DOLANDIRICIYI UZAK TUTAN 5 TUTUM: 1- Bedavaysa uzak dur. 2- Hızlı kazançsa yaklaşma. 3-Hediyeyse sorgula. 4- Borçlandırıyorsa kalsın. 5- Haksız zenginlikse kalsın. Külfetsiz nimet peşinde koşma…
Çok basit; Gayretsiz zenginlik, hak edilmemiş tüketim cazip olduğu için… En genel anlamıyla, aldatmak amacıyla yapılan tüm eylemlerdir dolandırıcılık… Bir dolandırıcı, yalan söyler, güveni kullanır, kazanç vaat eder. Ne yazık ki gazete arşivlerimiz; böylesi dolandırıcılık öyküleriyle dolu.
Bir dolandırılan, bu yalana kanar, sorgulamadan güvenir, kazancı hak edip etmediğini sorgulamaz. Dolandırıcıyı, hırsız ve hayduttan ayıran taraf şudur; dolandırılan da işin içindedir. Bedava peynir sadece fare kapanında bulunur. Ürün bedavaysa aslın ürün sensin. Bu gerçeği gözden uzak tutma.
KÖŞE DÖNME HEVESİNİ SORGULAMAYI DENESEK?
Güven istismarı olan her yerde dolandırma vardır. Kamu da dolandırır. Konut edindireceğim der, milyonları dolandırır. Zorunlu tasarruf der, milyarları çar çur eder. Konut, döviz, borsa, kripto para… Her nerede çıkar vaat eden enstrüman varsa orada dolandırıcı da olacaktır. Dikkat etmek gerek.
Sahte umutlarla haksız kazanç peşinde koşarsan, dolandırılacağın kesindir. Zira dolandıranla aynı zihin yapısında buluşmuşsundur. Bir ülkede milyar dolarlık dolandırıcılık yaşanıyorsa, eksik olan nimet-külfet dengesi, ahlak erozyonudur. Ahlak gidince de dolandıran ile dolandırılan karışacaktır.
İKİ SORU İKİ CEVAP / Dolandırılmamaya dair…
Sistem, denetlemiyor mu?
Yasalarımız var. Kurumlar oluşturduk. Üstelik piyasaları denetleyen kurumların yasaları güncel ve modern… Sorun, uygulamada… Eğer yasayı akil ve adil uygulamazsan hep aynı TERAne olacaktır.
Peki, ne yapmak gerek?
Nimet-külfet dengesini anlatan eğitimler vermeli. Denetleyenleri de denetleyecek bağımsız kurumlar oluşturmalı. Ama en büyük tedbir; gayretsiz zenginlik önerilerini anında reddedip açgözlü olmamalı.
NOT
HATA İNSANA MAHSUS
(Errare humanum est)
Geçen gün tarım sektörünün güncel sorunlarını ele alan bir yazı kaleme almış, “Büyük şirketler, dev tüccarlar, tarlada iken ucuza kapatmaya çalıştıkları üreticilerin, bir sonraki sezonda hayatta kalıp kalmayacağına aldırış etmiyor.” saptamasını yapmıştım. Buraya kadar iyi güzel ama konuyu “Tarım Bakanlığı da bu olup biteni seyretmekle yetiniyor” diye bitirecekken, “Ticaret Bakanı” diye yazarak sürçü kalem etmişim.
Oysa Ömer Bolat’ı kabinenin en gayretli bakanlarından biri olarak gözlemliyorum. Düzeltiyor ve okurlarımızdan özür diliyorum.