Kilo vermek son yılların en çok konuşulan konularından biri. Eskiden diyet listeleri ve spor programları gündemdeydi. Bugün ise milyonlarca insan çözümü kolaya kaçarak yeni nesil zayıflama ilaçlarında arıyor.
Meksika'da düzenlenen Uluslararası Obezite Kongresi'nde açıklanan bir araştırma da bunun en somut göstergesi. Google verilerine göre yeni nesil zayıflama ilaçlarına yönelik internet aramaları son 10 yılda tam 25 kat arttı. Buna karşılık diyet, sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi geleneksel kilo verme yöntemlerine yönelik ilgi aynı dönemde neredeyse yerinde saydı.
Bu tablo yalnızca ilaçlara yönelik ilgiyi göstermiyor. Aynı zamanda insanların giderek daha fazla kolay olana yöneldiğini de ortaya koyuyor. Çünkü beslenme alışkanlıklarını değiştirmek, düzenli spor yapmak ve bunu yıllarca sürdürmek sabır ve disiplin gerektiriyor. Haftada bir yapılan enjeksiyon ise çok daha cazip geliyor.
TÜİK'e göre 15 yaş üstü nüfusun yüzde 21,8'i obez
Türkiye açısından tablo daha da çarpıcı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Avrupa'da obezitenin en yaygın görüldüğü ülke Türkiye. TÜİK'in son araştırmasına göre de 15 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 21,8'i obez. Buna karşın toplumun yüzde 86,6'sı düzenli fiziksel aktivite yapmıyor. Böyle bir tabloda son dönemde Türkiye'de de zayıflama iğnelerine ilginin hızla artmasına şaşırmamak gerek.
Bu gelişmenin ekonomik boyutu da en az sağlık kadar önemli. Yeni nesil zayıf ama ilaçları, Eli Lilly ile Novo Nordisk'in piyasa değerlerini 1 trilyon doların üzerine çıkardı. Obezite ilaçları artık yüz milyarlarca dolarlık bir pazar olarak görülüyor. Bu nedenle Pfizer, Amgen, Roche, AstraZeneca başta olmak üzere çok sayıda ilaç şirketi de bu yarışa girmiş durumda. Kim daha etkili, daha güvenli ve daha az yan etkiye sahip ilacı geliştirecek sorusu, önümüzdeki yıllarda sektörünün en büyük rekabet alanlarından birini oluşturacak. Bu yarış kızıştıkça, piyasaya çıkacak her yeni ilaç ve elde edilecek her yeni başarı da zayıflama ilaçlarına yönelik internet aramalarını ve kamuoyunun ilgisini daha da artıracak.
Bilim elbette insan hayatını kolaylaştırmalı. Ancak hiçbir ilaç, dengeli beslenmenin ve düzenli hareketin yerini tutamaz. Kestirme yollar cazip olabilir ama sağlıklı yaşamın sihirli formülü hâlâ bulunabilmiş değil.