Günümüz otomotiv pazarında en çok tercih edilen gövde tipi haline gelen kompakt SUV’ların küresel ölçekte yaygınlaşmasını başlatan ve Light OffRoader segmentini yaratan Nissan Qashqai, 2006 yılındaki lansmanından bu yana geçen 20 yılda Avrupa’da 4 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 250 bin adetlik satış hacmine ulaşarak trendsetter konumunu koruyan bir endüstri standardı haline gelmişti.
Bir SUV’nin yüksek sürüş pozisyonu ve çok yönlülüğünü geleneksel binek aracın pratikliği ve verimliliğiyle sentezleyerek kendi sınıfını tanımlayan model, üç nesil boyunca değişen müşteri beklentilerine göre kendini yenilerken güvenlik, bağlantı, elektrifikasyon ve konfor alanlarında sürekli bir evrim geçirdi. Başarısının temelindeki en kritik faktörlerden biri, Londra’daki Nissan Design Europe’da tasarlanması, Cranfield ve Barselona’daki teknik merkezlerde geliştirilmesi ve Sunderland Fabrikası’nda üretilmesi suretiyle Avrupa ekosistemi içinde bütüncül bir mühendislik yaklaşımı hayata geçirmesiydi. Geliştirme süreçlerinde Müşteri Odaklı Mühendislik metodolojisi kapsamında, müşteri klinikleri, medya değerlendirmeleri ve mevcut kullanıcı geri bildirimleri sistematik olarak entegre edilmiş, gerçek kullanım senaryolarına ve tüketicinin sesine doğrudan yanıt veren bir ürün olarak şekillendirilmişti.
Günümüzdeyse e-POWER hibrit güç aktarma sistemiyle benzinli motorun yalnızca jeneratör görevi görüp tekerlekleri e-motorunun tahrik etmesiyle, dışardan şarj etmeye gerek kalmadan ve menzil kaygısı da yaşatmadan elektrikli araç sürüşü sunuyor. Sessiz ve akıcı bir elektrikli his ile 1.250 km’nin üzerine çıkabilme, 100 km’de 4,4 litre yakıt tüketimi gibi veriler, aslında iyi bir geçiş çözümü.
Qashqai, arazi maceraları için tasarlanmamış olsa da, isteğe bağlı dört tekerlekten çekiş sistemi yağmur, çamur veya kar gibi kaygan zeminlerde, zorlu hava koşullarında güvenli çekiş ve kontrol sağlıyor. Yüksek sürüş pozisyonu da, görüş açısını iyileştiriyor, çocuklu veya yaşlı yolcular için binme ve inme kolaylığı sunuyor.
Konfor ve teknoloji arasında kurduğu dengeyle kabin içinde akıllı telefon entegrasyonu, sesli komutlar ve yerleşik Google hizmetleriyle donatılmış geniş bilgi-eğlence sistemi, dijital gösterge paneli, kablosuz şarj ve kaliteli ses sistemi gibi özellikler, sürüş deneyimini keyifli ve bağlantılı hale getirirken, ulaşılabilir fiyat aralığının ötesinde premium hissiyata çıkıyor. Otomatik acil frenleme, kör nokta izleme, şeritten ayrılma uyarısı ve trafik işareti tanıma gibi kapsamlı sürücü destek sistemleriyle donatılan Qashqai, aldığı 5 yıldızlı Euro NCAP güvenlik puanıyla aileler için yüksek bir koruma seviyesi taahhütünde. ProPILOT teknolojilerinin de katkısıyla günlük sürüş konforu ve güvenliği pekiştirilirken, modelin farklı ülkelerde kazandığı 20 Yılın Otomobili ödülü dahil 110’dan fazla uluslararası ödül, bu teknik yetkinliğin pazar nezdindeki karşılığını gösteriyor.
Kompakt SUV segmentinde Skoda Karoq ve Hyundai Tucson gibi güçlü rakiplerle rekabette Qashqai, ne aşırı güce ne de lükse yönelerek, tüketicilerin aslında en çok talep ettiği unsurlara odaklanmıştı; güvenilir, dengeli sürüş dinamiğine sahip ve günlük yaşama sorunsuz entegre olabilen bir araç. Sportif ve şık dış görünümü, geniş iç hacmi, düşük yakıt tüketimi ve yüksek fiyat-performans oranıyla, vaat ettiklerini istikrarla teslim eden ender modellerden biri olmayı başarmıştı.
20 yıllık ticari başarı serüveni, otomotiv endüstrisinde müşteri odaklı mühendisliğin, lokal üretim ve tasarım entegrasyonunun ve teknolojik adaptasyonun doğru kurgulandığında nasıl sürdürülebilir bir rekabet avantajına dönüştüğünü kanıtlıyor.
