Atlas
Tam on yıl sürmüş tanrıların savaşı Titanomachy. Savaş, eski kuşak tanrılar “Titanlar” ile yeni kuşak tanrılar “Olympianlar” arasında geçmiş. Zeus, Olympianlar cephesinde ve Atlas, Titan cephesinde savaşmış. Savaşı Olympianlar kazanmış. Zeus, Atlas’ın kardeşlerini sürgüne yollamış, Atlas’a da gök kubbeyi taşıma görevi vermiş.
İşte Yunan mitolojisine göre o günden beri Atlas, gök kubbeyi omuzlarının üstünde taşıyor. Bu yüzyılın Atlasları ise gök kubbe kadar olmasa da yine yük taşıyacaklar. Atlas, mitolojide olduğu gibi bir tanrı değil, bir robot. İlk kez görücüye bu yılın başında Las Vegas’ta yapılan ünlü elektronik fuarında, CES’te çıktı. (https://youtu.be/5eMSMiL7F2o?si=FQAtyT3muyXDcaeb)
Ve yılın en iyi robotu seçildi.
Bu becerikli robot Atlas’ın özellikleri şöyle: Boyu 1,90 metre, ağırlığı 90 kilogram. Hareketli hâlde 50 kilograma kadar yük taşıyabiliyor. Dikey uzanabilme yüksekliği 2,3 metre. Eklemleri 53 derece dönme kapasitesine sahip. Vücudu 360 derece dönebiliyor. Aküleri ile 4 saat çalışabiliyor. Sonra dolum istasyonuna kendi başına gidip dolu akülerle boşları değiştirebiliyor. Sağ ve sol elini aynı derece ustalıkla kullanabiliyor (dexterous). Alet kullanımında eller 13 derecelik dönme kapasitesine sahip. Bir objeyi de basınç kontrollü olarak tutabiliyor. Çevreye uyabilmek için kendi başına gerekli bilgileri öğreniyor. Atlas’ta bir de takım ruhu var; öğrendiklerini kendine saklamıyor. Öğrendiği her şeyi anında takımdaki her Atlas ile paylaşıyor.
Boston Dynamics ve Hyundai
Atlas, Boston Dynamics firmasının bir ürünü. Firma, MIT kökenli bir elektronik mühendisliği ve bilgisayar profesörü, Marc Raibert tarafından 1992 yılında kurulmuş ve 2021 yılında da hisselerin %80’i Kore firması “Hyundai Motor Group” tarafından satın alınmış. Atlas tanıtımından sonra da Hyundai kalan %20 hisseyi alarak Boston Dynamics’in tamamına sahip olmuş.
Hyundai, Atlas’ın tanıtıldığı bu yılın ocak ayındaki CES gösterisinde Atlas robotlarının 2028 yılından başlayarak önce Amerika’daki, Georgia’daki fabrikasında sonra diğer fabrikalarında kullanılacağını açıkladı. Şirketin hisseleri 10’dan fazla değer kazandı. Ama işçi sendikası kıyameti kopardı. “İşçi ve işveren arasında resmî bir mutabakat olmadan yapay zekâ kullanan tek bir robot fabrikaya giremez” dediler. Ve temmuz ayında Hyundai’nin sendikalı işçileri kısmi grev ve vardiya durdurma eylemine geçtiler. Daha sonra kısmi grevden tam greve geçtiler.
Grevin başlamasından dört gün sonra sendikal görüşmeler sonuçlandı.
Robotlar ve istihdam
Aslında otomasyon otomotiv endüstrisine yabancı değil. Örneğin, mekanik kollar ile kaynak yapımı veya boya karıştırma işlemleri artık kanıksanan görünümler. Ancak iki ayaklı, kolları ve başı olan, hareketleri insana benzeyen “insansı robotlar” (humanoid robots) sahnede yeni. Hyundai’nin robotu Atlas da otomotiv endüstrisinde bir ilk değil. Hemen hemen bütün tanınmış otomobil fabrikalarının üretilmiş ya da üretim planına alınmış, Allah bağışlasın, bir robotu varmış. Ancak Hyundai’deki insansı robot endişesi yüzünden işçi hareketi otomotiv endüstrisi için bir ilk. Dünyada, özellikle bu sektördeki işçi ve işveren tarafları bu çatışmanın sonuçlarını merakla bekliyordu. Peki ne oldu?
Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ağırlık ücret ve diğer haklardır. Ancak Hyundai’nin son toplu sözleşme görüşmelerinde robot ve istihdam konusu önemli yer tutmuş. İşçiler ücret ve yan haklar konusunda istediklerinde işverenle ortada bir yerde anlaşmışlar. Hyundai önümüzdeki iki yıl içinde 500 işçiyi işe almayı kabul etmiş. Emeklilik yaşının 60’dan 65’e çıkması isteği ülke genelinde böyle bir karar alınmasına bağlanmış. Sendikanın “İşçilerin rızası olmadan Atlas üretim hattına asla giremez” söylemi onlara veto hakkı getirmemiş. Onun yerine “Ne zaman otomasyon sistemleri devreye girerse iki tarafın istihdam konularını karşılıklı görüşeceği” kararlara girmiş.
Bir yorum
Mavi yakalı işçiler için otomasyon, beyaz yakalılar için ise yapay zekâ iş gücü pazarında önemli değişimler getirecek. Yukarıda aktardığım Hyundai örneğinde sular şimdilik durulmuş. Ama bu teknolojik değişimlerin önünde durmak mümkün değil. Örneğin, Kore hükümetinin bir resmî araştırma kuruluşunun yaptığı hesaba göre bir robotun maliyeti 130.000 dolar imiş ve sağladığı fayda ile iki yıl içinde kendini ödüyormuş. Böyle bir ekonomik avantaj ile Atlaslar tüm fabrika alanlarını dolduracaktır.
Peki, çalışanlara ne olacaktır? Mevcut işlerini kaybedeceklerdir. Mevcut becerilerini başka işlerde kullanacaklardır; yetmezse yeni beceriler öğreneceklerdir. Değişimi durdurmak mümkün değildir. Önemli olan, değişime ayak uydurmaktır. Bunu sağlayacak olan da eğitimdir. Anaokulundan başlayarak, her şeyi sorgulayan, fikri hür, vicdanı hür, bağımsız ruhlu bireyler yetiştirmeyi hedefleyen ve öğrenmeyi öğreten bir eğitim sistemi gerekir. Orta Çağ kafası ile robotsu insan yetiştirmeyi hedefleyen eğitim politikaları ile olmaz.