BOĞAZİÇİ Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nden 1978 yılında mezun olan Saniye Gülser Canıvar Corat, İstanbul’da dedesinin Sultanahmet Meydanı’ndaki evinde doğdu. Doğduğu evin yeri uzun yıllar Halide Edip Adıvar’ın büstüne ev sahipliği yaptı.
İlk ve orta eğitimini devlet okullarında tamamladı. Robert Koleji bitirirken Halide Edip Adıvar ödülünü aldı. Bunu yaşamındaki önemli rastlantılar arasına kaydetti.
Boğaziçi Üniversitesi’nde tanıştığı eşi Tahsin Corat’la plan yaptı:
- Lisans üstü eğitimi için ABD’ye gidelim. Sonra akademik kariyer için Boğaziçi Üniversitesi’ne dönmek isterim.
Tam o günlerde Brugge’deki (Belçika) “College d’Europe”nin rektörü ile yolları kesişti, davet çıktı:
- Gelin lisans üstü eğitiminizi “College d’Europe”da burslu yapın.
Brugge’de de ABD planları akıllarından çıkmadı:
- Doktora için ABD’ye gidelim…
O günlerde de bir arkadaşı Saniye Gülser Corat’ı Kanada’ya yönlendirdi:
- Başkent Ottava’da tam burslu doktora yapma imkanı var.
Kanada’da doktora yaparken tez çalışması çerçevesinde Kongo’nun yolunu tuttu, köylülerle sohbetler yaptı. Sohbete katılanların tamamının erkek olması garipsedi:
- Bu köyde hiç kadın yok mu? Kadınlar nerede?
Aldığı yanıt sonraki çalışmalarının yol haritasını çizmesini sağladı:
- Kadınlar tarlada çalışıyor. Erkekler evlerinin bütçesini yönetir. Kendilerine bu sohbet karşılığı para vereceğinizi düşündükleri için buradalar.
Orada kararını verdi:
- Tezimi, “Cinsiyete dayalı iş bölümü” üzerine yazmalıyım.
Yazdığı doktora tezi Saniye Gülser Corat’a “uluslararası kalkınma danışmanlığı” kapısını açtı. Danışmanlık için çok teklif alınca akademisyenlik hayalinden vazgeçti:
- Kalkınma danışmanlığı sayesinde kendi çok farklı ülkelere seyahat şansım olur.
15 yıl boyunca 61 ülkede tarım, su, sosyal gelişme, kadın hakları gibi konularda farklı projelere imza attı. Asya Kalkınma Bankası’nda Grup Direktörü iken Kamboçya’da bir süre kaldı. Kızıl Kmerler tarafından fidye için kaçırılmamak çabasıyla sürekli otel değiştirdi, yerel kıyafetler giydi.
Asya Kalkınma Bankası adına Endonezya’da iken dönemin Devlet Başkanı Suharto rejimini devirmek üzere harekete geçenler bakanlıkta toplantıdayken, yandaki binayı ateşe verdi. Konakladığı otel yandı. Bangladeş’te bulunduğu konvoy durduruldu, silahlı kişilerin tehdidi ile karşılaştı.
2004 yılında UNESCO’nun “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bölümü Direktörü” aradığını öğrenince başvurdu, 2 bini aşkın kişi arasından göreve seçildi:
- Göreve başladığımda gördüm ki UNESCO bu birimi, “O bölüm de bulunsun” mantığıyla kurmuş. Birimde iki kişi vardı. Yıllık bütçesi 60 bin dolardı.
Saniye Gülser Corat, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” mücadelesini UNESCO’nun Paris’teki merkezinden başlattı. 2 yıllık çabanın ardından UNESCO’da “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”nin iki küresel öncelik arasına alınmasını kabul ettirdi.
Bununla da yetinmedi, UNESCO çalışanlarına dönük, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” eğitimleri gerçekleştirdi. Bu eğitimler 110 farklı ülkeden görevlinin bulunduğu 2 bin UNESCO çalışanını kapsadı:
- 2004’te UNESCO’da çalışan kadın oranı yüzde 9’du. 2017 yılında bu oran yüzde 51’i buldu.
UNESCO’daki görevi sırasında “Kadının bilimde de adı yok” yaklaşımını kırma hedefiyle her yıl Mart ayında dünyadan 5 bilim kadınının büyük boy fotoğraflarını Paris’te havalimanlarına astırdı.
UNESCO’daki son yıllarında Alman Hükümetinden 200 bin dolarlık fon sağlayıp, “Kadın-erkek arasındaki dijital beceri uçurumu” konusuna odaklandı:
- Dijital asistanlarda kadın sesi kullanımı oranı yüzde 97. Bu durum çocukları olumsuz etkiliyor. Erkek çocuklar emir veren tonda konuşuyor. Kızlar itaatkar tavır sergiliyor.
- Dijital beceride erkekler neden daha fazla önde? Aradaki uçurum neden sürekli açılıyor?
Saniye Gülser Corat, 2020 yılında UNESCO’dan ayrıldıktan sonra “Dijital alanda cinsiyet uçurumu” konusunun peşini bırakmadı. Bir düşünce kuruluşunun oluşumuna öncülük etti:
- NO BIAS AI?
Düşünce kuruluşu üzerinden yaptıkları çalışmada şu durum ortaya çıktı:
- Yapay zeka (AI) cinsiyet konusunda ön yargılı. Çünkü, yapay zeka alanında kod yazan, veri yüklemesi yapanları yüzde 90’ı 18-25 yaş arası erkeklerden oluşuyor.
“NO BIAS AI?” bu noktada şu öneriyi gündeme getirdi:
- “Makine öğrenmesi” yerine “makine muhakemesi”ne geçelim. “Tarafsız yapay zeka”yı oluşturalım.
Saniye Gülser Corat, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” konusundaki çalışmalarıyla “2025 Yılı Galatasaray Ödülü”nün sahibi oldu.
Ödül töreninde UNESCO’daki “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” çalışmalarından “Tarafsız yapay zeka” mücadelesine uzanan öyküsünü dinledik…
Toplumsal cinsiyet eşitliği Galatasaray’ın temel taşlarından biri
GALATASARAYLILAR Derneği Başkanı Metin Sinan Aslan, Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’nda gerçekleşen ödül töreninde Galatasaraylılık geleneğinin köklerinin 1481 yılına uzandığını belirtti:
- 2025, Galatasaray Lisesi’nin kız öğrencilere açılışının 60’ıncı yılıydı. O nedenle ödülün temasını “Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” olarak belirledik.
14’üncüsü Gülser Corat’a verilen Galatasaray Ödülü’nü şöyle tanımladı:
- Galatasaray Ödülü, popülerlikten ziyade kalıcılığı, kısa vadeli başarıdan çok uzun soluklu etkisi esas alarak, örnek oluşturan kişi ve çalışmaları görünür kılmayı amaçlıyor. Ödül, Galatasaray camiasının ortak vicdanını temsil ediyor.
Galatasaray Ödülü’nün köklü bir geleneğin yalnızca geçmişe duyduğu saygıyı değil, geleceğe dair üstlendiği sorumluluğu da temsil ettiğinin altını çizdi:
- 2025 yılı temamız olan “Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”, Galatasaray’ın çağdaş vizyonunun temel taşlarından biridir.
Ardından ekledi:
- Gülser Corat’ın yapay zeka gibi geleceği şekillendiren bir alanda bu vizyonu küresel ölçekte temsil eden çalışmaları, Galatasaray Ödülü’nün ruhuyla güçlü bir biçimde örtüşüyor.
Erkekleri ikna etmeden eşitliğe ulaşmak imkansız
GALATASARAY Ödülü 2025 Seçici Kurulunda “uzman üye”ler arasında yer alan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, seçici kuruldaki Galatasaray Lisesi mezunu olmayan tek üyenin kendisi olduğunu belirtti:
- Rahmetli babam Galatasaray Lisesi mezunuydu. Galatasaray kültürü ile yoğruldum. Ben Galatasaray taraftarıyım. Çocuklarım, torunlarım Galatasaraylı.
TÜSİAD’ın son genel kurulundaki şu çağrısını Galatasaray Ödülü töreninde de yineledi:
- Ülkemizin kalkınması için verimliliğe dayalı program uygulamalıyız.
Türkiye’de kadınların istihdama katılma oranının yüzde 32 olduğunu kaydetti:
- Yani, ülkemiz insan kaynağı kapasitesini tam anlamıyla kullanamıyor. Kadınların görev aldıkları her alanda, bulundukları her şirkette yarattıkları değeri biliyoruz.
Borsa İstanbul’da hisseleri işlem gören şirketler üzerinde durdu:
- Borsa İstanbul’a kote 562 şirketin 191’inin yönetiminde hiç kadın yok. Yönetiminde kadın olan şirketlerdeki oran ise yüzde 19. Bu orana ulaşılabilmesinde bile aile üyesi kadın olan şirketlerin etkisi var.
Birçok Batı ülkesinde şirket yönetimleri için yüzde 30 kadın kotası uygulandığının altını çizdi:
- Biz de yüzde 30’u hedef olarak önümüze koymalıyız.
Konuşmasına noktayı şu saptamayla koydu:
- Erkekleri ikna etmeden eşitliğe ulaşmak imkansız…
Galatasaray Ödülü 2025 Seçici Kurulu şu isimlerden oluştu:
- Sait Tuğ Mısırlıoğlu (Başkan), Metin Sinan Aslan, Prof. Nurperi Gazioğlu, İzzeddin Çalışlar, Prof. Ali Ergur, Doç. Nazlı Aytuna, Nurten Yalçın Erüs, Nur Ger, Prof. İpek Merçil, Reyhan Gücüm Eryılmaz, Ömer Aras.
