FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Bu yıl 8. düzenlenen Antalya Uluslararası Turizm Fuarı, ANFAŞ Fuar merkezinde 110 ülkeden fazla katılımcı ve binden fazla marka temsilcinin katılımıyla açıldı.
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türkiye’nin turizmde karşılaştığı zorluklara rağmen dünyanın önde gelen ülkeleri arasındaki konumunu koruduğunu söyledi.
Türk turizminin farklı ekonomik ve jeopolitik gelişmelere rağmen güçlü konumunu koruduğuna dikkat çeken Vali Şahin, şunları kaydetti:
‘’Türkiye, dünyanın önde gelen beş turizm ülkesi arasında yer alıyor. Sektör farklı dönemlerde küçük dalgalanmalardan büyük krizlere kadar pek çok zorlukla karşılaşmasına rağmen uluslararası konumunu korumayı başardı. Türk turizmi olumsuz gelişmelere karşı dayanıklılık gösterdi. Antalya, Türk turizminin kalbidir. Antalya, Türkiye turizmindeki belirleyici konumunu sürdürüyor. Antalya 111 milyon geceleme rakamına ulaştı. Şehirler birbirinden bağımsız turizm politikalarıyla kalıcı başarı sağlayamaz. Birbirimize rakip değiliz, biz birbirimizin destekleyicisiyiz. Türkiye’nin farklı turizm destinasyonları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerekir.’’
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de, turizmde başarının yalnızca ziyaretçi sayılarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Özdemir, ‘’Kişi başı turizm gelirinin artırılması, turizmin 12 aya yayılması ve elde edilen ekonomik değerin toplumun geneline ulaştırılması önemli. Antalya’nın doğal ve kültürel değerlerini koruyan, yerel halkla birlikte gelişen sürdürülebilir bir turizm anlayışına ihtiyaç var’’ dedi. Özdemir, turizm büyürken Antalya halkının refahının da artması gerektiğini sözlerine ekledi.
"Turizmin finansmanını destekliyoruz"
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ise başarıyı yalnızca büyüme rakamlarıyla değerlendirilen bir dönemden geçmediğini kaydetti. Yılmaz, şöyle konuştu:
‘’Dünya turizmi yeni bir rekabet dönemine giriyor. Bir tarafta değişen seyahat alışkanlıkları, dijitalleşme ve yapay zekâ; diğer tarafta jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler, artan maliyetler ve giderek daha bilinçli tercihler yapan ziyaretçiler var. Artık ülkeler yalnızca daha fazla turist çekmek için değil, daha yüksek katma değer üretmek, ziyaretçilerine daha nitelikli deneyimler sunmak ve turizm gelirlerini sürdürülebilir biçimde artırmak için rekabet ediyor.’’
"Dalgalanmalara rağmen turizm rekabet gücünü korudu"
2026’nın Türk turizm sektörünün dayanıklılığını bir kez daha ortaya koyduğu bir yıl olduğuna anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
‘’2025 yılını yaklaşık 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolarlık turizm geliriyle tamamlamıştık. 2026’ya güçlü beklentilerle başladık derken, yakın coğrafyamızdaki jeopolitik gelişmeler, uluslararası ulaşım hareketlerindeki belirsizlikler, kaynak pazarlardaki ekonomik koşullar ve sektörümüzün karşı karşıya olduğu maliyet baskıları, turizm faaliyetlerini negatif yönde etkileyen başlıklardı. Ancak turizm sektörümüz, bütün bu dalgalanmalara rağmen gelir yaratma kapasitesini, hizmet kalitesini ve uluslararası rekabet gücünü korumak için önemli bir çaba gösterdi.’’
Banka olarak turizmi yalnızca finansman sağladıkları bir sektör olarak görmediklerini vurgulayan Sezgin Yılmaz, şöyle konuştu:
‘’Turizmi; istihdam yaratan, döviz kazandıran, yerel ekonomileri canlandıran, farklı sektörleri harekete geçiren ve ülkemizin uluslararası marka değerini güçlendiren stratejik bir kalkınma alanı olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle yaklaşık üç yıl önce turizm bankacılığında başlattığımız sektörel uzmanlaşma yaklaşımımızı, yalnızca kredi hacmimizi büyütmek üzerine kurmadık. Sektörü daha yakından tanımayı, yatırımcılarımızın ve işletmecilerimizin ihtiyaçlarını doğru anlamayı, finansal çözümlerimizi turizmin kendine özgü dinamiklerine göre geliştirmeyi hedefledik. 2,5 yıllık dönemde turizm sektörüne aktardığımız kaynağı iki buçuk katına çıkararak 2,5 milyar dolar seviyesine taşıdık. Kamu bankaları hariç tutulduğunda, turizm sektörüne özel bankalar tarafından sağlanan her dört liralık kredinin yaklaşık bir lirasını İş Bankası olarak bizim kullandırdığımız anlamına geliyor.’’
Bu rakamları yalnızca finansal bir başarı olarak değerlendirmediklerini anlatan Yılmaz, ‘’Bizim için bu rakamların arkasında yeni yatırımlar, yenilenen tesisler, korunan ve oluşturulan istihdam, güçlenen işletmeler ve ülkemiz turizmine duyduğumuz güven var. Kaynaklarımızı özellikle sektörün uzun vadeli rekabet gücünü artıracak yatırımlara yönlendirmeyi önemsiyoruz. Otel yatırımlarının yanı sıra modernizasyon, renovasyon, enerji dönüşümü, markalaşma, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine yönelik projeleri desteklemeyi sürdürüyoruz’’ dedi.
"Fuara katılanların ticaret hacmi 54 milyar euro"
ATF Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Maral da, fuara katılan turizm şirketlerinin ticaret hacminin 54 milyar euroyu bulduğunu belirterek, fuarın uluslararası hale geldiğini bildirdi. Maral, ‘’Bugün 100’ü aşkın ülkeden turizm profesyoneli ATF çatısı altında bir araya geldi. Bu firmaların 54 milyar Euro’yu aşan ticaret hacmi, 56 milyondan fazla yolcu kapasitesi var. Fuarda 335 stant ve binden fazla marka yer alıyor’’ diye konuştu.