MÜCEVHER İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Yakın’ın davetiyle “Jewellery Antalya”ya gitmeden bir-iki gün önce Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş arayıp bilgi verdi ve sordu:
- TGC’de çalışan arkadaşlarımızdan biri Sirkeci’deki bir kuyumcudan 1 gram altın aldı. Kendisine beyan formu doldurtmuşlar. 1 gram altın için de form doldurma zorunluluğu mu geldi?
“Jewellery Antalya”ya gidince sektör temsilcilerinden birine anlatıp, soruyu da aktardım, şöyle yorumladı:
- Altın alım-satımında 185 bin liralık beyan sınırı var. Bir yıl içinde 185 bin liralık altın alırsanız, form doldurmak zorundasınız. TGC’den arkadaşın alışveriş yaptığı kuyumcu tedbir olsun diye form doldurtmuş olabilir.
Aynı soruyu İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık’a yönelttim, anlattı:
- Altın alım-satımında bildirim zorunluluğu 185 bin liradan başlıyor. Bu sınır, her alışverişte 185 bin lirayı kapsıyor. Yani, “Bir yıl içinde 185 bin liralık kota dolunca beyan formu gerekiyor” diye bir durum yok.
Atayık, ardından bu sınırın düşük kaldığını savundu:
- 185 bin liralık beyan sınırı 2-3 bilezikle doluyor. Bu sınırın yükseltilmesini bekliyoruz.
Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Yakın, altın, mücevher alışverişinin kayda girişiyle ilgili şu noktanın altını çizdi:
- Hükümetin “Kıymetli Metal Takip Sistemi”ne (KMTS) geçişle ilgili hazırlıkları var. Belki 3-4 ay sonra gündeme gelebilir. KMTS başladığında altında fatura devreye girmiş olur. Biz zaten sektör olarak kayıtlı iş yapıp vergimizi ödemek istiyoruz.
Burak Yakın, yastık altındaki altın konusuna da değindi:
- 10 milyon lirayı bankaya yatırdığınızda faiz geliriyle 660 gram altın satın almak mümkün oluyor. Altına dayalı hesap açıldığında işletilen faiz 3 gram altın düzeyinde kalıyor. Altın hesaplarında işletilen faiz 10 grama çıkarılsa, yastık altından çözülmeler başlar.
Bu noktada şu mesajı verdi:
- Altına dayalı hesaplarda getiri yükselirse vatandaş heyecan duyar. Yastık altındaki altını bozdurma eğilimi artar.
Ekonomi yönetiminin konuya yaklaşımını anımsattım:
- Ekonomi yönetiminde, “Aslında ‘yastık altı’ diye tabir ettiğimiz altınlar daha çok kadınların kontrolünde. Kadınlar, o altınları bozdurunca kontrolü kaybedeceklerini düşünüyor” yaklaşımı söz konusu galiba.
Yakın yanıtladı:
- Altına dayalı hesapların getirisi yükselse vatandaşın yastık altı varlıklarını bozdurmaya başlayacağına inanıyoruz.
Mücevher sektörü, işin perakende tarafı kuyumcular 185 bin liralık beyan sınırının yükselmesini beklerken, 1 gram altın için bile form doldurma işlemi vatandaşı tedirgin eder mi?
Form doldurulması hem satıcıyı hem de alıcıyı tedirgin ederken “Kıymetli Metal Takip Sistemi” (KMTS) yakın dönemde devreye girer mi?
Güney Amerika’ya gelirken Paraguay ve Uruguay’ı merkez olarak düşünün
MÜCEVHER İhracatçıları Birliği’nin “Jewellery Antalya” başlığıyla düzenlediği “alım heyeti” organizasyonuna Brezilya’dan gelip katılan Güney Amerika’daki 18 ülkeyi çatısı altında toplayan MUBRI adlı örgütün BaşkanıAli Pastorini ile sohbet ettik.
Pastorini, “Jewellery Antalya”ya ilk kez 2024’te katıldığını belirtti:
- MUBRI üyeleri, Türkiye’deki mücevherleri İtalya ile aynı kalitede ama daha uygun fiyat düzeyinde olduğunu gördü. “Jewellery Antalya”ya getirdiğimiz üyelerimiz Türkiye’deki şirketlerle bağlantı kurmak üzere harekete de geçti.
2025’te ve bu yıl Güney Amerika’dan alım heyetleri getirdiklerini bildirdi:
- Türkiye ile Güney Amerika ülkeleri arasında serbest ticaret anlaşmasının (STA) olmaması bazı ticari zorluklar yaratsa da uygun fiyatlar üyelerimizin dikkatini çekiyor.
Türkiye’deki üreticilerden 14 ayar altın takı teklifleri aldıklarını kaydetti:
- Bizim üyelerimiz 18 ayarın altında ürün almak istemiyor. Çünkü, artık takı da olsa altında dayalı mücevher birçok ülkede yatırım amaçlı alınıyor.
Türk mücevher sektörüne Güney Amerika’da iş yapmaya dönük tavsiyelerini paylaştı:
- Brezilya, Kolombiya, Şili ve Peru, Türk mücevher ürünlerinin önemli alıcısı olabilir. Ancak, Güney Amerika ülkelerinde daha rahat iş yapmak için kendinize Paraguay ve Uruguay’ı merkez olarak seçin. Gerekirse söz konusu iki ülkeden birinde şirket kurun.
Ardından ekledi:
- Güney Amerika ülkelerinde Türk mücevher sektörü için büyük fırsatlar oluşabilir.
2024’ten bu yana Türkiye’den mücevher alımlarında artış olup olmadığını sorduk, şu yanıtı verdi:
- Yüzde 20’lik bir artış söz konusu…
Sonra şu mesajını yineledi:
- Türk mücevher sektörü yüksek kalitesi ve uygun fiyatıyla öne çıkıyor…
Venezuela’daki üretimi bilmiyorduk, şimdi daha iyi bilgi akışı sağlanabilir
GÜNEY Amerika ülkelerindeki mücevher sektörünü çatısı altında toplayan MUBRI’nin Başkanı Ali Pastorini’ye ABD’nin Venezuela’ya dönük operasyonunu sorduk, öncelikle şu noktanın altını çizdi:
- Ben siyasi yorum yapmak istemem. Ancak, operasyon iyi görünmüyor…
Ardından konunun iş ilişkisi, ekonomi tarafına değindi:
- İş ilişkileri ve ekonomi konusunda optimistim. Uzun vadeli bakarsak, iyi bir pazarın açılması söz konusu olacak. Venezuela’dan MUBRI üyeleri var. Değerli müşterilerin olduğunu da biliyoruz ama ulaşamıyorduk. Dünyanın farklı noktalarındaki fuarlara katılamıyorlardı.
Venezuela’da bir sistemin olmadığı savundu:
- Venezuela’da ne üretildiğini bilmiyorduk. Bundan sonrasının mükemmel hale geleceğini düşünmüyorum ama mevcuttan daha iyi olur. Bir taraftan kontrol sağlanır diğer taraftan bilgi akışı gerçekleşir. Venezuela, daha bilinir hale gelebilir.
Kısıtlama getirilmeseydi kilosu 50 bin dolardan altın varlığı oluşabilirdi
MÜCEVHER İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Yakın, altının değer artışıyla kazanılanın piyasada başka sektörlere iş olarak yansıması konusunda şu örneği verdi:
- 1987-1988 döneminde BMW’nin bir modeli 11.5 kilo altın bozdurularak alınabiliyordu. Şimdi aynı model BMW 750 gram altınla alınabiliyor. Yani, altından kazanılan piyasada bir şekilde değerlendiriliyor, ekonomiye yansıyor.
Altın ithalatında son 2.5 yıldır uygulanan kotaya değindi:
- Eğer ithalat kotayla kısıtlanmasaydı, ülkemiz kilosu 50 bin dolara altın varlığı oluşturabilecekti. Bugün altının kilosu 150 bin dolar dolayında.
İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, araya girip şu noktanın altını çizdi:
- Sektörümüzü cari açığı artıran taraf gibi görüyorlar. Öyle bir algı var. Oysa altın ihtiyaçların karşılanması için bir şekilde sisteme dahil oluyor.
Vatandaş takıdan uzaklaşıyor, darphane 65 ton altın basıyor
İSTANBUL Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, vatandaşın takıdan giderek uzaklaştığını belirtti:
- Alım gücünün düşmesi, vatandaşın takı alımında önemli değişikliklere yol açtı. Örneğin incili bir kolye 7 gramı geçerse satamıyoruz. Bilezikler de inceldikçe inceldi.
Takı satışının sektörün işini artırdığını, istihdam yaratabildiğini vurguladı:
- Bir yüzük imalatında 20 kişinin emeği oluyor.
Alışverişle ilgili şu noktaya dikkati çekti:
- Sevgililer Gününde satışlarımız yüzde 30, Anneler Gününde yüzde 15 artardı. Şimdi o düzeyde artış göremiyoruz.
Vatandaşın takıdan uzaklaşıp yatırıma dönük altın alımı yaptığını kaydetti:
- Darphane’nin yıllık bastığı altın 65 tonu buluyor.
Ardından şu uyarıyı yaptı:
- Sosyal medyadaki bazı tanıtımlarda, “Bizde altın Kapalıçarşı’dan daha ucuz” ibareleri görüyoruz. Vatandaşın bu tür tanıtımlarla satış yapmak isteyenlere itibar etmemesinde fayda var. Aksi halde yanılgıya düşebilirler.
