Nissan’ın 10 yıllık aşırı kapasitesinin ardından, düşüşten çıkış için “Green Zone” stratejisini nasıl tasarladığını öğrenmek için Japonya’ya kadar gittik… CEO Ivan Espinosa, şirketin 8 milyon araçlık kapasitesine karşın üretimde 5,7 milyonu geçememiş olduğunu; küresel satışların son yedi yılın altısında düştüğünü ve 31 Mart’ta sona eren mali yılda satışların %4,4 azalışla 3,2 milyona gerileyeceğini itiraf ediyordu. Şimdi ise Espinosa, “Bir geri dönüş değil, sonrasının hikayesi; bir büyüme hikayesi” başlattıklarını açıklıyor. Güney Afrika ve Arjantin’le birlikte üretim ayak izi, 17’den 10 fabrikaya indirilmek zorunda kalınmış. Espinosa’nın disiplinli canlandırma planı, Honda ile birleşmenin gerçekleşemediği, Renault ve Mitsubishi bağlarının zayıfladığı, ve Japonya’nın dördüncü büyük üretici unvanını Suzuki’ye kaptırdığı bir dönemde geliyor. Şirketin 47 yaşındaki en genç CEO’su , açıkladığı vizyonla önümüzdeki beş yılda hacmi %20 artırarak yaklaşık 3,8 milyon araca ulaşmayı hedefliyor.
Model portföyü 56’dan 45’e düşerken, Nissan “genişlikten ziyade derinlik” diyor ve Avrupa’da modellerini 15’e çıkaracak, Qashqai ve Juke gibi segmentlerde satışları 100-180 bin adetlerde gerçekleştirecek. Nissan’ın yeni dört model kategorisi, Z, GT-R, Xterra, Skyline ile “Heartbeat”, Qashqai, X-Trail, Juke ile “Core “, Çin’e özel N modelleriyla “Growth “ ve Renault Micra gibi örneklerle “Partner” olarak açıklandı. Espinosa, V6 motorlara, büyük araçlar için yeni bir paralel hibrit aktarma sistemine ve geliştirdikleri yapay zekaya çok güveniyor. Bölgesel derin pazarlar olarak da; 2030’a kadar yıllık 1 milyon satış ve %80 yerel üretim hedeflenen ABD ve 24 ayda geliştirilen N7 ile Çin seçilmiş. Navara Pro ise, Latin Amerika, ASEAN ve Orta Doğu’da öne çıkacak. Katı hal piller ve yeni nesil ProPilot’un test sahası Japonya ise, 2028’deki yeni bir kompakt serinin ardından 2030’a kadar yıllık 550 bin satışa ulaşacak. 500 bin adet ve %2,5 pazar payıyla sürdürülebilir marjlarla Avrupa’da karlılık öncelikli olacak. İngiltere Sunderland fabrikası, Leaf ve Juke’un yani tam elektriklilerin üretim merkezi olarak belirlenmiş. İkinci büyük pazar Hindistan’da Magnite, Grand SUV ve üç sıralı SUV ile segment kapsamı %65’e çıkıyor. Meksika’da “yerel marka hissi” korunurken, Brezilya’da portföyün %40’ı yenileniyor. Çin’de geliştirilen ürünler, BYD gibi Çinli OEM’lere karşı savunma silahı olarak düşünülüyor.
Elektrifikasyonda çoklu yol izlenerek, içten yanmalı, BEV’ler ortak bileşenler sayesinde köprü çözüm olan seri hibrit ePower, tam elektriklilerin yanına yeni bir Hibrit EV ile Plug-in hibrit ekleniyor. ASSB katı hal piller 2028’de sadece tam elektriklilere gelmiş olacak. Yeni Leaf ve Ariya, Kuzey Amerika’da talep soğuduğu için iptal edilmiş. Otonom sürüş tarafındaysa Wayve ortaklığıyla 2028’den itibaren araçların %90’ı “uçtan uca” yapay zeka kullanacak. Güvenlik için AI Drive ve günlük yaşam için AI Partner ikilisi ilk kez 2026 3. çeyrekte yeni Elgrand’da kullanılacak. 2027’de noktadan noktaya otonom ProPilot da kullanılmaya başlanacak. Hatta, Tokyo’da yeni Leaf’lerle robotaksi denemeleri bile başlıyor. “Paylaşılan platform” diyetiyle iki Infiniti modeli, yediye çıkarılıyor ve 2027 QX65 SUV, orta boy hibrit SUV, performans V6 sedan ve iki şasi tipi omacak hibrit SUV… 2026 sonunda da Skyline DNA’lı, manuel şanzımanlı arkadan itişli performans sedanı geliyor.
2010’dan beri Avrupa’da 1,5 milyon satan artık tam elektrikli olan yeni Juke ise, 2027 baharında satışta. Kompakt crossover sınıfını değiştiren cesur tasarımıyla Juke, artık üçüncü nesil Leaf ile aynı platformda ve V2G teknolojisi bile sunuyor.
Espinosa, “Vizyonumuz nerede liderlik edeceğimize, ortaklık kuracağımıza ve duracağımıza karar vermemizi sağlıyor” diyor. Nissan, fazla model, aşırı yatırım ve dağınık odaktan sakındığı, cesur bir sağduyu sunan yeni stratejisiyle Mayıs’taki finansal sonuçlarında Re:Nissan ilerlemesini güncelleyecek. Daha net, daha keskin ve günlük hayata daha yakın “yeni zekası”yla Nissan, yeniden büyüme iddiasına kavuşmuş görünüyor.