Küçük iş yerlerini sorgulamalıyız (3)
Eğer Artvin’de yaşıyorsanız, Kars ve Ardahan’daki iri yapılı boz sığırları yetiştiremezsiniz. Keçiden ve koyundan biraz daha hacimli olan “Şavşat malası” ile yetinmek zorundasınız.
Coğrafi bölgelerin yapısını dağları, vadileri, geçitleri, akarsuları, denizlerle ilişkileri belirler. Coğrafi konum ve yapı, ulaşılabilirlik ve erişilebilirlikleri sınırlarını çizer; alış-verişin, zenginlik üretilmesi ve çoğaltılmasının koşullarını da belirler.
Roma döneminin eyaletleri ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin beylikleri incelendiğinde benzer coğrafi bütünlük gösterdikleri görülür. İki ayrı imparatorlukta, eyalet ve beyliklerin kapsama alanının benzerliğine birçok tarihçi dikkat çekmiştir; mekân ile yaşam zenginliği arasındaki etkileşim etkili bir değişken olarak değerlendirilmiştir.
Coğrafi ulaşılabilirlik ve erişilebilirlik koşulları bağlantı, iletişim, rekabet ve işbirliklerinin de belirleyicisi olduğu için, bölge içinde tüketim kalıplarını, alış-veriş biçimlerini, alış-veriş kurallarını, işyerlerinin ölçeklerini de etkiliyor.
Coğrafi erişilebilirlik, yerleşim bölgesinin dağları, sıra dağları, geçitler, ovalar, yamaçlar, vadiler, su kaynakları, sulama imkânları, toprağın bileşenleri, doğal bitki örtüsü, kültür bitkileri, ürünün yerel ihtiyaçları karşılaması, ürün fazlasının başka bölgelere gönderilme olanakları, iklim etkileri, mevsim oluşumları, sahip olunan yeraltı kaynakları maddi ve kültürel zenginlik üretmenin ve insan yaşamını kolaylaştırmanın sınırlarını çiziyor.
Eğer Artvin’de yaşıyorsanız, Kars ve Ardahan’daki iri boz sığırları yetiştiremezsiniz. Artvin’in köylerinde ve yaylalarındaki dik otlak alanlarında, keçiden ve koyundan biraz daha hacimli siyah “Şavşat malası” ile yetinmek zorundasınız. Süt ve sütlü ürünlerle ilgili Kars ve Ardahan çevrelerinde oluşan mandıra ölçekleri Artvin ve benzeri alanlar için geçerli değildir.
Bilimi İyonya coğrafyası üretti
Tarım ve hayvancılık işletmeleri gibi, imalat ve hizmet üretimi işletmeleri de coğrafi erişilebilirlik koşullarının iş yeri ölçeklerini belirler.
Coğrafyanın ürettiği diğer bir etken, yerleşim yerinin doğal bitki dokusu ile kültürel bitki çeşitliliğidir.
Bilimin İyonya’da gelişmesini açıklayan bilim insanları, yörenin ovalarındaki toprak zenginliği, deri işlemede kullanılan meşe palamudu, zeytin, incir ve üzüm verimliliğinin yüksekliği ve tarımda ranta el koyan egemenlerin çocukları için iyi öğretmenler tutmalarının etkilerine özellikle vurgu yaparlar.
Bölgesel gelişme farklarını azaltmak için literatürde çok zengin tartışmalar vardır. Eşit olmayan gelişme kuralı gereğince, sanayileşme ülkelerin en uygun yerinden başlayarak, durgun suya attığınız taşın yarattığı dalgalar gibi, biri tamamlanmadan ikincisi oluşmuyor. Ülkemizde gelişme de teşvik sistemlerine rağmen en uygun yer olan İstanbul ve çevresinden başlayarak gelişme göstermiştir.
Ortak sorumluluk
Bugün iş süreçleri ve işgücü ihtiyaçlarının farklılaştığını hepimiz görüyor ve biliyoruz. Günümüz teknolojilerinin iş süreçleri, iş gücü profilleri, platform yapıları, platformlarda satıcı, alıcı, platform örgütleyicileri, kamu düzenlemesi yapan yetkililer ve diğer destek hizmet üreticileri arasındaki iletişim ve etkileşimi yeniden yapılandırdığı tartışılmaz bir gerçeklik.
Coğrafi yapının sınırlarını sanayi devriminde yollar açarak, tüneller kazarak, hava köprüleri kurarak aşıldı. Günümüzde coğrafya malların, hizmetlerin, fikirlerin akışında geçmişin etkisine sahip değil. Başka bir anlatımla, insanlık coğrafya sınırlarını zorlayarak aşabildi; ama tümüyle yok edemedi. Edebilseydi, hiçbir ülkede bölgesel gelişme farkından söz etmemiz gerekirdi
Küçük işyerleri konusunda fikir üreten, düşünce geliştiren, anlatan, yazan, kolektif kaynakların tahsisine karar veren herkesin “coğrafya ile iş yeri yapılanması etkileşimini” net bilgiye dönüştürecek donanıma sahip olma özeni göstermesi gerekiyor.
Diyoruz ki, başta KOSGEP gibi birinci derecede sorumlu kurumlar olmak üzere, küçük ölçek işyerlerinin varlık nedeni olan coğrafi kısıtlardaki değişim ve dönüşüme kafa yormalarının tam zamanıdır.
Değişen dinamikler
Büyük bir ülkedeyiz. Ülkemizde bölgelerin “değişen dinamiklerini” analiz ederek, küçük ölçekli işyerlerinin konumunu belirlemeliyiz. Bireysel yeteneğe, kaynakların sınırlı olmasına ve coğrafi kısıtlara bağımlılık değişmeleri özenle izlenmesi ve gözlenmesi gereken hususlar.
Bir kez daha tekrar edelim; Net bilgi olmadan kaynak koordinasyonu etkili bir şekilde yapılamaz, odaklanarak verimlilik hedeflerine ulaşılamaz.
Küçük ölçek işyerlerinin coğrafi dinamikler bağlamındaki yerini belirleme konusunda ihmal tuzaklarına düşmemeliyiz!