1980’lerin ortası, Anka Ajansının ekonomi servisinde muhabirim. O yıllarda ekonomi haberciliği yeni yeni ön plana çıkıyor, ekonomi muhabirleri de öyle.
Sevgili İsmet Hazardağlı ile yollarımız işte ta o yıllarda kesişti. İsmet Anadolu Ajansında, ben Anka’da… İkimiz de ekonomi servislerinde çalışıyoruz, hemen hemen aynı haberleri kovalıyoruz.
İsmet meslekten biraz erken uzaklaştı ama neredeyse ayda bir yine bir araya gelirdik. Muhabirlik dönemimizde ve genel olarak 2000’li yılların başına kadar ekonomik kadrolarda çok üst düzey görev yapmış bürokratlar (artık bürokrat-gazeteci ilişkisinden öte hepsiyle birer dostuz), biz gazeteciler, kimi akademisyenler genellikle ayda bir cumartesi öğleden sonraları aynı mekanda toplanır birlikte yemek yer, sohbet eder, eski günleri anardık. O yemeğin gazeteci grubunda İsmet’le birlikte ben de vardım.
1980’lerin ortalarından geçen perşembe akşamına kadar geçen yaklaşık kırk yıl…
İsmet’i perşembe akşam saatlerinde kaybettik.
Görünürde hiçbir rahatsızlığı yoktu.
Bu tür ani ölümlerde ilk akla geldiği gibi bir kalp krizi sonucu muydu bu kayıp, herhalde…. İsmet hemen her konuya çok ciddi bir tutum takınarak espriyle yaklaşan biriydi.
Tanımayanlar pek anlamaz ve ciddi zannederlerdi. Aslında o dalga geçerdi pek çok şeyle. Bunda psikoloji (ODTÜ) okumasının etkisi var mıydı, kim bilir…*** Sevgili İsmet’i cuma günü son yolculuğuna uğurladık.
Tabii ki öncelikle ailesinin olmak üzere tüm basın camiasının başı sağ olsun.
Biraz izin…
Değerli okurlarım “mücbir” sebeplerden dolayı sizlerden bir süreliğine izin istiyorum.
O sebepler ne zaman ortadan kalkar tam bilmiyorum ama uzun sürmeyeceğini umarım…