Yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Merkez Bankasına satışını gerçekleştiren firmalara Merkez Bankasınca sağlanacak desteği ifade eden ve 2023/5 sayılı “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirası’na Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ”le düzenlenen “döviz dönüşüm desteği” başlangıçta % 2 oranında uygulanmış ve 5 / 5 / 2025 tarihinden ise 30/4/2026 tarihine kadar %3 olarak uygulanmıştı. Anılan uygulama süresi 30 / 4/ 2026 tarihinde sona erecekti. Ancak, 1 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğle bu süre 31 / 7 / 2026 tarihine kadar uzatılmıştı. Daha sonra 1 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ değişikliği ile bu süre 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmıştı. Dolayısıyla, anılan destek uygulaması % 3 oran olarak, 31 / 1 / 2027 tarihine kadar devam edecektir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca hazırlanan “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirası’na Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğe İlişkin Uygulama Talimatı” 1 Ekim 2026 tarihinde yenilenmiş olup, bu talimattaki düzenlemeler 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren uygulamaya girmiştir. Önceki talimatta bu destek için aranan döviz alımı yapmama taahhüdü alınmaması uygulaması kaldırılmıştır. Ancak, 1 Ekim 2026 tarihinden önce firmalarca verilen döviz almama taahhütlerinin yerine getirilmemesi halinde, önceki uygulama talimatı hükümleri uygulanacaktır.
Döviz dönüşüm desteğiu
Yeni Talimatta konuya ilişkin yer alan düzenlemelerden önemli olanları şöyle özetlemek mümkündür:
Anılan düzenlemede yer alan firmalar ifadesi; Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan tüzel kişiliği haiz firmaları ifade etmektedir.
Anılan düzenlemede yer alan “yurt dışı kaynaklı döviz” tanımı; 11 / 8 / 1989 tarihli ve 20249 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın 2’nci maddesinin (j) bendinde tanımlanan tüm kıymetli madenlerin ihracından kaynaklananlar hariç olmak üzere;
- Firmaların döviz cinsi ihracat gelirlerini,
- Yabancılara yurt içinde sunulan hizmetler karşılığında kazanılan döviz tutarları da dahil olmak üzere yurt dışında yerleşiklerden elde ettikleri döviz kazandırıcı hizmet gelirlerinden yurda getirdikleri dövizlerini,
- Serbest bölgede faaliyet gösteren firmaların yalnızca yurt dışına yaptıkları satışlara ilişkin döviz gelirlerini,
ifade etmektedir.
“Döviz dönüşüm desteği” tanımı ise; yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Merkez Bankasına satışını gerçekleştiren firmalara anılan Uygulama Talimatı kapsamında Merkez Bankasınca sağlanacak desteği ifade etmektedir.
Anılan desteklemeden yararlanmak amacıyla, firmaların yukarıda belirtilen yurt dışı kaynaklı dövizlerini banka aracılığıyla Merkez Bankası’na satışı sırasında, “talep formu” (örneği anılan Uygulama Talimatı’nın B ekinde yer almaktadır) ve “döviz pozisyonu bildirim formu”nu aracı bankaya ibraz ederek;
- İhracatçı firmaların 16 Ocak 2020 tarihli İhracat Genelgesi kapsamında Merkez Bankası’na satmakla yükümlü oldukları ihracat bedeli dövizlerin,
- Firmaların 18 Mayıs 2026 tarihli Görünmeyen İşlemler Genelgesi’nin 5’inci maddesi kapsamında döviz kazandırıcı hizmet bedeli dövizler ile
Serbest bölgede faaliyet gösteren firmaların yalnızca yurt dışına yaptıkları satışlara ilişkin dövizlerin,
banka aracılığıyla Merkez Bankası’na satışının gerçekleştiği gün, dönüşüm kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilen tutarın %3’ü kadar döviz dönüşüm desteği firmalara ödenmek üzere Merkez Bankasınca aracı bankaya aktarılacaktır. (Dönüşüm kuru; firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk lirasına çevrildiği gün Merkez Bankası tarafından saat 11.00’de ilan edilen döviz alış kurunu ifade etmektedir.)
“Döviz Pozisyonu Bildirim Formu” anılan Uygulama Talimatı’nın C adlı ekinde yer almakta olup, bu formda yer alan formüllere göre “döviz pozisyon oranı” hesaplanmaktadır.
Döviz pozisyonu oranı yüzde 10’u aşan firmalar döviz dönüşüm desteğinden yararlanamamaktadır. Döviz pozisyonu bildirim formu, belge tarihinden itibaren 15 gün süreyle geçerli olup bu süre içinde aynı form kapsamında birden fazla işlem yapılabilir. Aracı bankalar, her bir döviz dönüşüm desteği başvurusu sırasında bu koşulların sağlandığını kontrol etmek durumundadırlar.
Firmaların limit kullanım dönemi içinde yararlanabileceği azami döviz dönüşüm desteği tutarı 100.000.000 (yüz milyon) Türk Lirası’dır.
İhracat ve Döviz Kazandırıcı Hizmetler Reeskont Kredisi Uygulama Talimatı ile İhracat ve Döviz Kazandırıcı Hizmetler Reeskont Finansmanı Uygulama Talimatının Ek-4’üncü maddesine göre kredi kullanan firmalara, kredi vadesi boyunca, bu madde kapsamında döviz dönüşüm desteği sağlanmamaktadır.
Firmaların peşin ihracat bedeli olarak getirdikleri yurt dışı kaynaklı dövizler için destek ödemesi talepleri, ilgili gümrük beyannamelerinin aracı bankaya ibraz edilmesini müteakip işleme alınmaktadır. Gümrük beyannamesi ibraz edilmeden döviz dönüşüm desteği kapsamında Merkez Bankasına döviz satışı yapılması halinde, döviz dönüşüm desteği kapsamında Merkez Bankasına satılan dövizin tamamına eşit tutarda ve ödeme şekli “Peşin Ödeme” yazılı olan gümrük beyannamesi bilgisinin aracı banka tarafından en geç 6 ay içerisinde Merkez Bankası’na bildirilmesi ve döviz pozisyonu bildirim formunun aracı bankaya ibrazı sonrasında, dövizin Merkez Bankası’na satış tarihindeki dönüşüm kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilen tutara cari oran uygulanarak hesaplanan destek ödemesi yapılacaktır.
Yurt dışından efektif olarak getirilen ve peşin ihracat kapsamında olmayan ihracat bedellerinin satışında döviz dönüşüm desteği talep edilebilmesi için Nakit Beyan Formu düzenlenmiş olması zorunludur. Nakit Beyan Formuyla döviz dönüşüm desteğinden faydalanmak isteyen firmalar dövizlerini yalnızca gümrük beyannamesinin “Finansal ve Bankacılık Verileri” başlıklı 28 numaralı hanesinde yer alan banka aracılığıyla Merkez Bankasına satabilir.
Aracılı ihracatlarda, aracı tarafından yurda getirilen peşin ihracat bedeli olmayan dövizlerin aracı ihracatçılara ürün tedarik/imal eden firmalar adına satışı yapılırsa;
- Anılan Uygulama Talimatı’nın E adlı ekinde yer alan Aracılı İhracat Kapsamında Döviz Dönüşüm Desteğinin Tedarikçiye/İmalatçıya Ödenmesine İlişkin Beyannamenin,
- Aracı ihracatçı ile tedarikçi/imalatçı firma arasında yapılmış aracılı ihracat sözleşmesinin,
- Tedarikçi/İmalatçı firma unvanının kayıtlı olduğu ilgili Gümrük Beyannameleri ve bu beyannameler kapsamındaki tedarike/imalata ilişkin ihraç kayıtlı mal faturalarının
- Aracı bankaya ibraz edilmesi gerekir. Bu durumda bu Uygulama Talimatı bakımından döviz satışının tedarikçi firmaca yapıldığı kabul edilir ve döviz dönüşüm desteği aracı bankaca doğrudan tedarikçi/ imalatçı firmanın hesabına aktarılır.
Yurt dışından efektif olarak getirilen;
- a) Döviz kazandırıcı hizmet ihracatı,
- b) Peşin ihracat kapsamında olan mal ihracatı
bedelleri için döviz dönüşüm desteği talepleri kabul edilmez.
İhracat bedeli dövizler için gümrük beyannamesi, döviz kazandırıcı hizmet bedeli dövizler için fatura ve serbest bölgede faaliyet gösteren firmaların yurtdışına yaptıkları satışlara ilişkin dövizler için Serbest Bölge Müdürlüğü’nce onaylı Serbest Bölge İşlem Formu aracı bankaya ibraz edilmedikçe döviz dönüşüm desteğinden faydalanılamaz. İbraz edilen ve aracı bankaca kontrol edilen gümrük beyannamesi, fatura ve Serbest Bölge İşlem Formu bilgileri işleme aracılık eden banka nezdinde elektronik ortamda saklanır.
Döviz kazandırıcı hizmetlere aracılık eden firmalar, sadece verdikleri aracılık hizmetlerinden hak ettikleri dövizleri satarak döviz dönüşüm desteğinden yararlanabilir. Verilen aracılık hizmetinin tutarı, yurt dışı yerleşiğe hizmeti sunan firmadan alınacak muvafakatname ve aracı tarafından hizmetin sunulduğu yurt dışı yerleşiğe kesilen faturadaki tutar ile yurt içinde hizmeti sunan firmanın aracıya kestiği fatura arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir.
Dahilde İşleme Rejimi kapsamında gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin döviz dönüşüm desteği ödemelerinde; döviz dönüşüm desteğine esas döviz satış tutarının hesaplanmasında, ihracat bedelinden bedelsiz ithalat tutarı düşülerek bulunan tutar esas alınır.
Firmaların bu Uygulama Talimatı kapsamında limit kullanım dönemi (takvim yılı) içerisinde Merkez Bankasına satabilecekleri toplam döviz tutarının Türk lirası karşılığı, söz konusu döneme ait firma satış limitini aşamaz. (Firma satış limiti; firma kârlılığı ve işgücü maliyetinden oluşan katma değer tutarını ifade etmektedir.) Bir limit kullanım döneminde kullanılmayan firma satış limiti, izleyen limit kullanım dönemine devredilmez.
Destek uygulamasında istenen Döviz Pozisyonu Bildirim Formu
Anılan Uygulama Talimatı’nın C Ekinde yer verilen Döviz Pozisyonu Bildirim Formu’nda formun düzenleme tarihindeki döviz ve altın varlıklarına ilişkin bilgiler istenilmektedir. Bildirim düzenleme tarihindeki altın/döviz varlık ve yükümlülüklerinin TL karşılığının, döviz varlıkları için TCMB tarafından içinde bulunulan yılın ilk iş günü ilan edilen döviz alış kurlarının; altın varlıkları için Borsa İstanbul tarafından içinde bulunulan yılın ilk iş günü ilan edilen altın fiyatları üzerinden hesaplanarak yazılacağı belirtilmiştir.
Anılan formdaki aktif toplam tutarının Gelir İdaresi Başkanlığı’na verilen yıllık beyannamelerde raporlanan en güncel yılsonu bilanço aktif tutarı olacağı, net satış hasılatının ise aynı beyannamede yer alan yıllık net satış hasılatı toplamı olacağı belirtilmiştir. Keza, verilen çekler ve ödeme emirlerinin pozitif değer olarak raporlanacağı, ancak hazır döviz varlıkları toplamı ile döviz pozisyonu oranı hesaplamasında bu değerin çıkarılması gerektiğine dikkat edileceği ifade edilmiştir.
Anılan formun YMM/SMMM tarafından hazırlanacağı ve imzalandıktan sonra firma yetkilileri tarafından formda yer alan bilgilerin doğruluğunun teyit edilerek imzalanacağı belirtilmiştir.
Yeminli Mali Müşavirler genelde, firmalar tarafından hazırlanan kurumlar vergisi beyannamelerinde beyan edilen mali tabloların ve vergi beyanlarının uygunluğunu denetlemekte (Tam Tasdik) ve buna ilişkin yıllık rapor hazırlayarak vergi dairelerine vermektedirler. Bu kapsamda, geçici vergi dönemleri itibariyle de denetimler yapmakta ve verilen beyanları kontrol etmektedirler. Hâlbuki bu düzenlemede tam tersi yapılmakta, formun YMM’lerce hazırlanacağı, firma tarafından onaylanacağı belirtilmektedir. Bu, denetim fonksiyonuna ters bir uygulamadır.
Öte yandan, Formun hazırlandığı tarih itibariyle firmaların güncel verilerinin formda yer alması öngörülmekte olup, formun geçerlilik süresi de 15 gün olarak belirtilmektedir. Formun hazırlandığı tarihte, bu tarih itibariyle güncel veriler henüz muhasebe kayıtlarında da tamamlanmış olamaz. Muhasebe kayıtlarında yer alsa bile, bu güncel verilerin YMM’lerce kontrol edilip forma dahil edilmesi zaman alacak bir çalışmayı gerektirecektir. Üstelik bu tür bir çalışmanın Tam Tasdik Sözleşmesi kapsamında yapılması mümkün olmayıp ayrı bir sözleşme yapılmasını gerektirir.
Kanımızca, olması gereken, Formdaki verilerin firmalarca hazırlanması, hazırlanacak bu verilerin doğruluğunu teyit edecek bilgi ve belgelerin YMM’lere firmalarca sunulması ve gerekli kontroller yapılabildikten sonra YMM’lerce, Formdaki bilgilerin kendisine sunulan bilgi ve belgelere göre uygun olduğunun onaylanması olmalıdır. Bu süreç muhtemelen 15 günden daha fazla zaman gerektirecektir. Ya da, Formda yer alacak verilerin YMM’lerce Tam Tasdik kapsamında bulunan firmaların en son geçici vergi dönemlerinde beyan ettikleri mali tablolardaki veriler olmalı ve YMM’lerce bu verilerin onaylanması şeklinde düzenleme olmalıdır. Dolayısıyla, anılan düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesinde ve ilgili meslek odalarının ve birliğinin görüşlerinin de dikkate alınarak sürecin belirlenmesinde fayda vardır.