Hyundai Motor Türkiye, İzmit’te hayata geçireceği 715 milyon Euro’luk batarya yatırımıyla elektrikli mobilitede yeni bir sayfa açıyor. 30 bin metrekarelik tesiste 27 robotla gerçekleştirilecek montaj, sadece ağustosta seri üretimi başlayacak IONIQ 3 için değil, gelecekteki hibrit ve elektrikli modeller için de güçlü bir altyapı oluşturacak.
Türkiye otomotiv endüstrisi, üretim verimliliği ile pazar dinamikleri arasında çarpıcı bir ikili süreç yaşıyor. OSD’nin güncel verileri, sektörün bir yandan stratejik yatırımlarla kapasitesini ileri taşırken, diğer yandan ODMD raporlarında gördüğümüz iç pazardaki kısmi daralmaya rağmen yerli üretim payının yükselmesiyle yapısal bir dönüşümün eşiğinde olduğunu gösteriyor. Bu dönüşüm, tıpkı bir aracın şanzıman ile motor uyumu gibi, üretim ve pazar arasındaki dengenin yeniden kurulması gerektiğini hatırlatıyor.
Bursa Tofaş’ın boya biriminde devreye alınan yeni teknoloji ve optimizasyon çalışmaları, fiili yıllık kapasitesini 50 bin adet artırarak yerli üretimini 500 bin seviyesine çıkardı. K9 kodlu hafif ticari araç ailesi ile K0 kodlu orta ticari araç ailesinin üretime başlaması, Stellantis bünyesindeki rebadge HTA versiyonlarıyla fabrikanın ürün gamı önemli ölçüde genişletiyor. Fakat, bu projelerle yarım milyonluk tam kapasiteye ulaşmak pek mümkün değil.
Egea’nın üretimden kalkacak olmasıyla boşalacak kapasiteyi, en az 170.000 adet/yıllık yepyeni bir binek modelin doldurabileceği hesaplanıyor.
Bursa’nın diğer “milli”si Oyak-Horse, 8 milyonuncu motorunu üreterek tarihi bir başarıya imza attı. Yeni nesil hibrit motor ailesinin parçası olan Horse H18, sadece Oyak-Renault fabrikasında üretilen yeni Clio ile buluşarak yerli üretim entegrasyonunun geldiği noktayı gözler önüne serdi. 56 yıllık tecrübeyle 50 saniyede bir motor ve vites kutusu çıkarabilen tesis, üretiminin yüzde 75’ini ihraç ederek, Türkiye’yi global pazarlarda temsil ediyor.
Hyundai Motor Türkiye ise İzmit’te hayata geçireceği 715 milyon Euro’luk batarya yatırımıyla elektrikli mobilitede yeni bir sayfa açıyor. 30 bin metrekarelik tesiste 27 robotla gerçekleştirilecek montaj, sadece Ağustos’ta seri üretimi başlayacak IONIQ 3 için değil, gelecekteki hibrit ve elektrikli modeller için de güçlü bir altyapı oluşturacak.
Binek araç pazarı daralırken, ticari araç pazarı büyüdü
OSD’nin 2026 ilk beş ay verileri, bayram tatillerinin ticaretsiz günlerinin etkisiyle binek araç pazarının daraldığını, ancak ticari araç segmentinde çeşitlenen yerli üretimin dopingiyle kayda değer bir artış yaşandığını ortaya koyuyor. Toplam üretim yüzde 10 gerilerken, otomobil üretimindeki yüzde 20’lik düşüşe karşılık ticari araç üretimi yüzde 6 arttı. Otobüste yüzde 8, kamyonette yüzde 11, midibüste yüzde 15 ve kamyonda yüzde 7’lik artışlar, “yerli” ticari araç üretimindeki iddiasını pekiştiriyor. Toplam pazar yüzde 8 daralarak 468 bin 507 adede gerilerken, yerli araç payının yüzde 30’dan yüzde 34’e yükselmesi dikkat çekici. Otomobilde ithalat payı yüzde 65’e inerken, yerli otomobil satışları yüzde 3 arttı; hafif ticari araçta ise yerli satışlar yüzde 16 oranında yükseldi. Kapasite kullanım oranları hafif araçlarda yüzde 62, kamyonda 57, otobüs-midibüste 67 seviyesinde gerçekleşti. İhracatta adet bazında düşüş olsa da, dolar bazında toplam otomotiv ihracatı yüzde 2 artarak 16,6 milyar dolara ulaştı ve sektör, toplam ihracattan yüzde 18 payla liderliğini korudu.
ODMD raporlarında belirtildiği gibi; iç pazarın büyük bölümü ulaşılabilir modellere yoğunlaşırken, çok pahalı ve çok lüks Amerikan araçlarının faklılaşmaya önem veren zengin kesim tarafından talep görmesi ilginç bir tezat oluşturuyor. ABD’den ithal araçlardaki ekstra gümrük vergisinin yüzde 35’e inmesi, premium segmentte canlılık yarattı. General Motors Avrupa’nın TurOto iş birliğiyle Cadillac, Chevrolet ve GMC markalarını Türkiye’ye getirmesi ve satış sonrası yatırımları, bu hareketliliğin yeni kanıtı…
Sektör, daha sağlam temeller üzerinde yükselmeye devam edecek
Türkiye, üretimde ticari araç ağırlığını artırarak, ihracatta katma değerli ürünlere yönelerek ve iç pazarda yerli payını yükselterek çok farklı kulvarlarda değişirken; binek otomobil üretimindeki geçici düşüş, yeni model yatırımlarıyla telafi edilecek… Elektrikli ve hibrit teknolojilere yapılan hamleler ise sektörün gelecek vizyonunu şekillendiriyor. Lüks segmentteki büyüme de, pazarın çeşitlenen tüketici profiline uyum sağlama kabiliyetini gösteriyor. Tüm bu unsurlarla, Türkiye otomotiv endüstrisinin zorlu konjonktürde gösterdiği uyum ve değişim kabiliyetinin, daha sağlam temeller üzerinde yükselmeye önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini öngörüyoruz.
