Geçtiğimiz günlerde Kocasinan Belediyesi’nin hayata geçirdiği Fuar38’in kapanış programına katıldım. 38 gün boyunca Kayseri’de gerçekten farklı bir atmosfer oluştu. Şehrin geçmişteki fuar kültürünün yeniden hatırlanması bir yana, Kayserililerin böyle bir organizasyona ne kadar ihtiyaç duyduğunu da hep birlikte görmüş olduk.
Kayseri’nin nüfusu yaklaşık 1,5 milyon. Fuar38’i ise 38 gün içerisinde yaklaşık 2 milyon kişi ziyaret etti. Bence bu rakamın kendisinden daha önemli olan, bu rakamın bize ne söylediği. İnsanlar sadece bir fuar alanına gitmedi; evlerinden çıktı, birlikte vakit geçirdi, eğlendi, alışveriş yaptı, konser izledi, çocuklarını gezdirdi. Kısacası şehir nefes aldı. Fuar alanında ticaret yapan esnaf açısından da hareketli bir dönem yaşandı. Dolayısıyla organizasyon şehirdeki ticareti de canlandırdı. Ancak benim Fuar38’de en çok dikkatimi çeken şey, insanların psikolojisine yaptığı etkiydi.
Bunda Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın da önemli bir payı olduğunu düşünüyorum. Ahmet Başkanın özellikle insanlarla iletişim kurma biçimi dikkatimi çekti. Espriye açık, mizahtan anlayan bir yapısı var. Başkanın bu yapısı hem belediye çalışanları üzerinde hem de halk üzerinde kucaklayan bir etki yarattığı için fuar38 herkese iyi geldi. Bu açıdan bakıldığında Fuar38, Kocasinan Belediyesi için çok başarılı bir organizasyon olmanın ötesinde, belediyenin kendisini şehirle daha güçlü bir şekilde buluşturduğu bir çalışma oldu. Tam da bu düşünceler aklımdayken, geçtiğimiz günlerde 1Dünya Yatak’ın düzenlediği yaza veda programına katıldım.
İnsana iyi gelen işler, eninde sonunda büyüyor
1Dünya Yatak’ın kurucusu Kubilay Pacal, hem çalışanları hem de yurt içinden ve dışından tüm paydaşları için Kayseri’deki bir at çiftliğinde güzel bir organizasyon hazırlamıştı. Yaklaşık 250 kişinin yer aldığı gecede tüm ayrıntıların düşünüldüğü yemek, açık hava sineması, nostaljik ikramlar ve barbekünün yanı sıra ilerleyen saatlerde davullar da çaldı. Programın başında ise Türk bayraklı balonlar gökyüzüne bırakıldı.
Gecenin atmosferi güzeldi ama benim aklımda kalan asıl konu Kubilay Bey’in çalışanlarına yaptığı zam açıklaması oldu. Bu aydan itibaren, enflasyon karşısında çalışanların gelirleri erimesin diye ücretlerde iyileştirme yapılacağını söyledi. O sırada yüzünde gurur ve heyecan vardı.
Bir şirketin büyüklüğünü sadece cirosuyla, ihracat rakamlarıyla ya da kaç ülkeye ürün gönderdiğiyle ölçmek mümkün değil. O rakamların arkasında kaç insanın emeği olduğunu da görmek gerekiyor. 1Dünya Yatak bugün 65’ten fazla ülkeye ihracat yapan bir şirket. Sıfırdan başlayıp böyle bir noktaya gelmek elbette önemli bir ticari başarı. Fakat o başarının arkasında çalışanlarına kendisini değerli hissettiren bir yönetim anlayışının bulunduğunu Kubilay Bey bir kez daha gösterdi.
Fuar38 ile 1Dünya Yatak’ın aslında birbirinden çok farklı iki hikâyesi var. Biri bir belediyenin düzenlediği şehir organizasyonu, diğeri ise bir şirketin çalışanları için düzenlediği bir organizasyon. Ama benim bu iki olaydan da çıkardığım sonuç aynı: İnsana iyi gelen işler, eninde sonunda büyüyor.