AK Parti’nin 33. İstişare ve Değerlendirme toplantısında Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in en düşük emekli maaşına kalıcı çözümün ekim ayında Meclis’e gelecek yasal düzenleme ile aşılacağını söylediği iddia edildi.
Şubat sonu başlayan savaş, yatırımcısını yılın ilk iki ayında mutlu eden TL varlıklarda kazancı kayba döndürdü. Yılın ilk çeyreğinde reel olarak en çok kaybettiren endeksler bankacılık ve holdingler olurken, gram altın yatırımcısı da hem martta hem de ilk çeyrekte reel kayıp yaşadı.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftanın sohbetinde yayılma eğilimi gösteren savaşın piyasalara etkisini tartıştı. Türkiye’de faizin küresel birçok enstrümana göre daha cazip olduğunu ifade eden Ali Ağaoğlu, borsada toparlanma ihtimalini ise daha düşük gördüğünü söyledi. Hakan Güldağ da savaş etkilerinin enflasyonda düşüşü yavaşlatacağına işaret etti.
Kredinin pahalanması, akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artış ve belirsizlik otomotivde satışları frenledi. EKONOMİ gazetesine konuşan sektör temsilcileri, mart ayı satışlarında yüzde 15’e yakın daralma beklendiğini dile getirdi. Sektör temsilcileri, üretim ve lojistik maliyetlerindeki artışın zam baskısını artırdığını da dile getiriyor.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, petrol fiyatları kaynaklı maliyet artışı, fuar katılımlarında düşüş ve turizmde dönemsel rezervasyon iptalleri olsa dahi, savaş sona erip barış sağlandığında Türkiye’nin “coğrafi avantajının” devreye gireceğine işaret etti. Avdagiç, “İran’a ambargo kalkınca ABD’nin oraya mal satması için belki 6 ay, belki 1 yıl lazım. Bize ise 1 gün yeter” dedi.
Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli bir kapanmaya karşı uyarılarda bulunan FAO başekonomisti Máximo Torero, bunun sadece bir enerji şoku olmayacağını, gıda güvenliği açısından da ciddi riskler oluşturabileceğini vurguladı.
ATO meclis toplantısında konuşan Gürsel Baran, Hürmüz'ün kapanmasının, enerji arzını, ticaret yollarını ve fiyat dengelerini etkilediğini belirterek tedarik zincirinde Türkiye'nin alternatif bir merkez olma yolunda ilerlediğini söyledi.
GABORAS CEO’su Ruhi Konak, "Son dönemde veriler, sanayinin Marmara’dan Anadolu’ya yönelmesinin söylemsel bir beklenti olmadığını ortaya koyuyor. Yatırımcılar artık risk dağıtma refleksiyle hareket ediyor." dedi.
Türkiye demir çelik endüstrisi geçen yıl her ne kadar maliyet ve regülasyon baskısı altında kalsa da gösterdiği performans ile üretimde bir basamak yukarı çıktı. Üretimde Almanya’yı tekrar geçerek Avrupa’da en büyük, dünyada ise yedinci sıraya yükselen Türkiye’nin önünde savaş sonrası talebin hızlı artacağı komşu pazarlar önemli fırsat yaratıyor. Avrupa Birliği ile ticaretin kuralları 2026 ikinci yarı ile birlikte hızlı bir değişim yaşayacak.