BESTİ KARALAR/ANKARA
Terörsüz Türkiye hedefinde hazırlanan yasal düzenleme haziran ayı içeresinde partilerin görüşlerine sunulacak. Bu süreçte yasal düzenleme teklif haline getirilme hazırlıkları sürerken, terör örgütünün de silahları bıraktığına ilişkin kamuoyuna güvenlik birimlerince teyit ve tespitin raporunun açıklanması beklenecek.
Eş zamanlı planlama
Yasal düzenlemenin Meclis’e sunulması ile silahların bırakılmasının eş zamanlı gerçekleşmesi planlanıyor. Edinilen bilgilere göre; Adalet Bakanlığı ile AK Partili hukukçu kurmayların hazırladığı düzenleme ile; silah bırakan örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü için süre verilecek. Bu sürenin 1-ile 3 ay arasında olması bekleniyor. Bu sürenin de 2 olması düşünülüyor. Dönüşler güvenlik birimleri tarafından takip ve kontrolünde gerçekleşecek. Süre uzatımı için Meclis ya da Cumhurbaşkanı yetkili kılınacak. Mağaraların boşaltılması terör örgütü üyelerinin teslim olmaları, yargı süreçleri ile birlikte sürecin tümüyle tamamlanması için ise 3 yıl süre öngörülüyor.
Özel bir kanun hazırlanıyor
Yasal düzenlemenin içeriği netleşmeye başlarken, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili kanunlarda yapılacak değişiklik özel bir kanun olacak. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu esas alınarak, “4 kategorili hukuki düzenleme” ve toplumsal rızaya dayalı adımlar hedefleniyor. Çıkarılacak düzenlemede örgüt üyelerinin “suça karışanlar”, “suça karışmayanlar”, “arananlar” ve “cezaevinde olanlar” şeklinde yapılan çalışmalar taslak halini aldı. Müstakil ve geçici yasayla, hukuki süreci yönetmek amacıyla hazırlanacak özel bir “kod kanun” niteliği taşıyacak.
Suçun niteliği belirleyecek
Yasanın kapsamı, silah bırakan örgüt üyeleri, yöneticileri ve yardım- yataklık yapanların kendini fesheden örgüt ve üyelerinin hukuki tanımının yapıldığı, geçici ve sınırlı istisnalar içeren bir “kod kanun” olacak. Hazırlıkları tamamlanan taslakta, örgüt üyelerinin hukuki durumlarının, işlenen suçun niteliğine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi; bazı durumlarda ceza indirimi, denetimli serbestlik veya şartlı tahliye gibi uygulamaların gündeme gelmesi öngörülüyor.