Orta Avrasya bölgesinin en büyük inovasyon platformu INMerge, küresel açılım stratejisi kapsamında 2026 serisinin ilk etkinliğini İstanbul’da gerçekleştirdi. Etkinliğe ev sahipliği yapan Azerbaycan’ın en büyük yatırım şirketlerinden Pasha Holding’in CEO’su Jalal Gasimov şöyle diyor: “İstanbul, Orta Avrasya inovasyon koridoruna açılan en güçlü kapılardan biri. Çünkü Türkiye nadir görülen üç unsuru aynı anda sunuyor: Ölçek, bağlantı ve yetenek.”
Dünyanın dört bir yanından iş ve girişimcilik ekosistemi liderlerini her yıl Bakü’de bir araya getiren Orta Avrasya bölgesinin en büyük inovasyon platformu INMerge, küresel açılım stratejisi kapsamında 2026 serisinin ilk etkinliğini İstanbul’da düzenledi.
Azerbaycan’ın en büyük yatırım şirketlerinden biri olan PASHA Holding’in ev sahipliğinde Türkiye’de ikinci kez düzenlenen INMerge İnovasyon Buluşması, 19 Şubat’ta İstanbul’da iş dünyası ve girişimcilik ekosisteminin önde gelen aktörlerini aynı çatı altında bir araya getirdi. Dönüşümün kültürel kodları, büyüme stratejileri ve ölçeklenme dinamiklerinin ele alındığı etkinlikte, gelecek vadeden girişimler de jüri karşısına çıktı.
Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye, Karadağ, Özbekistan ve ABD dahil birçok ülkede faaliyet gösteren Pasha Holding, finansal hizmetler, sigorta, yatırım, teknoloji, turizm ve gayrimenkul gibi farklı alanlarda hizmet veriyor. Pasha Holding CEO’su Jalal Gasimov ile INMerge İnovasyon Buluşması’nın rolünü, Türkiye’nin Orta Avrasya inovasyon ekosistemi içindeki konumunu konuştuk:
Türkiye, “ölçek, bağlantı ve yetenek” demek
“INMerge 2026 Roadshow’un başlangıç noktası olarak İstanbul’u seçmemizin birçok nedeni var. İstanbul hem ortak tarihimizin hem de gelecekteki fırsatların kesişim noktasında yer alıyor. Coğrafyanın ötesinde İstanbul, Türkiye ile uzun vadeli kardeşliğimizin en doğal biçimde gerçek iş birliğine dönüştüğü bir yer. Derin kültürel bağlarımız, güçlü insan ilişkilerimiz ve bölge genelinde birlikte üretme konusunda kanıtlanmış bir geçmişimiz var. Burada başlamak, yabancı bir pazara girmekten ziyade, zaten sağlam temellere sahip bir ilişkiyi sürdürmek gibi hissettiriyor. Elbette bu kararın bir de iş dünyası gerçeği var: İstanbul, Orta Avrasya inovasyon koridoruna açılan en güçlü kapılardan biri. Çünkü Türkiye nadir görülen üç unsuru aynı anda sunuyor: Ölçek, bağlantı ve yetenek. Türkiye bugün gerçek demografik ve ekonomik ağırlığa sahip bir ülke. TÜİK’in son verilerine göre nüfusu 86 milyona ulaştı ve Dünya Bankası Türkiye’nin GSYH’sini yaklaşık 1,54 trilyon dolar olarak tahmin ediyor. Bu küçük bir ekosistem değil; bölgemizin en büyük ve en dinamik pazarlarından biri.”
Türkiye’nin ekonomik bağlamı inovasyonu daha da kritik hale getiriyor
Türkiye’nin ekonomik bağlamı inovasyonu daha da kritik hale getiriyor. Ve belki de en önemlisi, Türkiye koridordaki en güçlü genç ve girişimci tabanlarından birine sahip. Nüfusun yaklaşık yüzde 15’i 15-24 yaş arasında; bu da 12,7 milyondan fazla genç demek. Bu muazzam bir kurucu, mühendis ve inovasyon potansiyeli anlamına geliyor. Bu yetenek havuzu somut sonuçlar da üretiyor. 2024 yılında Türkiye’de toplam 2,6 milyar dolar değerinde 331 girişim yatırımı gerçekleşti. Tüm bunları bir araya getirdiğinizde İstanbul sadece bir lokasyon olmaktan çıkıyor. Bölgesel paydaşları bir araya getirebileceğiniz, derinliği olan bir pazarda ortaklık kurabileceğiniz ve ardından bu ivmeyi Orta Avrasya’ya daha güçlü bir güvenilirlikle ve daha hızlı bir uygulama kapasitesiyle taşıyabileceğiniz stratejik bir başlangıç platformuna dönüşüyor. Bu nedenle İstanbul INMerge Roadshow’un ilk durağı.”
Amaç, uzun vadeli bir bölgesel inovasyon altyapısı kurmak
“PASHA Holding olarak amacımız her zaman netti: Azerbaycan’da ve ötesinde uzun vadeli değer yaratmak ve yaşam standartlarını yükseltmeye katkıda bulunmak. ‘Ötesinde’ derken varlık gösterdiğimiz ve sürdürülebilir büyümenin iş birliği, yatırım ve inovasyon yoluyla hızlandırılabileceğine inandığımız ülkeleri kastediyoruz. INMerge’i 2021’de kurduğumuzda hedefimiz bir konferans düzenlemek değildi. Daha derin bir misyonumuz vardı: Bölgemizde inovasyon ekosisteminin büyümesine katkıda bulunmak; kuruculara, yatırımcılara, şirketlere ve yenilikçilere bir araya gelme, iş birliği yapma, yatırım alma ve ölçeklenme imkânı sunmak. Şimdi INMerge’i Azerbaycan dışına taşıyarak etkisini çoğaltmayı hedefliyoruz. Sermayeyi, girişimleri, şirketleri ve ekosistemleri birbirine bağlayan uzun vadeli bir bölgesel inovasyon altyapısı kurmak ve Orta Avrasya’nın daha entegre ve küresel ölçekte rekabetçi bir inovasyon alanı olarak ortaya çıkmasına katkıda bulunmak istiyoruz.”
İnovasyon “yumuşak” bir bağ değil somut bir ekonomik mekanizma
“İnovasyon iş birliği, geleneksel ortaklıktan geleceğin sektörlerine geçiş için doğal bir köprü oluşturur. Enerji, ticaret, lojistik ve finans alanlarında zaten güçlü bağlarımız var. Ancak inovasyon bu ilişkiyi fintech, yapay zekâ, mobilite, siber güvenlik ve iklim teknolojileri gibi alanlara taşıma fırsatı sunuyor. Türkiye, bölgemizin en büyük ekonomik ve tüketici platformlarından biri. Bu da Azerbaycanlı girişimler ve şirketler için ölçeklenme açısından ideal bir pazar sunuyor. Azerbaycan ise bölgesel sermaye, kurumsal istikrar ve uzun vadeli yatırım vizyonu açısından güçlü bir merkez konumunda. Türkiye, Orta Asya ve Hazar bölgesi arasında köprü rolü oynuyor. Sonuç olarak inovasyon bağları, daha fazla sınır ötesi girişim ve kurumsal yatırım, ortak ölçeklenme, yetenek ve teknoloji entegrasyonu ve Orta Avrasya’yı bağlayan ortak bir inovasyon koridoru anlamına geliyor. Yani inovasyon “yumuşak” bir bağ değil; somut bir ekonomik mekanizma.”
Dönüştürücü gücün “insan” olmasını isterim
“Önümüzdeki beş yılda Pasha Holding için en dönüştürücü gücün ne olacağını kesin olarak söyleyemem. Teknoloji olabilir, entegrasyon olabilir, sermaye piyasaları olabilir. Ama ben ne olmasını isterim? İnsan. Çünkü teknolojiyi insanlar inşa eder. Sermayeyi insanlar yönetir. Entegrasyonu insanlar gerçekleştirir. Başarımız varlık büyüklüğünden çok, ekiplerimizin kalitesiyle ölçülür. Liderlik DNA’mız başkalarının potansiyelini açığa çıkarmaya dayanır. Yapay zekâ ve otomasyon çağında asıl fark yaratan şey teknolojiye erişim değil; yeteneği çekebilme ve geliştirebilme kapasitesidir. Önümüzdeki beş yılda en dönüştürücü gücün daha güçlü, daha küresel ve daha yenilikçi bir profesyonel kuşağın ortaya çıkması olmasını isterim. Çünkü sürdürülebilir değer sistemlerden değil; uzun vadeli düşünen, sorumlu hareket eden ve etki yaratmaya kararlı insanlardan gelir. Eğer insan boyutunu doğru kurarsak; teknoloji, entegrasyon ve sermaye verimliliği zaten onu takip eder.”
