NATO zirvesi geldi çattı, aşırı güvenlik önlemleri, kapatılan yollar, ABD Başkanı Trump’ın çıkışları derken, NATO için tarihi olup olmayacağı bir yana Türkiye için tarihi bir önemi haiz olduğu artık biliniyor. Türkiye açısından Akdeniz merkezde. Kıbrıs, Doğu Akdeniz hidrokarbonları, Avrupa’nın gürültüsü içeriği kadar güçlü olmayan Hindistan’ı yeni küresel tedarik zincirine ekleme çabaları, İsrail-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi-Fransa-Yunanistan’ın işbirlikleri… Türkiye’nin “edindiği” meşruiyet sonrası NATO zirvesi çok boyutlu hale geldi. Avrupa Birliği’nin tüm kritik kurumları tek tek, bazen birlikte Türkiye’nin yolunu tuttu. AB’nin “bırakın vermeyi, hiçbir şey taahhüt bile etmeden” masasındaki konuları sıralayıp Türkiye’den adım atmasını istediği açığa çıktı. Türkiye-ABD açısından ise bu zirve aynı zamanda Başkan Trump’ın Türkiye’ye resmi ziyaretini içeriyor. Halkbank davası bitti. Masada F-16 modernizasyonu, Kaan Varyant 1 için F-110 motoru (80 motor gündemde, bu 40 KAAN uçağının üretim hattına girebilmesi demek) masada. Türkiye-ABD ilişkilerinde CAATSA ortada duruyor, yürürlükte. Kısaltması kullanılıp geçiyor ama aslında adı bile pek yenilir- yutulur değil. Amerika'nın HASIMLARINA Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası-Countering America's Adversaries Through Sanctions Act. ABD Kongresi’nde Türkiye karşıtı lobiler, hemen her karara karşı gürültü çıkarırken, kongre bu kararın kalkması gündeme geldiğinde nasıl tavır alacak, Trump’un gücünün buna yetip yetmeyeceği belli değil.
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesi
MİT’in kurduğu Milli Güvenlik Akademisi’nin yayınladığı “Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı rapor Türkiye’nin pozisyonunu ve beklentisini özetliyor: Türkiye’nin pozisyonu, NATO’nun savunma sanayisi ve stratejisi içine dahil edilsin. Bu sadece “külfetin paylaşımı" değil, Türkiye’nin stratejik özerkliğinin de tanınması/kıymetlendirilmesini içeriyor. Türk savunma sanayiinin kabulü/ özerkliğinin tanınması yanında ticari olarak da NATO içinde daha fazla kullanılması, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması bir başka beklenti. Tüm “müttefiklere” mesaj ama ana eksen elbette ABD. Diğer yandan Türk savunma sanayiinin NATO içinde satış yapabileceği yer Avrupa ülkeleri… Avrupa deyince işler birden “çetrefilleşiyor…” Onlar da “Madem bu parayı harcayacağız, kendi ekonomimizi güçlendirmek için kaldıraç yapalım” havasında.
Türkiye, NATO’nun Türkiye dışındaki ülkelerinin tehdit saydığı Rusya, Çin ve İran’a karşı bir pozisyondayken ve NATO’nun Güney Kanadı savunmasını (Adana’da kurulacak Kolordu) bu “tehditlere karşı” başta Hindistan olmak üzere Suriye ve Irak’taki “oluşumlarla” işbirliği merkezi yapma peşindeyken, Türkiye için Hindistan ve “oluşumlar” çok çeşitli düzeylerde tehdit içeriyor… Türkiye “meşruiyet” karşılığı ve üç-beş savunma sanayii sözleşmesine karşı ne kadar esneyebilecek? Akademi raporunda çok sözü edilmese de Kıbrıs gündemde. Kimi yorumlar Türkiye’nin buradaki pozisyonunu esnettiği, tek bir “GEVŞEK FEDERASYON” modeline yaklaştığı söyleniyor. AB’ye katılım zaten bir miktar egemenlik devri anlamına geliyor. Gevşek federasyon ile “biraz daha” dışişlerinin AB’ye devrinin yapılacağı, iç işlerinde ise oldukça özerk, (belki Kanton modeli) bir yapılanma. Türk askerinin varlığı tartışılırken adadaki ABD, Fransız ve İsrail askerleri, hatta bazı “lejyonerler” ne olacak…
NATO’nun gündemi
NATO’nun resmi gündemi ise çok daha farklı, sürpriz değil. Külfet paylaşımında ABD bir kez daha zirve öncesi “parayı keserim” tehdidini savurdu. Avrupalıların blöfü görüp görmediğini bilmiyoruz ama pek görmüş gibi değiller.
Kaçan kaçtı, kaçamayan gıda stoklamaya başladı!
Ankara’da güvenlik önlemleri zirvedeyken hiç olmadık bir yerde, Trump’ın konaklayacağı otel, ABD büyükelçiliği, AK Parti Genel Merkezi ve elbette Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin dibinde çıkan yangın… Üstelik yangın, Avrupa’nın “en büyük tek parça” gökdelenlerinden birinin ek yapısında çıktı ancak “akıllı bina” olan yapının başta Dünya Bankası olmak üzere çok kritik kurum ve kuruluşlar, bankalar dahil büyük şirketlerin ev sahibi olduğu düşünüldüğünde, sıradışı bir yangın koruması olması gerekirken, “basit bir ateşten” bu yangının çıkmasını dikkatle izlemek gerekiyor.
Ankara’nın tarihi güvenlik önlemleri ise başladı. Bilgisayar uygulamaları, peş peşe açıklamalara karşılık Ankaralılar a noktasından b noktasına giderken sürekli sürprizle karşılaşıyor. Kaçabilenler Ankara’yı çoktan terk etti. Kalanlar da evlere kapanacak gibi. Hatta kamyon girişinin sınırlanacağı için “gıda stoklamayı” tavsiye edenler var. İmkan olsa da Ankara’daki market fiyatlarının zirve öncesi ve sonrası fiyatlarını karşılaştırabilsek.
TBMM bu hafta ara verecek, gelecek hafta yoğun çalışacak
Başkent Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bu hafta çalışmalarına ara verecek. Temmuz ayında çalışma kararı alan Meclisi, gelecek hafta yoğun bir gündem bekliyor. En düşük emekli aylığının yüzde 17.76 oranında artışla 23 bin 552 liraya çıkaran torba yasa teklifi 14 Temmuz Salı günü Meclis Plan Bütçe Komisyonunda ele alınacak. 5.1 milyon emekliyi ilgilendiren emekli aylığı artışının Meclis gündemine öncelikle getirilerek yasalaştırılması hedefleniyor. Öğrencilere yeniden üniversitelerin kapısını açan af düzenlemesi de yine aynı gün Meclis Milli Eğitim Komisyonunda görüşülecek. Komisyon aşaması tamamlanan 12. Yargı Paketi de Temmuz ayı içerisinde yasalaştırılacak teklifler arasında yer alıyor. NATO Zirvesi sonrası Terörsüz Türkiye sürecinde çıkarılacak yasa için trafik hızlanacak. Meclis tatile girmeden önce PKK terör örgütünün feshi ve silahların bırakılmasına ilişkin hukuki düzenlemenin yasalaştırılması bekleniyor.
KKTC’de 20 Temmuz yaklaşırken
NATO zirvesi sonrası KKTC açısından kritik bir dönemin başlayacağı belirtiliyor. Şimdilik kapalı kapılar ardında konuşulan bazı konuların hızla gündeme geleceği belirtiliyor. Elbette bunlar teyitli değil. 10 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz KKTC’ye gidecek. 20 Temmuz’da ise KKTC’nin Barış ve Özgürlük Bayramı kutlanacak. Türkiye’yi kimin temsil edeceği Ada’da merak konusu.. Üstelik her iki tarafta!
