MEHMET KAYA
Bölgenin bitmek bilmeyen çatışma- gerginliklerinden biri Suriye’de nihayete erdirilmeye çalışılıyor. Ülkede –gelecekte ne olacağı bilinmez- görece istikrar tekrar sağlanmış gibi. SDG ile Suriye hükümeti barış için yeni bir adım attı ve çatışma durdu. Suriye’nin farklı bölgelerinden yerel şiddet olayları görülse, İsrail’in fiili olarak sınır içindeki varlığı devam etse de şimdilik “geleceğe bakmaya çalışan” bir Suriye görüntüsü var.
Türkiye bu ülkenin istikrarına verdiği önemi çok boyutlu olarak gösterdi. Hatta, son SDG ile yaşanan çatışmalarda, “istenmesi halinde” askeri destek ilan etti. Çok boyutlu desteğin diğer tarafında elbette ekonomi var. Sadece karşılıklı iş yapmak değil, yatırımlar, hatta ekonominin yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir çerçeve söz konusu. Şu anda elektrik ve gaz tedarikiyle başlayan, altyapının ayağa kaldırılmasını, hatta konut yapımını öngören faaliyetler, üretime yönelik yatırım ortamı sağlanması, limanların işletilmesi, iş ortamının düzenlenmesi hatta mevzuat desteği verilmesi gibi geniş bir çerçevede destek sağlanıyor.
OSB modeli uygulanacak
Bunların somutlaşmasına yönelik kapsamlı bir çalışma da var. Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri modelinin bu ülkede uygulanması için girişim başlattı. Heyetler gidip-geliyor, hazırlık yapılıyor. Önemli bir “kolaylaştırıcı” durum da gözleniyor. Türkiye’de geçici koruma, göçmen ya da sığınmacı olarak gelmiş ama burada iş kurmuş, görece batılı mevzuat ve kurallarla iş yapma yeteneğini kazanmış çok sayıda Suriye vatandaşı var. Önemli bir kısmının sermayesinin de olduğu düşünülebilir, varsayılabilir. İşte bu kaldıraç kullanılarak Türk ve Suriye vatandaşı iş insanlarının hem iş, hem de yatırım yapmasının sağlanması gündemde. Adımlar atılmaya başlandı.
Yatırım konferansı düzenlendi
TOBB, Türk ve Suriye vatandaşı iş insanlarının, kamu yöneticilerinin, iş örgütü yöneticilerinin katıldığı bir yatırım konferansı hazırladı. Yakın zamanda yapılması bekleniyor. Türkiye’nin başta Suriye olmak üzere bölge kriz ve çatışmalarındaki tutumunun olumsuz yönde sonuçları oldu. Hükümet ise bu tutumu “mazlumları destekleme, adil barışı savunma” temelli doğru politikalar olarak savundu. . Sadece Türkiye değil, Dünyanın dört bir yanından ülkelerin bölgeye ziyaretlerinin yoğunlaştığı bugünlerde, gelecek çok da uzun olmayan bir dönemde sonuçların da görüleceği bir muhasebe yapmaya fırsat verecek gibi.
