TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak, kadınların iş hayatına katılımını artırmak için artık yalnızca ilham veren hikâyelerin, rol modellerin ve etkinliklerin yeterli olmadığını söylüyor. TurkishWIN ve BinYaprak’ın yeni döneminde hedef; genç kadınlara mentor, rol model, network ve pratik kariyer desteği sunan, kurumları ve bireyleri aynı amaç etrafında harekete geçiren bir “aksiyon topluluğu” yaratmak. Pulatkonak, “Tek başına yapamazsın. Değişim kolektif.”
Kadınların iş hayatındaki varlığını konuşurken çoğu zaman rakamlardan başlıyoruz. İş gücüne katılım oranı, yönetim kurullarındaki kadın temsili, girişimcilik verileri, ücret eşitsizliği, cam tavanlar…
Ama TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak’ın anlattığı hikâye, rakamların arkasındaki daha sessiz bir boşluğa işaret ediyor: Bir genç kadının eğitimden iş hayatına geçerken yanında kim var? Ona yol gösterecek bir rol modeli, kapı açacak bir mentoru, karar anında danışabileceği bir ağı, “yalnız değilsin” diyecek güvenli bir topluluğu var mı?
TurkishWIN ve BinYaprak’ın yeni dönem stratejisi tam da bu sorunun etrafında şekilleniyor. Pulatkonak, 2010’da TurkishWIN’i kurduklarında Türkiye’de kadınların hikâyelerini anlattığı, birbirinden güç aldığı, görünürlük ve network yaratan alanların çok sınırlı olduğunu hatırlatıyor. Pulatkonak, “Kadınlara hikâyelerini anlattırdığımızda Türkiye’de çok büyük bir açlığı doyurduk. Bir araya gelmek, birbirini duymak, birbirinden cesaret almak çok kıymetliydi” diyor.
Ancak bugün tablo değişmiş durumda. Türkiye’de artık kadın odağında çalışan çok sayıda dernek, platform ve girişim var. Yönetim kurulunda kadın temsili, girişimcilik, lojistikte kadın, yerel kadın ağları, mentorluk programları ve kurumsal çeşitlilik çalışmaları farklı alanlarda büyüyor. Bu nedenle TurkishWIN kendine şu soruyu sormuş: “Bugün bizim doldurmamız gereken boşluk ne?” Yanıt, Pulatkonak’ın ifadesiyle, “klasik bir üyelik derneği olmak değil.”
TurkishWIN artık üyelerin yalnızca birbirini tanıdığı, network yaptığı, zaman zaman etkinliklere katıldığı bir yapı olarak değil; herkesin işin bir ucundan tuttuğu, bilgisini, parasını, zamanını ya da networkünü ortaya koyduğu bir aksiyon topluluğu olarak konumlanıyor.
“İz bırakmak isteyenler için bir alan kuruyoruz”
Pulatkonak, yeni dönemin özünü şöyle tarif ediyor: “TurkishWIN, kadın ve erkek liderleri fırsat eşitliği için mobilize eden; STK’ları, özel sektörü, bireyleri ve genç kadınları aynı ekosistem içinde buluşturan bir yapı olacak.”
Bu yaklaşımda önemli bir değişim daha var: TurkishWIN artık erkekleri de üye olarak kabul ediyor. Kadın üyeler için kullanılan ifade “birbirini yukarı çeken kadınlar”; erkek üyeler içinse “yolun ışığını tutanlar.” Ancak burada üyelik pasif bir aidiyet anlamına gelmiyor. Pulatkonak’ın altını çizdiği gibi herkesin bir rolü, bir katkısı, bir aksiyonu olması bekleniyor. Bu yeni modelde üyeler iki ana hatta ilerliyor. Bir grup, doğrudan işin ucundan tutan, emek veren, zamanını ve uzmanlığını koyan “iş yapan üyeler.” Diğer grup ise finansman sağlayarak sistemin sürdürülebilirliğine katkı veren destekçiler. Kurumsal üyeler ve şirketler ise programların büyümesi, yaygınlaşması ve ölçümlenmesi için devreye giriyor. Pulatkonak’a göre kadınların iş hayatındaki varlığını güçlendirmek için artık “iyi niyet” yetmiyor. Kaynak, zaman, veri, teknoloji, kurumsal kapasite ve sürdürülebilir finansman gerekiyor.
Hayat okulunun eksikleri: Mentor, rol model, network
TurkishWIN’in yeni döneminde hedef kitlenin odağı özellikle 18-29 yaş aralığındaki genç kadınlar. Üniversite öğrencisi ya da iş hayatına yeni başlayan genç kadınlar, çoğu zaman karar anlarında yalnız kalıyorlar. Pulatkonak bu boşluğu “hayat okulunun eksikleri” olarak tanımlıyor.
BinYaprak.com, bu yapının dijital om urgası. Genç kadınlar platforma üye olarak mentor bulabiliyor, rol modelleri keşfedebiliyor, etkinliklere katılabiliyor, başka genç kadınlarla network kurabiliyor. Bu döngü, BinYaprak’ın en önemli gücü. Çünkü mesele yalnızca bir kadının kariyerine dokunmak değil; o kadının ileride başka kadınların yolunu açmasını sağlamak.
BinYaprak “Her kadın yapabilir, doğru destekle” mesajını verirken, TurkishWIN de “Tek başına yapamazsın. Değişim kolektif” mesajını veriyor.
Yapay zekâ “Melek Abla”ya dönüşebilir mi?
Pulatkonak, yapay zekânın genç kadınlar için hem fırsat hem risk taşıdığını düşünüyor. Fırsat tarafında şunu görüyor: İş dünyasında beceri ve hazırlık daha görünür hale geldikçe, işi yapabilen kişinin cinsiyeti daha az belirleyici olabilir. Bu, kadınlar için yeni kapılar açabilir. Ancak risk tarafında her zamanki temel sorun var: Erişim. Genç kadınlar bu fırsatları nasıl görecek, hangi becerilere ihtiyaç duyduklarını nasıl anlayacak, doğru insanlara nasıl ulaşacak? Pulatkonak bu nedenle BinYaprak içinde yapay zekâ destekli bir “Melek Abla” fikri üzerinde çalıştıklarını anlatıyor. Bu sistem, genç kadınlara yalnızca bilgi vermek için değil; onları doğru yönlendirmeyi hedefl iyor.
5 AKSİYON: Savunuculuk, mentorluk, hikâye, birlikte üretim, yatırım
Pulatkonak, yapılan her işi daha anlaşılır hale getirmek için TurkishWIN ve BinYaprak’ın etki alanını beş aksiyon başlığında topladıklarını söylüyor:
Savunuculuk: TurkishWIN her yıl araştırma raporu yayımlamaya, veriye dayalı farkındalık yaratmaya ve iyi uygulama örneklerini görünür kılmaya devam edecek.
Mentorluk: “Milyon Kadına Mentor” hareketi, genç kadınların deneyimli profesyonellerle eşleşmesini sağlayan önemli bir program olarak büyümeye devam ediyor. Pulatkonak, programın bugüne kadar yaklaşık 1700 gönüllü mentoru mobilize ettiğini, 300 kurumun sürece katıldığını belirtiyor. Hedef ise 2031’e kadar genç kadınları destekleyen 1 milyon mentorluk eşleşmesini görünür ve ölçülebilir hale getirmek.
Hikâye anlatıcılığı: TurkishWIN’in en güçlü damarlarından biri olan hikâye kültürü, “Hikâye Hasadı” adı verilen iki saatlik özel bir deneyimle yaygınlaştırılıyor. Amaç yalnızca ilham veren hikâyeleri dinlemek değil; kadınların kendi hikâyelerinin farkına varması, birbirini takdir etmesi ve “bu yalnızca benim başıma gelmedi” diyebilmesi.
Birlikte üretim: Pulatkonak, yeni dönemde hiçbir programın tek merkezden, yukarıdan aşağıya tasarlanmadığını; gönüllüler, kolaylaştırıcılar, kurumlar, STK’lar ve paydaşlarla birlikte geliştirildiğini vurguluyor.
Yatırım: Yatırım yalnızca finansal destek anlamına gelmiyor. Bir kurumun iletişim gücünü, bir profesyonelin uzmanlığını, bir gönüllünün zamanını, bir şirketin teknolojik altyapısını bu ortak hedefe yönlendirmesi de yatırım olarak görülüyor.