Değerli metaller ve emtia, yalnızca bir “koruma aracı” değil; küresel ekonomik dönüşümün önemli göstergelerinden biri olarak da yeniden portföylerin merkezine yerleşmiş durumda.
Son dönemde değerli metaller ve emtia piyasalarında artan ilgi, yalnızca fiyat hareketleriyle açıklanabilecek geçici bir talep dalgasından ibaret değil. Altın, gümüş ve endüstriyel metallerde gözlenen yukarı yönlü eğilim; küresel merkez bankalarının faiz indirim döngüsü, jeopolitik risklerin kalıcılığı ve enerji-teknoloji dönüşümünün yarattığı yapısal talebin birleşiminden besleniyor. Yatırımcılar bir yandan portföylerini belirsizliklere karşı korumaya çalışırken, diğer yandan yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerjinin tetiklediği uzun vadeli metal talebini fiyatlamaya başlıyor. Arz tarafında oluşan sıkıntılar gümüş ve bakırda gördüğümüz gibi güçlü fiyat hareketlerini yaratabiliyor. Bu nedenle değerli metaller ve emtia, bugün yalnızca bir “koruma aracı” değil; aynı zamanda küresel ekonomik dönüşümün önemli göstergelerinden biri olarak yeniden portföylerin merkezine yerleşmiş durumda.
Portföyleri oluştururken altın ve gümüş tarafında farklı enstrümanları yatırımcılar tercih edebiliyor. Altında fiziki/bankadan alım, fonlar, borsa yatırım fonları ve AltınS1 Darphane Sertifikası üzerinden yatırım mümkün. Gümüşte de fiziki alım daha sınırlı olsa da benzer alternatifleri görebiliyoruz. Özellikle son dönemde gümüş fonlarına yatırımcı ilgisi oldukça yüksek. Yılbaşından itibaren bakıldığında 20 bine yakın yatırımcının gümüş fonlarına giriş yaptığını gözlemliyoruz. Toplam para girişi ise 5 milyar TL üzerinde.
Altın ve gümüş dışında kalan platin, paladyum, bakır ve nadir elementler gibi emtiaya yatırım için ise çok fazla alternatif bulunmuyor. Bu nedenle fonlar burada değerli. Platin ve paladyuma yatırım yapan fonlara baktığımızda Teb Portföy Birinci Fon Sepeti Fonu - TPC ve Oyak Portföy Kıymetli Madenler Fon Sepeti Fonu - OTJ öne çıkıyor. TPC içerisinde platine dayalı yabancı borsa yatırım fonu, son KAP portföy dağılımına göre %17,8 oranında yer alırken, paladyuma dayalı yabancı borsa yatırım fonu %17,7 oranında bulunuyor. Bu da toplam platin-paladyum ağırlığını fon içinde %36 civarında oluşturuyor. Bu fon bir fon sepeti fonu olduğu için farklı varlıkları dönemin beklenti ve piyasa koşullarına göre portföyüne alabiliyor. Kalan kısımda altın, gümüş, bakır ve nadir elementler de mevcut. Dolayısıyla emtia yatırımı yapmak isteyen yatırımcı için birçok alternatifi içeriyor.
Diğer bahsettiğim fon OTJ ise %11,6 oranında paladyuma dayalı, %11,5 oranında da platine dayalı yabancı borsa yatırım fonlarını içeriyor. Geri kalan kısımda altın ve gümüş %37'şer oranda dağıtılmış durumda. bu fon da yatırımcıların son dönemde ilgi gösterdiği kıymetli maden içerikli fonlar arasında yer alıyor. Genel olarak altın, gümüş, platin ve paladyum dörtlüsüne yer verdiğini görüyoruz. Katılım tarafında yani faiz istemeyen yatırımcılar için ise altın-gümüş-platin ve paladyum yatırımı yapan yeni bir fonumuz oldu. Emaa Blue Portföy Kıymetli Madenler Katılım Fon Sepeti Fonu - EPK altın, gümüş ağırlıklı olmak üzere platin palafdyumu da portföyünde toplam %12 oranında bulunduruyor.
Peki bakır, nikel, alüminyum gibi metalleri de bulunduran fon alternatifleri var mı? Emtia fonlarında endüstriyel metallere dayalı enstrümanları görmek mümkün. Bakır tarafında en çok pozisyon taşıyan fon ise İş Portföy Emtia Yabancı BYF Fon Sepeti Fonu - TGE. Bu fon her dönemde belirli ağırlıklar üzerinden portföyünü oluşturuyor. Fon, %40 enerji ve petrol, %20 altın-gümüş, kalanında ise bakır, nikel, alüminyum gibi endüstriyel metalleri içeriyor. Endüstriyel metallerin ve altın-gümüşün güçlü olduğu bu dönemde, petroldeki düşüş fonu negatif etkilese de ABD-Venezuela gelişmeleri ve İran'daki olaylar petroldeki düşüşü sınırlayarak fonun getirisine katkı sağlıyor.
Bu seneye güçlü başlayan emtia ve kıymetli maden içerikli fonlar, yüksek volatiliteye sahip oldukları için kısa vadeli yatırımcılar açısından dalgalanmalara açık. Arz sıkıntıları nedeniyle hızlı artışların terse dönebilme ihtimalini de değerlendirmek ve uzun vadeli olarak yatırımı planlamak önemli.
