Her şey, başyargıcın eylem yapan işsiz gençlere “Hamam böcekleri“ demesi ile başlamış. Gerçi gelen tepkiler üzerine baş yargıç “Ben hamam böceği olarak sahte ve uyduruk diplomalı işsizleri kast etmiştim" diye konuyu yumuşatmak istemiş; ama ateş bacayı sarmış. İşsiz gençler hemen kendilerine “Hamam Böceği Halk’ın Partisi“ (Cockroach Janta Party) diye bir platform kurmuşlar. Instagram’da başlayan bu hareket kısa zamanda 26 milyon üyeye dönüşmüş. Ve Z kuşağı işsiz gençlerin mizahla içini döktüğü bir arena olmuş.
Hindistan, dünyanın en fazla genç nüfusunun olduğu ülke. Son sayımlara göre 15-29 yaş grubundaki genç oranı %16,2 imiş. Bu da 230 milyona karşılık geliyor. Genç işsizliği Hindistan’da da önemli bir sorun. Tüm ülkedeki işsizlik oranı %5,5 iken genç kesimde bu oran %15,2. Bir üniversitenin (Azim Premji University) yaptığı araştırmaya göre üniversiteden mezun olanların ancak %7’si sabit maaşlı iş bulabiliyormuş ve ancak %4’ü beyaz-yakalı bir işe girebiliyormuş.
Geçtiğimiz Mayıs ayında bu işsiz ve mutsuz gençleri çileden çıkaran bir olay olmuş. Tıp fakültelerine giriş sınavının (NEET) soruları sızmış. Sınav iptal edilmiş. Bunun psikolojik yükünü çekemeyen 20’den fazla genç intihar etmiş. Hindistan’da eğitim, bir kişinin içinde bulunduğu düşük ekonomik durumdan çıkması için belki tek yolmuş. Ancak soruların sızması, sisteme güveni sarsmış. “Eğer çok çalışırsan bunun ödülünü alırsın“ inanışını yıkmış. Bir Hintli hukuk öğrencisi şöyle demiş: “Okullar, üniversiteler özelleştiriliyor. Sınav soruları çalınıyor. Okulu bitirsen de iş bulamıyorsun. Demokratik bir ülkede bunun sorumluluğu hükümete aittir“.
Bakın bir sınavın iptal edilmesi nelere yol açmış. Sınav sıkı güvenlik önlemleri altında yeniden yapılmış. Sınava 2,28 milyon aday katılmış. Adaylar biyometrik kimlik kontrolü, metal dedektör ve sıkı üst aramasından geçmişler. Ülkenin bazı bölgelerine sınav belgelerini Hint Hava Kuvvetleri taşımış. 95.000 sınav salonunda 1,3 milyon güvenlik kamerası, çevresinde 53,311 jammer varmış.
Sosyal medyada başlayan “Hamam Böcekleri Hareketi“ Mayıs ayında sokaklara taşmış. Eylemlere açlık grevi ile destek veren eylemci ve eğitimci Sonam Wangchuk 18 Temmuzda polis zoru ile hastaneye kaldırılmış. Bu eylem de “Hamam Böceklerini“ coşturmuş. Parlamentoya yürüyüşe katılım sayısını artırmış.
Parlamentoya yürüyüş, güvenlik güçlerinin sert müdahalesi ile karşılaşmış. Barışçı bir eylemi kaosa dönüştürmüş. Medyanın olaya eğilmesi ile konu daha da büyümüş. Sonunda Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan istifa etmiş. Gençler şimdi sıra 12 yıldır iktidarda olan Başbakan Modi’de diyorlar. Bakalım Hamam Böcekleri bunu başaracak mı?
Hindistan ve Türkiye farkı
Yukarıdaki haberi (https://www.bbc.com/news/articles/c8dng1v72lno) BBC kaynaklarından aktardım. Hindistan bize göre büyük bir ülke. Ancak gelişmekte olan bir ülke olarak bize çok benzer yönleri var: Örneğin, sınav sorularının sızması, öğrenci eylemleri, güvenlik güçlerinin barışçı protestolara karşı yanlış çıkışı, gençlik işsizliği. Bakınız “Human Rights Watch“ şöyle demiş: “Modi yönetiminde Hintli otoriteler, aktivistleri, gazetecileri ve barışçı protestocuları, “Uyduruk anti-terör ve nefret konuşması kanunları“na (fabricated counterterrorism and hate speech laws) dayanarak rutin bir biçimde yargılıyor“.
Bütün bu benzerliklere rağmen, Hindistan’da bizden çok farklı bir durum var: Bakanın istifası. İşte bu, bizde kaybolan kurumlardan bir tanesi. Demek ki Hindistan’da utanma duygusu, sorumluluğa sahip çıkma ve göreve saygı hala mevcut.
Kamu görevlilerinin gerektiği zamanlarda istifası, demokrasilerde çok değerli bir eylemdir. Onun için bu yazımda istifadan söz etmek istedim. Ama önce bir anekdot aktaracağım.
Bir anekdot
Aziz Basmacı bizim dönemin komedyenlerindendi. Tiyatro grubu ile sık sık Anadolu’ya turneye çıkardı. O turnelerin birinde geçmiş bu olayı, Aziz Basmacı’nın ağzından dinlemiştim.
Gösterinin yapıldığı sinema salonunda sahnenin hemen önündeki sırada bir kadın seyirci varmış. Kadın oyun sırasında çıt çıt ayçiçeği yiyerek oyuncuları rahatsız ediyormuş. Kadına “Lütfen, yapmayın“ ifadesi ile bakmışlar, olmamış. Ters bakmışlar, olmamış. Sonunda Aziz Basmacı oyun sırasında laf atmış. “Hani bizim mahallede bir Sümüklü Süheyla Hanım vardı. Her yerde çekirdek çıtlatırdı. Hatta tiyatroya gider, ön sıraya oturur, orda da çekirdek çıtlatır, oyuncuları taciz ederdi“. Ama kadın yine çekirdek yemesine devam etmiş. İki perde arasında birisi gidip kadınla konuşmuş. “Hanımefendi ama olmuyor böyle. Çekirdek yiyip ses çıkararak oyuncuları rahatsız ediyorsunuz. Size sahneden baktılar, olmadı. En sonunda Süheyla Hanım diyerek laf da attılar, aldırmadınız“. Kadın umursamaz biçimde söylenmiş.“Amann, niye alınayım. Benim adım Süheyla değil ki“.
İstifa kurumu
İstifa, kendi isteği ile bir işten veya hizmetten ayrılmak demektir. Bir kişi işinden niye ayrılır? Bunun değişik nedenleri vardır. Kişi daha iyi bir iş bulur, ayrılır. Daha çalışmak istemez, ayrılır. Patronuna kızar, ayrılır. Bir de özellikle kamu yönetiminde yöneticilerin yukardaki Hintli Bakan gibi istifaları söz konusudur. Nedir bu tür istifadaki neden?
Kamu yöneticisinin sorumluluğundaki işlerde büyük bir olumsuzluk, bir skandal yaşanmıştır. İstifa ile yönetici şunu demektedir: “Bana güvenerek önemli bir sorumluluk verdiniz. Ama ben bu sorumluluğu taşıyamadım. Ve bu hata oluştu. Böyle bir hatanın olmaması gerekirdi. Ama oldu. Bu koşullar altında ben bu ayıpla bu görevi yapamayacağım, bu sorumluluğu taşıyamayacağım. Bu hatamın bedelini işimi kaybederek ödüyorum, istifa ediyorum“. Her istifa mektubunda bunlar yazmayabilir. Ama istifanın anlamı budur. Hatayı kabul etmek, özür dilemek ve istifa etmek onurlu bir davranıştır. Gerektiğinde istifa etmek bir erdemdir.
Her yönetici böyle erdemli davranmaz. Bazıları Aziz Basmacı hikâyesindeki kadın gibidir. Gelen memnuniyetsiz seslere kulağını tıkar, tınmaz. Koltuğuna öylesine yapışmıştır ki, onu koltuktan ancak kazıyarak kaldırabilirsiniz. Kişi, yetkisinin sefasını sürer, ama sorumluluklarının farkında değildir. Sorumluluğun gereklerini yerine getirmediği için ortaya çıkan olumsuz tablodan dolayı rahatsız da olmaz, utanmaz. Hesap verme mekanizması da çalışmadığından, utanmaz yönetici yeni yanlışlara doğru görevine devam eder.
Sonuç
Az gelişmiş ülkelerin gençleri, söylenmese de, kendilerine hamamböceği gibi davranıldığının farkına vardıklarında geleceklerine sahip çıkacaklardır.
İstifa, işlemesi gereken bir kurumdur. İstifa etmek ayıp değildir. Ama gerektiğinde istifa etmemek ayıptır, arsızlıktır.