T.C. Ticaret Bakanlığı, 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamındaki tüm destek kalemlerine ait limitleri yükseltildi.
2025–2026 dönemine ait TURQUALITY ® ve Marka Destek Programı verileri, destek tutarlarındaki artışın yalnızca bütçesel bir genişlemeyi değil, markalaşma anlayışında köklü bir zihniyet dönüşümünü temsil ettiğini ortaya koyuyor. 2026 yılı, Türk markaları için daha fazla destekten çok, daha fazla sorumluluk anlamına geliyor.
Olgunluk fazı devrede
2025 yılı, TURQUALITY® ekosisteminde kurumsallaşmanın hız kazandığı bir eşik yılı olarak öne çıkarken; 2026 verileri bu sürecin artık olgunluk fazına girdiğini gösteriyor. Destek kalemlerinin tamamında görülen yüzde 29’luk artış, tesadüfi bir bütçe revizyonundan ziyade, programın bilinçli ve yönlendirilmiş bir politika tercihini yansıttığını ortaya koyması açısından önemli görülmeli.
Bu artış, devlet desteklerinin firmaları “teşvik edilen” konumdan çıkarıp, küresel rekabet için yeniden yapılandırılan aktörler hâline getirme amacını açıkça ortaya koyuyor.
Markalaşmada derinlik desteklenecek
Marka Destek Programı kapsamında yıllık toplam destek tutarı, 2025’te 190,8 milyon TL’den, 2026’da 246,6 milyon TL’ye yükseldi. 2026 itibarıyla desteklenen yapı; reklam ve tanıtım ağırlıklı kısa vadeli kampanyalar değil, marka mimarisi, kurumsal kimlik, organizasyonel yapı, ürün ve tasarım stratejisi gibi alanları kapsayan çok katmanlı bir markalaşma anlayışı olacak. Yeni dönemde derinlikli marka anlayışı hakim kılınacak. Bu yönüyle 2026, markalaşmanın bir pazarlama fonksiyonu olmaktan çıkıp, şirketin tamamını kapsayan stratejik bir yönetim konusu hâline geldiği bir yıl olacak.
Toplam desteklere gelirsek. TURQUALITY® destek programı yıllık toplam tutarının 381,6 milyon TL’den 493,3 milyon TL’ye yükselmesi, yalnızca firmalara sunulan finansal alanın genişlediğinin değil, aynı zamanda beklenen performans çıtasının da yükseltildiğinin bir işareti.
2026 itibarıyla TURQUALITY®; daha az sayıda firmayı, daha derinlikli, daha uzun vadeli, daha ölçülebilir hedeflerle desteklemeyi amaçlayan bir yapıya evriliyor. Bu durum, programın “herkese açık bir destek” olmaktan ziyade, yüksek potansiyelli markalarla yapılan stratejik bir ortaklık modeline dönüştüğünü ortaya koyuyor.
2025–2026 karşılaştırmasında en dikkat çekici artış kalemlerinden biri, danışmanlık giderleri ile tasarım ve ürün geliştirme alanında istihdam edilen insan kaynağıdır. Bu kalemdeki artışın 38,2 milyon TL’den 49,3 milyon TL’ye yükselmesi, markalaşmanın merkezine artık bilgi, yetkinlik ve uzmanlık kavramlarının yerleştiğini ortaya koyuyor.
Bu tablo, 2026 yılında rekabetin: fiyatla değil, hacimle değil, tasarım gücü, ürün bilgisi ve kurumsal akılla kazanılacağının açık bir göstergesi.
Bir defaya mahsus olarak desteklenen gelişim yol haritası çalışması kaleminin 2026’da 11,8 milyon TL’ye ulaşması, firmaların artık anlık aksiyonlar yerine ölçülebilir, takvimlendirilmiş ve izlenebilir dönüşüm planları ile ilerlemesinin beklendiğini gösteriyor. Bu artış, TURQUALITY®’nin firmalara verdiği en net mesajlardan biri: “Ne yaptığını değil, nereye gittiğini ve nasıl gideceğini göster.”
2026’nın şifresi: Daha fazla disiplin
2025–2026 verileri birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo net. 2026 yılı; desteklerin arttığı, ancak bu artışın daha sıkı denetim, daha güçlü yönetişim ve daha net performans göstergeleri ile geldiği bir süreci işaret ediyor.
Başka bir ifadeyle; 2026, “yüksek destek – yüksek disiplin” dönemi. Bu yapı, Türk markalarının küresel pazarlarda kalıcı olabilmesi için gerekli olan kurumsal eşiğin zorunlu olarak yükseltildiğini gösteriyor.
2026 yılı, TURQUALITY® perspektifinde desteklerin arttığı bir yıl değil, markalaşmanın ciddiyet kazandığı bir yıl olarak okunacak.
Bu döneme uyum sağlayan firmalar için TURQUALITY®, bir teşvik değil; küresel marka ligine giriş bileti niteliği taşıyacak.