İMAM GÜNEŞ/İSTANBUL
Bünyesinde 16 alt sektörü barındıran ve geçen yıl 31,9 milyar dolarlık ihracata imza atan kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 13,5 pay aldı. Sektör, 2026 yılından daha umutlu. İhracat hedefini yüzde 10 büyüme olarak hedefleyen sektör, yıl sonunda 35 milyar dolara ulaşmayı planlıyor.
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, 2025 yılında zorlu küresel koşullara rağmen ihracatın artmasının önemli olduğunu belirtti. Kimya sektörünün ticarette önemli bir rolü olduğunu kaydeden Pelister, “Gümrük Tarife İstatistiki Pozisyonu (GTİP) bazında ticaretimize baktığımızda ithalatta birçok kalem bize yazılıyor ancak ihracatta ise tekstilde sentetik kumaş, otomotivde boya, plastik, kauçuk gibi ürünler, tarımda kullanılan gübreler gibi başka sektörlere yazılan kimya ürünleri ihracatı oldu. Dolayısıyla ticaret dengemizde bu yüzden önemli bir açık görülse de en azından diğer sektörlere katkı sağlamış oluyoruz. Kilogram başı ihracat değerimiz geçen yıl 1 doları aştı. En fazla ihracatı Hollanda’ya yaptık. Sonrasında Romanya, İtalya, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) geldi. BAE’de yüzde 346 büyüme sağladık. Ortadoğu coğrafyasındaki başarılı çalışmalarımız ihracat rakamlarına da yansıdı” dedi.
Suriye pazarını çok önemli olduğunun altını çizen Pelister, “Ülkeye siyasi olarak da istikrar gelmeye başladı. Türkiye, Suriye’nin dünyaya açılan en önemli penceresi. Dolayısıyla Suriye’de ihtiyaçları karşılamada Türkiye önemli rol oynayacak. Eskiden ülke olarak 5 milyar dolar ihracat yapıyorduk. Şimdi 10 milyar dolar olacak potansiyeli var. Sağlık, hijyen, yapı ürünleri balata olmak üzere önemli ihracat potansiyeli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
BAE pazarındaki yüzde 346’lık artışının nedenini sorduğumuz Pelister, soruyu şöyle yanıtladı: BAE, önemli bir hub. Batı Afrika başta olmak üzere Orta Doğu coğrafyasına aracılık eden bir ülke. Dağıtım merkezi olmasının yanı sıra verilen teşviklerle yer kiralayan, depo açan firmalarımız da oldu. Ayrıca Dubai’de 50 bin Türk yaşıyor. Bu da bir avantaj. Fuarların da çok katılımlı ve verimli geçmesi yüzde 346’lık artışı beraberinde getirdi.”
Nisan ayında süresi dolacak olan döviz dönüşüm desteğinde hem süresinin hem de oranın yükseltilmesi gerektiğini belirten Pelister, “Gönlümüz yüzde 8-10 istiyor. Ama yüzde 3 de çok düşük oran. En azından yüzde 5’in altında bir oran olmaması lazım” diye konuştu.
2025 yılında miktar bazında artış okurken, değer bazında istediğimiz hedefe ulaşamadık. Bazı kimyasalların fiyatları tavanı görmeye yakın. Dünyadaki tarife savaşları ve rekabetçilik bizleri de etkiliyor. Çin, dünyaya mal satmaya başladı, bunu yaparken de fiyatları geriye çekti. Dolayısıyla emtia fiyatlarının artacağını düşünüyoruz.
Yüksek maliyeti gören yabancılar, Türk firmaları yatırıma davet ediyor
Dünyadaki globalleşme trendinin yerini lokalleşmeye bıraktığını ve durumun da yatırımlarda yeni bir bakış açısı getirdiğini söyledi. Hedef ülkelere ihracat yaparken vergisel durumlarla karşılaştıklarına değinen Pelister, “Bu vergiler dolayısıyla fiyatlara yansıyor. Bu durumda ticareti devam ettirmek isteyen ülkeler firmaları yatırım yapmaya davet ediyor. Firmalarımız, bunu uygun gördüğü takdirde lokal yatırımlar yapmasının yerinde olacağını düşünüyoruz” açıklamasını yaptı. PETKİM’in bir tesisinin geçen yıl bakımda olmasının ihracat artışını sınırlı tuttuğunu ifade eden Pelister, bu yıl ihracat artışı beklentilerinde tesisin faaliyete girmesinin de etkili olduğunu dile getirdi. Pelister, ayrıca Yumurtalık’ta yapılan yatırımın da gelecek dönemde faaliyete geçmesiyle kimya ihracatının hızla artacağını vurguladı.
KTM AKREDİTASYONUNA KAVUŞTU
Kimya Teknoloji Merkezi’nin (KTM) akreditasyon sürecinin gecikmesiyle ilgili eleştirilere açıklık getiren İKMİB Başkanı Adil Pelister, “Merkezimizi 27 Aralık 2024 yılında açtık. Altyapısını, sistemini kurmak zaman alıyor. Ayrıca Türkak’a fiili çalışma olarak 6 ayı tamamlamadan müracaat edemiyorsunuz. Ortalama akredite süresi de 1 ila 1,5 yıl oluyor. Aralık ayının ortasında 44 testten akreditasyonumuzu alarak uluslararası geçerliliğe sahip resmi bir laboratuvar statüsünü kazandık. Artık Türkak’tan onaylı testler yapacağız. Şimdi yurt dışındaki diğer belgelendirme süreçlerine odaklanacağız. Bu önemli kuruluşun ekonomimize ve sektörümüze katlı sağlayacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde Türkiye Kimya Ajansı ile birlikte Türkiye Kimya Sektör Şurası’nı da gerçekleştirmeyi planlıyoruz. İhracatta yakaladığımız başarı ve istikrar dolu bu sürecin, yönetimde sağladığımız birlik ve sürdürülebilir anlayışı ile devam edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.