En kritik distribütörlük kararları, toplantı odalarında değil, fuar koridorlarında, kahve molalarında ya da OSS Lounge gibi temas noktalarında, karşılıklı hareket ve sabır gerektiren diyaloglarla şekilleniyor.
Messe Frankfurt İcra Kurulu Üyesi Detlef Braun, Automechanika İstanbul’un 25’inci yıl galasında, dijital çağın en büyük ironilerinden birini endüstriyel gerçeklikle yüzleştirdi. “Dijital dünya işlemlerde mükemmel, ancak derin güven inşa etmekte berbat” diyen Braun, otomotiv satış sonrası sektörünün çeyrek asırlık B2B bağlantılarından neden vazgeçemediğinin de özünü ortaya koydu.
19-22 Mayıs’ta Tüyap’ta 41 ülkeden yaklaşık 1.400 katılımcıyı 40 bin metrekareyi aşan alanda buluşturan, yüzde 55 gibi Türkiye fuarcılık tarihindeki en yüksek uluslararası katılımcı oranına ulaşan organizasyon, tam da bu tezi sayılarla doğruladı.
Güven yavaş inşa ediliyor
OSS, OİB ve TAYSAD’ın stratejik ortaklığında, 10 milyar dolarlık iş hacmi hedefiyle kapanan fuar, online B2B platformlarının, yapay zeka destekli eşleştirme algoritmalarının ve sanal showroom’ların yükselişine rağmen, fiziksel ağların yarattığı ticari ivmenin ikame edilemediğini gösterdi. Zira güven, Braun’un altını çizdiği gibi, yavaş inşa ediliyor; indirilemiyor, otomatikleştirilemiyor ve ekran başında kurulamıyor. En kritik distribütörlük kararları, toplantı odalarında değil, fuar koridorlarında, kahve molalarında ya da OSS Lounge gibi temas noktalarında, karşılıklı hareket ve sabır gerektiren diyaloglarla şekilleniyor.
Automechanika İstanbul’un küresel endüstriyel bağlanırlık altyapısına dönüştüğü, fuarın deneyim ekonomisiyle harmanlanan içeriğinde net okunuyor. ZF Aftermarket’in ileri seviye servis konsepti ZF[pro]Tech’in Türkiye lansmanını burada yapması, platformun stratejik ağırlığını tescil ederken; Innovation4Mobility by Bakırcı alanında elektrikli araç teknolojilerinin uygulamalı sergilenmesi, Detailing Arena’daki canlı PPF ve cam filmi atölyeleri, 3D Teknomarket’in eklemeli imalat bölgesi ve Hattat Holding’in yüzde yüz yerli elektrikli araçları, fuarın PowerPoint gerçekliğinden kopup sahaya inen yapısını ortaya koydu. Automechanika Academy oturumlarında ZF, Valeo, Mahle, Schaeffler yöneticilerinin mobilite ve sürdürülebilir dönüşümü tartıştığı konferanslar, sektörel bilginin anlık ve derinlikli transferini sağladı. Salon 10’daki 25. Yıl Tüneli ise, çeyrek asırlık sürekliliğin fotoğraflardaki somut hafızasıydı.
Braun’un “Gerçek iş birliği tek yönlü değildir; önce vermeyi, sonra almayı gerektirir” vurgusu, fuarın rakamsal başarısının ardındaki kültürel kodu açıklıyor. Polonya’dan ABD’ye, Çin’den Fas’a, Güney Kore’den Pakistan’a uzanan uluslararası pavilyonlar ve 100’den fazla ülkeye ihracat yapan Başbuğ Grubu gibi fuarla yaşıt başarı hikayeleri, burada kurulan ortaklıkların nesiller ve kıtalar arası büyüme yaratacak dayanıklılığa ulaştığını kanıtlıyor. OSS Derneği’nin 150’ye yakın üyesiyle yarattığı sektörel dayanışma, eleman.net iş birliğindeki Kariyer Alanı ve üniversite kulüplerinin projeleriyle beslenen Premium Event Area, fuarın ticaret kadar istihdam ve kuşaklar arası bilgi aktarımında da güven altyapısı görevi gördüğünü ortaya koydu.
Automechanika İstanbul, artık bir takvim alışkanlığı değil
İstanbul, Braun’un ifadesiyle, “küreselleşme yönetim terimine dönüşmeden çok önce ticareti, değişimi ve bağlantıyı anlamış bir şehir” olarak, bu küresel ağın jeostratejik merkezi olmayı sürdürüyor. Dijital platformlar işlem maliyetlerini düşürüp hızı artırsa da, bir distribütörle göz göze pazarlık yapmanın, parçayı yerinde test etmenin, eğitimi canlı deneyimlemenin yarattığı duygusal ve fiziksel sermaye, 10 milyar dolarlık iş hacmini somutlaştıran asıl katalizör olmaya devam ediyor.
Automechanika İstanbul, artık bir takvim alışkanlığı değil; endüstrinin nefes alıp nabzını tuttuğu, güven ağlarının tazelendiği, dijitalin tamamlayamadığı boşluğu dolduran vazgeçilmez bir B2B ritüeli.
