İTHİB Başkan Yardımcısı ve yeni dönem Başkan Adayı Ahmet Şişman, Avrupa’daki 105 milyar dolarlık üretime yöneldiklerini belirterek, "Sektörde yeterince sermaye var. Varlık Fonu da destek olabilir. Satın alma ile teknik tekstil başta olmak üzere önemli fırsatları değerlendirebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Borsa İstanbul’da işlem gören ve BİSTTÜM endeksine dahil 545 şirketin bilançoları açıklandı. Ziraat Yatırım’ın analizine göre bu şirketlerin son çeyrekteki net dönem karı 2024 yılının aynı çeyreğine göre yüzde 87 artışa işaret ediyor. Bankaların yanı sıra holdingler ve enerji sektörü öne çıktı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın geçen yıl yoğunlaştırdığı, bu yıl da devam ettiği denetimler, bütçenin hem vergi gelirleri hem de ceza kalemlerini dikkat çekici ölçüde artırdı. 2026 yılı Şubat ayı sonu itibarıyla kesilen para cezaları tutarı 1 trilyon 49 milyar liraya ulaştı. Bu tutar 348 milyar liralık yılın tamamındaki beklentinin 3 katı seviyesinde. Bütçenin vergi cezaları kaleminde de başlangıç beklentisiyle iki aylık gerçekleşme arasındaki fark yüzde 436.9 olarak hesaplandı.
Sigorta sektörünün toplam aktif büyüklüğü 2025 yılı sonunda 3,8 trilyon TL’ye ulaştı. Prim üretimi yüzde 46 artarak 1,2 trilyon TL olurken sektörün net kârı 168 milyar TL’ye yükseldi. Teknik kârlılık güçlü artış gösterirken faaliyet giderlerindeki hızlı yükseliş ve yatırım gelirlerine artan bağımlılık dikkat çekti. BES fon büyüklüğü ise yüzde 76 artışla 2,16 trilyon TL’ye çıktı.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, suyun artık yalnızca doğal bir kaynak değil, gıda güvenliğinden sanayi üretimine, şehirlerin sürdürülebilirliğinden ekonomik kalkınmaya kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir değer olduğunu belirterek, “Ulusal Su Planı, Türkiye’nin su kaynaklarının sürdürülebilirliği için son derece stratejik bir hamle. Suyun sürdürülebilir yönetimi için tüm paydaşlara kritik rol düşüyor. İSO olarak suyu üretimin devamlılığı, rekabet gücü ve gelecek nesillere karşı sorumluluk çerçevesinde de ele alıyoruz. Milletimizin bu gerçeğin etrafında kenetlenmesi ve güçlü bir farkındalık oluşturabilmek için önümüzdeki günlerde bu konuda önemli bir projeyi kamuoyu ile paylaşarak hayata geçireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Savaşın etkileri önümüzdeki aylarda bir ölçüde hissedilecek. Cari açık konusunda biraz kaygılıyım, zira petrol fiyatları doğrudan cari açığı artırıyor. Programın hangi boyutuyla en çok tedirginsiniz diye sorarsanız, şu an için cari açık derim ancak yönetilebilir düzeyde kalacağına inanıyorum” dedi.
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, son üç yılda uygulanan düşük kur yüksek faiz politikası neticesinde yaklaşık 4,4 milyar dolar ihracat ve 400 bin istihdam kaybı yaşarken, ithalatta da 5 milyar dolar sınıra yaklaştı. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını kaydeden TİM Başkanı Mustafa Gültepe ile İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, çözüm noktasında ilgili bakanlıklarla temaslarını artıracaklarını kaydetti.
Merkez Bankası’nın sıkı duruşu bankacılık sektöründe TL mevduat faizlerini hareketlendirdi. Savaş öncesine göre en kısa vadeli TL mevduat faizi 1.5 puan, diğer vadelerde ise en az 1 puanlık yükseliş yaşandı. Dövize eğilim korkulduğu gibi olmadı, vatandaşın vadeli TL mevduatı büyüdü.
Orta Doğu’da tırmanan savaş, Türk perakende markalarını da doğrudan etkiledi. Bölgede 578 mağaza ve 2 bin 815 satış noktası bulunan markalar, güvenlik endişeleri ve düşen talep nedeniyle Dubai ve Katar gibi ülkelerde ciddi satış kaybı yaşıyor. Sektör temsilcileri B planı için bayram sonrasını beklerken, çatışmanın uzaması halinde turizm alışverişinin de risk altına girebileceği belirtiliyor.