MEHMET KAYA/ANKARA
SGK’nın topladığı malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinin yüzde 4’ü oranındaki Hazine katkısı, TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle Ağustos 2026 itibarıyla kaldırıldı. TEPAV Merkez Direktörü Hakkı Hakan Yılmaz EKONOMİ’ye yaptığı değerlendirmede, SGK gelirlerinin yüzde 17’sine ulaşan bu desteğin sona ermesinin kurumun finansman açığını büyüteceğini söyledi.
Yılmaz’a göre, devlet katkısı hesaba katıldığında 2025’te 36 milyar TL fazla veren SGK, bu kaynak çıkarıldığında 853 milyar TL açık vermiş görünüyor. 2026’da ise 200 milyar TL fazla beklenen dengenin 1,1 trilyon TL açığa dönüşebileceği tahmin ediliyor. Düzenleme merkezi yönetim bütçe açığını kısa vadede düşük gösterecek olsa da SGK’nın nakit dengesini bozacak, uzun vadeli mali riskleri artıracak. Açıkların doğrudan Hazine tarafından kapatılması, kurumun daha fazla prim toplama motivasyonunu da zayıflatabilecek.
Yılmaz, haziran bütçe gerçekleşmelerinde mart, nisan ve haziran aylarında SGK’ya aktarılması gereken devlet katkısının kamu hesaplarına yansıtılmadığını belirtti. Kendi hesaplamasına göre 287,9 milyar TL’lik bu tutar eklendiğinde bütçe açığı yüzde 25,5 artarak 1,23 trilyon TL’ye, program dışı denge ise 142 milyar TL açığa ulaşıyor.
Jeopolitik riskler, makroekonomik belirsizlikler, enflasyon hedeflerinden sapma, düşük büyüme, yavaşlayan talep, yüksek faizler ve siyasi belirsizliklerin bütçe yönetimini zorlaştırdığını belirten Yılmaz, 2026’nın kalanında daha ihtiyatlı, ön alıcı ve para politikası hedefleriyle uyumlu bir maliye politikasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
"SGK’nın öngörülebilir ve sürdürülebilir yönetilmesi kritik"
Sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli aktüeryal dengelere dayandığını hatırlatan Yılmaz, önümüzdeki 10 yılda yaşlanan nüfus nedeniyle sağlık harcamaları ve emekli aylıklarının artacağını, bu nedenle SGK’nın öngörülebilir ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesinin kritik olduğunu ifade etti. Bütçe dengesinin mali hesaplarla olduğundan iyi gösterilmesinin maliye politikasının güvenilirliği ve kredibilitesini aşındırabileceği uyarısında bulundu. Yılmaz, Hazine’nin 2026’da faiz gelirlerinin yüzde 121,5 artışla 212,1 milyar TL’ye çıkmasına dikkat çekti. Büyük ölçüde Merkez Bankası’ndan sağlanan bu gelir, Hazine’nin faiz giderlerinin yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geliyor ve Merkez Bankası zararının süreceğine işaret ediyor. Enerji maliyetleri, zayıflayan büyüme ve artan enflasyon bütçeyi baskılarken, yeni önlemler alınmaması halinde savaş ve enerji maliyetlerinin bütçe açığını GSYH’nin yaklaşık yüzde 0,5’i kadar artırabileceği öngörülüyor.