Hafta sonunda The Wall Street Journal’da okuduğum “Bir Milyon İş Başvurusu Alıyor, Yüzde 99,9'unu Reddediyor” başlıklı haber geleceğin en değerli şirketlerini yaratmada doğru insanları seçme ve doğru sistem içinde çalıştırma becerisinin ne denli önemli olduğunu göstermesi bakımından ilginçti. Hayli özetleyerek aktarıyorum:
Dünyanın en seçkin üniversiteleri ve en gözde şirketleri her yıl milyonlarca başvuruyu değerlendiriyor. Büyük bölümü reddediliyor. Ancak yine de, çoğumuzun adını bile duymadığı bir şirket kadar seçici değiller.
Geçen yıl yaklaşık 800 bin kişinin başvurduğu İtalyan teknoloji şirketi Bending Spoons, yalnızca 286 kişiyi işe aldı. Dünyanın en prestijli üniversitelerinde kabul oranı yaklaşık yüzde 4 seviyesindeyken, Bending Spoons'ta bu oran yüzde 0,04'ün bile altında. Başka bir ifadeyle, bu şirkette işe girmek Harvard Üniversitesi'ne kabul edilmekten yaklaşık 100 kat daha zor. Üstelik bu oran, dünyanın en seçici yatırım bankaları ve danışmanlık şirketlerinin, Citadel'in staj programının ve NASA'nın astronot seçimlerinin bile altında kalıyor.
Üstelik şirket Silikon Vadisi'nde değil, İtalya'nın Milano kentinde kuruldu. Bugün internetin efsane markalarından AOL'un yanı sıra Evernote, Vimeo ve WeTransfer gibi dünya çapında milyonlarca kişinin kullandığı dijital platformların da sahibi. İşin ilginç yanı ise oran sadece bir istatistik değil. Adaylar; muhakeme, öğrenme hızı ve karar verme becerilerini ölçen testlerin ardından standartlaştırılmış mülakatlar ve veri temelli değerlendirmelerden geçirilerek seçiliyor. Şirketin kurucusu Luca Ferrari, klasik iş görüşmelerinin yazı tura atmaktan çok da farklı olmadığını söylüyor. Bending Spoons'un iş modeli de en az işe alım sistemi kadar sıra dışı. Eski parlak günlerini geride bırakmış ancak hâlâ milyonların kullandığı dijital markaları satın alıyorlar. Yeniden yapılandırıyor, kârlılıklarını artırıyor ve elde ettikleri gelirle yenilerini alıyorlar.
Kurucuların yıllar önce vardığı sonuç ise dikkat çekici: İşi kurarken şans önemlidir ama onu yönetirken belirleyici olan operasyon kalitesidir. Bu yüzden de kendini kanıtlamış markaları daha iyi yönetmeye odaklanıyorlar.
Görünen o ki geleceğin en değerli şirketlerini yalnızca teknoloji değil, doğru insanları seçme ve onları doğru sistem içinde çalıştırma becerisi inşa edecek.