“…cesur insan, kaygı kendini gösterdiğinde geri çekilmez, hele ki onu gürültü ve kargaşayla uzaklaştırmaya çalışmaz; aksine onu coşkuyla karşılar ve zehirli kadehi kaldıran Sokrates gibi, kendini onunla birlikte kapatır ve acı verici ameliyat başlamak üzereyken bir hastanın cerraha söyleyeceği gibi der ki: Şimdi hazırım.”
Soren Kierkegaard, The Concept of Anxiety
“…kaygı o kadar aniden ortaya çıkabilir ki, neredeyse herkesin ilk tepkisi aynıdır. Ona direniriz. Kaygı gibi rahatsız edici bir deneyimden kaçınmak insan doğasıdır. Ondan kaçmayı veya onu engellemeye çalışmayı tercih ederiz. Ne yazık ki, kimse bize bunun yanlış bir tepki olduğunu söylemedi. Bu yanlış bir tepkidir çünkü kaygıyla savaştığımızda, bu çaba bizi, onunla savaşmaya çalışırken harcadığımız aynı güçle tuzağa düşürür. Ondan kaçtığımızda ise, kaçışımızın hızıyla bizi kovalar.”
Barry McDonagh, Dare: The New Way to End Anxiety and Stop Panic Attacks
“İnsanın kendine koyabileceği ve koyması gereken ruhsal görev, güvende hissetmek değil, panik ve yersiz korku duymadan güvensizliğe tahammül edebilmektir.”
Erich Fromm, The Sane Society
Kaygıyı bu kadar inandırıcı kılan ve kaygı bozukluklarının üstesinden gelmeyi bu kadar zorlaştıran şeylerden biri de belirsizliğin varoluşun dokusuna işlemiş olmasıdır. Kaygı duyduğumuz kötü şeylerin asla gerçekleşmeyeceğinden tamamen emin olamayız. Bu, yüzleşmeyi ve kabullenmeyi öğrenmemiz gereken bir gerçek olarak karşımıza çıkar.
Yılın başında yayınladığımız, “Sis kalkıyor ama yol hala dar” başlıklı 2026 strateji raporumuzda, birkaç aylık bir fırsat penceresi olduğunu güçlü başlangıcın ardından sert bir düzeltme ile karşılaşabileceğimizi belirtmiştik.
20 Şubat’ta yani İran savaşından önce yayınlanan “Riskler Artarken” raporumuzda şöyle yazmıştık: “Risk dengesi artık simetrik değil bizce ve aşağı yönlü riskler yavaş yavaş daha ağır basmaya başlıyor. Borsalarda endeks düzeyinde bir düşüş olasılığını artırıyor.”
4 Mart’ta yayınlanan “Riskler gerçekleşmeye başlarken” raporumuzu da şöyle bitirmiştik: “Arada geçmiş örneklere bakıp hemen alım fırsatı refleksi kas hafızası nedeniyle kendini gösterecek, tepki denemeleri önümüzdeki günlerde yaşanabilir fakat önümüzdeki haftalarda dolar, petrol, bono faizlerinin ve volatilitenin (özellikle MOVE ve VIX) artmaya, enerji ve defansif sektörler hariç hisse senetlerinin ve endekslerin düşmeye devam edeceğini düşünüyoruz. İran savaşı öncesi de piyasaların düşme eğiliminde olduğunu düşündüğümüzü ifade etmiştik. İran’da olası bir ateşkese rağmen bu fikrimizin arkasındayız.”
Aradan geçen zaman içinde piyasalar hareketleri tahmin ettiğimiz minvalde gerçekleşti.
Trump'ın İran'ın enerji şebekesine yönelik yeni koyduğu 5 günlük moratoryumdan hemen sonra ne olacağı belli değil. Son olarak haberlerde yer alan müzakere görüşme taleplerine İran’dan da henüz cevap gelmiş değil. Belki de İran'ın elektrik şebekesini yok etmenin ne kadar zor bir iş olduğunu öğrenmiş olabilir.
Yaptığımız araştırmalar sonucunda, İran'ın elektrik üretimi ve şebekesinin coğrafi olarak da oldukça dağınık olduğunu öğrendik. Çeşitli boyutlarda 400'den fazla elektrik santrali varmış ancak en büyükleri dahi İran elektrik üretiminin yalnızca yüzde 2,9'unu karşılıyormuş.
Trump birkaç gündür elektrik santrallerine saldırı olmayacağını söylüyor. Savaşın bittiğini söylemiyor. Sadece hafta sonu yaptığı tırmanma tehdidinin ertelendiğini söylüyor ve İranlılar henüz geri adım atmadı. Demek istediğimiz maalesef bu savaş henüz bitti gibi gözükmüyor fakat gelinen noktada ateşkes ha oldu ha oluyor gibi haber akışlarıyla piyasalar tepki denemelerinde bulunabilir. Trump’ın son açıklamasının piyasaların çok kritik seviyelerde olduğu yerde gelmesi de tesadüf olmayabilir.
Bu tepki denemelerinin ilk olarak, bu seneki zirvelerine kadar ulaşmayacağını ve ardından bir satış dalgasıyla karşılaşacağını düşünüyoruz. Tabii ki yanılıyor olabiliriz, daha önce de yanıldığımız zamanlar oldu gerçek ve somut olan Hürmüz’ü tekrar açacak bir ateşkes gerçekleşirse piyasalar V şeklinde de dönebilir ama biz kısa vadede bu ihtimali zayıf buluyoruz.
Piyasada belirsizlikler devam ederken anksiyete de yüksek fakat henüz gerçek anlamda bir panik atak görmedik. Yani hala kalıcı bir dip görmediğimizi düşünüyoruz.
Piyasalarda birçok açıdan geçen yıl bu zamanlardaki duruma geri döndük. Bu yılın başlarında Mart’ta sert düşüş ve Mart-Mayıs yüksek volatilite beklerken geçmiş olayları da yakından takip etmeye başladık ki çoğunu bizzat yaşadım. 1997, 2007, 2015, 2018, 2022... Bunların çoğu hem fiyat hem de volatilite açısından dar aralıklardan ortaya çıktı.
Bu sefer daha dalgalı ve geniş bir aralık söz konusu gibi görünüyor. Düşündükçe, belki de en yakın benzetmenin aslında gözümüzün önünde saklandığını düşünmeye başladım yani, geçen yıl olabilir.
Başlangıçta bu fikre direndim "Bu yıl geçen yıla benziyor" demek neredeyse çok kolay geliyor, tıpkı şifrelerin 1-2-3-4 olması gibi ama bakıldığında benzerliklerin epey fazla olduğunu söyleyebiliriz.
Geçen yıl: Ana endekslerde 200 günlük ortalamayı kırdık, sert bir satış baskısı yaşadık ardından haftalarca bu ortalamanın altında dalgalandık hatta tepki denemeleriyle kısa bir süreliğine tekrar yukarı çıktık bu tepki denemeleri ex-post rasyonalize edildi ve piyasa görüşü daha az olumsuza kaydı. Şöyle şeyler duymaya başladık: düşemeyen her şey yükselir, en kötüsü geride kaldı, değerlemeler çok ucuzladı.
Ve sonra asıl hareket geldi. Bu düz bir çizgi gibi değildi. İnsanları yoran ve kafaları ve pozisyonları karıştıran bir süreçti.
Yüksek bir volatilite olayı bekliyoruz yani VIX 40-50+ seviyelerine ulaşabilir. Bu volatilite gerçekleştikten sonra kalıcı dibi önümüzdeki iki ay içinde görebileceğimiz ve bunun da müthiş bir alım fırsatı yaratacağı görüşündeyiz. Dolayısıyla yavaş yavaş alış-veriş listeleri oluşturulabilinir.
Bu arada hep petrolden bahsediliyor ama konu çok daha karmaşık, iç içe geçmiş ve yüzeyin altında kalan birçok gerçek de var ki bunların hepsine değinmeyeceğiz. Örnek olması açısından gübreden bahsedebiliriz. İsrail saldırıları, dünyanın en büyük doğalgaz sahası olan Güney Pars'taki 14. aşama işleme tesislerini vurdu. İran Petrol Bakanlığı yangını doğruladı ve kısmi üretim durduruldu. Güney Pars, İran'ın doğal gazının yüzde 70 ila 80'ini üretiyor. Bu gaz, üreye dönüşen Haber-Bosch amonyak sentezi için hidrojen hammaddesi olma özelliğine sahip. Molekülü üreten fabrika yanıyor. Molekülü taşıyan boğaz kapalı. Üre yüklemeleri Ruwais, Ras Laffan, Bandar Imam'da yapılıyor. Amonyak veya üreyi bir yarımada üzerinden Kızıldeniz limanına taşıyan bir boru hattı yok. Bir bypass yolu da bulunmuyor. Güney Pars onarıldığında da hareket etmeyecek çünkü gaz sahası tekrar faaliyete geçtiğinde boğaz hala kapalı olacak gibi duruyor ve bunlar çiftçilerin ekim yapma zamanı yaklaşırken oluyor. Bunun tarımsal ürünler için büyük bir risk olduğu aşikâr. FAO, 100 ila 200 milyon ek insanın akut açlık riski altında olacağını öngörüyor.