Geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nda (UNDP) Stratejik Plan Uygulama ve Entegrasyon Direktörlüğü görevine atanan Şebnem Şener, bu görevi üstlenen ilk Türk kadın yönetici oldu. Şener’in UNDP’deki yükselişi, kadın liderliğinin küresel iklim yönetişimindeki artan ağırlığını gösteriyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nda Stratejik Plan Uygulama ve Entegrasyon Direktörlüğü görevine atanan Şebnem Şener, bu görevi üstlenen ilk Türk kadın yönetici oldu. Konya Meram’dan New York’taki UNDP Genel Merkezi’ne uzanan bu yolculuk, yalnızca bireysel bir başarı hikâyesi değil; kadınların küresel yönetişimde artan rolünün de güçlü bir göstergesi.
İlk, orta ve lise eğitimini Konya’da tamamlayan Şebnem Şener, ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve George Washington University’de eğitim aldı. Profesyonel kariyerine Dünya Bankası’nda başladı. UNDP’ye geçişi ise finansal kapsayıcılık alanında görev yapan Hollanda Kraliçesi Maxima’nın özel savunuculuk ilanıyla oldu. 2019-2026 arasında UNDP Sürdürülebilir Finans Ağı’nda liderlik yaptı. Bugün New York’ta, UNDP İcra Ofisi’nde, doğrudan UNDP Başkanı Alexander De Croo’ya bağlı çalışıyor.
Şebnem Şener aslında gazeteci olmak istemiş. Hikâyelerin peşinden gitmek, dünyayı anlamak, doğru soruları sormak için… Bugün yaptığı iş ise, dünyanın yönünü belirleyen hikâyelerin içinde olmak ve o hikâyenin daha adil, daha dayanıklı bir geleceğe doğru yazılmasına katkı vermek. Politika metinleri, yatırım stratejileri ve dönüşüm planlarıyla çalışmak… Küresel iklim yönetişiminde somut etki yaratmak…
İklim artık çevre başlığı değil, kalkınma meselesi
Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 hazırlıkları kapsamında hükümet yetkilileri için görüşmek için Türkiye’ye gelen Şebnem Şener ile bir araya geldik. Şener, iklim politikalarının geldiği noktayı net bir cümleyle özetliyor: “Artık hedef koyma değil, yatırımları hızlandırma dönemindeyiz.”
Şener şöyle devam ediyor: “Paris Anlaşması’nın üzerinden on yıl geçti. Ülkelerin sunduğu Ulusal Katkı Beyanları (NDC) artık yalnızca emisyon azaltım hedeflerinden ibaret değil. Enerji dönüşümü, yenilenebilir kapasite artışı, ormanların korunması, döngüsel ekonomi, uyum politikaları, kayıp ve zarar mekanizmaları gibi çok geniş bir kapsama alanı var. Ve en önemlisi, iklim eylemi ilk kez bu kadar güçlü biçimde ekonomik kalkınma, istihdam ve sosyal politika ile birlikte ele alınıyor.”
Türkiye için stratejik eşik: COP31
Türkiye, Paris Anlaşması’ı 2021’de onayladı. 2023’te güncellenen Ulusal Katkı Beyanı ise hedeflerin yukarı taşındığını gösterdi. Şener’e göre Türkiye’nin NDC’si yalnızca bir çevre metni değil, doğrudan bir ekonomik dönüşüm stratejisi, bir kalkınma ve rekabetçilik meselesi. “Türkiye, uluslararası iklim finansmanını çekebilir, bölgesel yatırım merkezine dönüşebilir, Orta Doğu, Balkanlar, Orta Asya ve Afrika arasında bir ‘iklim çözüm köprüsü’ kurabilir. Türkiye yalnızca ev sahibi değil, bölgesel bir iklim çözüm merkezi olabilir.”
760 milyar dolarlık hareket: Yara bandı değil, sistem inşası
UNDP, 170 ülkede faaliyet gösteriyor. 25 bin kişilik bir organizasyon. Şener’in yönettiği yapının temel yaklaşımı “yara bandı” değil; sistem inşası. Şener’in paylaştığı veriler çarpıcı: “UNDP, 27 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan 2026-2029 Stratejik Planı ile önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını ve önceliklerini ortaya koymuştu. Söz konusu plan; herkes için refahın genişletilmesi, etkili yönetişimin güçlendirilmesi, sağlıklı bir gezegenin korunması ve krizlere karşı dayanıklılığın artırılması olmak üzere dört temel stratejik hedef etrafında şekilleniyor. UNDP tarafından kolaylaştırılan politika diyalogları Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları finansmanı için 140’tan fazla reforma zemin hazırladı. 2022’den bu yana 760 milyar doların üzerinde finansman ve yatırımın harekete geçirilmesine katkı sağlandı.”
UNDP’de yeni dönem: “Terzi usulü yatırım” modeli
UNDP’nin yeni dönem stratejisinin ülkelerle ve şirketlerle çok daha yakın çalışma üzerine kurulu olduğunu ifade eden UNDP Stratejik Plan Uygulama ve Entegrasyon Direktörü Şebnem Şener, “Her ülkeye üzerine uyan elbiseyi dikiyoruz” diyor. İtalya Kalkınma Bankası üzerinden Afrika’ya yönlendirilen yatırım modeli bunun örneklerinden biri. Şener, “Bugüne kadar 300 milyon dolarlık yatırım gerçekleşti; bir 300 milyon dolar daha yolda. Bu modelde kamu finansmanı, özel sektör ve yerel bankalar birlikte hareket ediyor ve herkesin kazandığı bir yapı oluşturuluyor” bilgisini veriyor.
