Gaziantep ekonomisinin en önemli ihracat kapılarından biri olan Irak pazarı, geçmişte olduğu gibi bugün de yeni bir tahsilat kriziyle gündemde. Irak pazarında bugün yaşanan ödeme sorunları, Gaziantepli sanayicilere 1990’lı yılların başındaki zor günleri hatırlatıyor.
1990’larda ABD öncülüğünde başlayan Körfez Savaşı ve ardından uygulanan ambargo, Irak ile ticareti neredeyse durma noktasına getirmişti. O dönemde Gaziantepli ihracatçıların Irak’tan alacaklarının 1 milyar doların üzerine çıktığı ifade ediliyordu. Tahsilat yapılamayınca Irak’taki alacaklara karşılık ham petrol sevkiyatı yapılması kararlaştırılmış ve alacaklar tahsil edilmişti.
Aradan yaklaşık çeyrek asır geçmişken Irak pazarı bu kez farklı bir nedenle yeniden sorunlu bir başlık olarak iş dünyasının gündemi haline geldi. Türkiye’de sanayici ve ihracatçı zaten artan maliyetler, finansmana erişim güçlüğü ve küresel pazarlardaki daralma nedeniyle zorlu bir süreçten geçerken, Irak’ta yaşanan ödeme aksaklıkları özellikle başta Gaziantepli firmalar olmak üzere Türk firmaları için ciddi bir risk oluşturuyor.
Sorunun merkezinde Irak’ın uygulamaya aldığı ASYCUDA gümrük sistemi bulunuyor. Birleşmiş Milletler tarafından geliştirilen ve teoride ticareti dijitalleştirerek daha şeff af hale getirmeyi amaçlayan bu sistem, sahadaki entegrasyon sorunları nedeniyle özellikle sınır kapılarında aksamalara yol açıyor.
Kur farkı zararlarına neden oluyor Sektör temsilcileri, yaşanan sorunun yalnızca teknik bir uyumsuzluk olmadığını, ödeme gecikmelerinin firmaların finansman yükünü artırdığını ve ciddi kur farkı zararlarına neden olabildiğini ifade ediyor. Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacmi büyümeye devam ederken, ödeme sistemlerindeki bu aksaklıkların ticaretin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturduğu vurgulanıyor.
Bugün gelinen noktada Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracata karşılık yaklaşık 3 milyar doların Irak Merkez Bankası’nda beklediği, bunun yaklaşık 1,2 milyar dolarının Gaziantepli firmalara ait olduğu belirtiliyor. İhracatçı için nakit akışı hayati önem taşırken, tahsilatın geciktiği her gün firmalar üzerinde yeni bir finansal baskı oluşturuyor. 25 yıl önce Irak’taki savaş ve ambargo nedeniyle yaşanan tahsilat sorunu, bugün sistemsel ve bürokratik engeller nedeniyle farklı bir biçimde yeniden gündeme gelmiş durumda. Dün çözüm petrol sevkiyatıyla aranırken, bugün çözümün diplomatik temaslar, finansal koordinasyon ve teknik entegrasyonla bulunması gerekiyor. Irak pazarı Gaziantep sanayisi için hâlâ hayati önemde.
Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu ve DEİK Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar’ın bu sorunun aşılması için yoğun çaba sarf ettiklerine tanıklık ediyoruz. Ancak her iki başkanın da çözümüne yönelik çabalarının gündem oluşturmanın ötesine gitmediğini belirtmeliyim. Bu nedenle Ankara ile Bağdat arasında yürütülen temasların hızlandırılması, gümrük ve ödeme sistemlerindeki sorunların kısa sürede çözülmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde Gaziantep iş dünyası, çeyrek asır önce yaşadığı zor günlerin farklı bir versiyonuyla yeniden karşı karşıya kalabilir. Bu da bölgede ekonomik sorunlarla birlikte işsizlik ve devamında terör başta olmak üzere birçok sorunun hortlamasına neden olabilir.