18 Brix şeker oranına sahip üzümün tatlı ve çiçeksi lezzetinde tropikal meyve, bal ve misk notaları bulunuyor.
Yamanashi eyaletinde yetiştirilen Sunshine Red: Canlı yakut kırmızısı kabuğu, iri taneleri ve olağanüstü tatlılığıyla öne çıkıyor. Shine Muscat ile Sunny Dolce türlerinin çaprazlanmasıyla geliştirilen ve gül yaprağını andıran aromasıyla bilinen üzüm, Japonya’da “Kırmızı Mücevher” olarak anılıyor.
“Kara İnciler” olarak da bilinen Pione: İri taneleri, koyu mor kabuğu ve tatlı, sulu yapısıyla tanınıyor. Kyoho ile Cannon Hall Muscat türlerinin çaprazlanmasından elde edilen Pione, Yamanashi, Okayama, Nagano ve Hiroşima başta olmak üzere birçok eyalette yetiştiriliyor.
Fark markalaşmada
Harrods’taki fiyatlar, lüks perakendede markalaşma, sertifikasyon ve sunumun ürüne kattığı değeri gösteriyor. Japon üreticiler, Shine Muscat ve Sunshine Red gibi çeşitleri şeker oranı, görünüm ve ambalaj standartlarıyla birer premium markaya dönüştürdü. Meyveler tek tek ambalajlanıp hediyelik ürün olarak konumlandırılıyor. Türkiye ise üzümde dünyanın en köklü üreticileri arasında yer alıyor. Yedi bin yılı aşan bağcılık geçmişine sahip Türkiye’de yüzlerce yerli üzüm çeşidi bulunuyor. Ege’de yetişen ve Avrupa’da “Muscat” olarak bilinen Misket, Anadolu’nun ilk ihraç edilen üzüm çeşitleri arasında gösteriliyor.
Harrods’ta bir salkım Japon üzümüne ödenen tutar, üretici fiyatıyla yaklaşık 61 kilo kuru üzüme karşılık geliyor. Aradaki fark, perakende zincirinin en üst ucunda markanın yarattığı değeri ortaya koyuyor.
Türk kuru üzümünün en büyük alıcısı İngiltere
Türkiye, Ocak-Temmuz 2026 döneminde 81 bin 865 ton çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederek 256 milyon 688 bin dolar gelir elde etti. Bu ihracatta en büyük alıcı İngiltere oldu. Sofralık üzümde de İngiltere, Türk ihracatçıların hedef pazarları arasında.
Harrods vitrininin ortasında, özel bir kaide üzerinde sergilenen Crown kavunu 150 sterlinden (yaklaşık 10 bin lira) satılıyor. Kavunların “taç” mührünü alabilmesi için şeker oranı, lezzet, olgunluk ve görünüm açısından katı standartları geçmesi gerekiyor.
Vitrindeki en pahalı ürün ise Okinawa mangosu. Beyaz karton kutular içinde, koruyucu file ambalajla sunulan mangonun kutusu 160 sterlinden (10 bin 600 lira) satılıyor.