ŞEBNEM TURHAN
Sermaye Piyasası Kurulu’nun serbest fonlar ve para piyasası fonlarına yönelik kapsamlı değişiklikler getiren ve sektörün görüşüne açılan taslağı şeffaflık getirmesi ve tek hisseye yatırım yapılmasını engelleyecek olması nedeniyle olumlu bulunurken serbest fonlara da devlet iç borçlanma senedi alım zorunluluğu getirmesi eleştiriye neden oldu. Sektör temsilcileri 26 Şubat’a kadar SPK’ya görüşlerini yollayacak uzmanlar görüşlerin ardından taslakta değişiklik yapılacağını dile getirdi.
FonTurkey Kurucusu ve EKONOMİ yazarı Onur Duygu taslağın amacının tek veya iki hisseli serbest fonların oluşturduğu riski ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Tek hisse fona alındığı zaman işlem ponzi gibi gidiyordu. Bundan sonra serbest fonların içeriği hisse anlamında zenginleştirilecek. Ayrıca bununla birlikte serbest fonların içeriği de hisse anlamında çeşitlendirilecek. Kendi hissesine yatırım yapması sınırlanacak. Burada asıl amaç fon vasıtasıyla para toplayıp yani başkasının taşıyla kendi kuşunu vurma hikayesini ortadan kaldıracak.”
PPF’leri negatif etkileyemeyecekler
Şu an para piyasası fonu ile para toplanıp kendi hisselerine yatırım yapıldığını ve PPF’lerin getirilerinin böylelikle yükseltildiğini kaydeden Duygu “PPF ile yüksek getiri vermeleri engellenecek. PPF ile takas dışı olarak kendi serbest fonlarına aracı kurumlar yüzde 60-70 faizle para satıyorlardı. Öyle olunca da o kurumun PPF’sinin getirisi yüzde 48-50’ye çıkıyordu. Normalde PPF getirileri yüzde 37 civarındayken. Takasbank teminat ve bildirim zorunluluğu geldiği zaman bu yüzde 60-70 faizle para satışı olmayacak. Yani PPF üzerinden kendi serbest fonlarını fonlayamayacaklar. Bu da PPF’lerin getirilerini azaltacak. Kendilerini fonlayamadıkları için başka hisseler almak zorunda kalacaklar. Tek bir hisseyi yukarı çekip serbest fonlarda yüzde 1000 getiri oluyordu. Serbest fonların getirisi de azalacak. Ve tek hisseye odaklanma ve PPF’ye borcunu ödeyemeyip negatif etkileme durumu ortadan kalkacak” diye konuştu.
2.5 trilyon lira yeni yer arayacak
Duygu, PPF’lere yüzde 10 tahvil alma zorunluluğunun 2024 Kasım’da geldiğini ve 28 Şubat 2025’ten itibaren uygulandığını hatırlatarak fon yönetim şirketlerinin bu durumdan kaçınabilmek için kısa vadeli ve serbest PPF fonları kurduklarını hatırlattı. Şimdi bu fonlara da tahvil yükümlülüğü geleceğine işaret eden Duygu, “PPF normalde volatilite istemeyenler yatırımcılar içindi. Özellikle şirketler bu tür fonları tercih ediyordu. Bu yükümlülük gelince şirketler olası volatiliteyi tercih etmeyecek ve çıkacaktır. Önemli olan buradan çıkan paranın nereye gideceği. Bir seçenek PPF katılım fonları kaldı, faizsiz olduğu için tahvil zorunluluğu yok. Ancak PPF katılım fonlarının getirileri düşük. Burada 2.5 trilyon TL var ve bir yön arayacak. Tahviller için ilk etapta olumlu ancak olası bir siyasi jeopolitik tansiyonda sıkıntı yaratır. Tahviller satış yer fonlar eksi yazar. Bu para dövize veya mevduata gidebilir” dedi. Duygu, değişikliklerin devreye girmeden hazırlık için belli zaman verilmesi gerektiğini dile getirerek “Hemen bunu yapın derse SPK zücaciye dükkanına girmiş fil gibi olur ortalık. Sektör buna hazırlanmalı belli bir süre verilmeli. Ve en önemlisi tahvil zorunluluğunun kalkması lazım” diye konuştu.
İşlem bazında denetim daha adil olur
EKONOMİ’ye bilgi veren bir diğer fon yöneticisi para piyasası ve ters repo uygulamalarının fon türlerine göre belirlenmesi gerektiğini kaydederek “Örneğin arbitraj fonları, gerçekten arbitraj yapıp yapmadıkları denetlenerek, hisse fonlarıyla aynı kefeye konmamalarıdır” dedi. Fon yöneticisi serbest fonlara, TEFAS’a açık ve kapalı şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek şöyle konuştu: “Yatırımcı sayısı, yatırımcıların fonlardaki ağırlığı gibi konular hepsi birer önlem olmakla beraber, bazı işini düzgün yapan, tüm kurallara uyan fonların da bundan zarar görebileceğini unutmamak gerekir. TEFAS’a kapalı bir serbest fona, kötü örnekleri düşünerek engel koymak ekosisteme zarar verir. Dünyada örnekleri yaygın olan ‘hedge fund’ mantığını ayırt etmek gerekmektedir. Son 5 yılda özellikle halka arzlara ilişin ciddi adaletsizlikler mevcut, TEFAS’a açık fonlar tüm imkanlardan yararlanırken, serbest fonlara çok daha ayrımcı yaklaşılıyor maalesef. Serbest fonlar, fon yöneticisinin tüm bilgi ve beceri setini fona yansıtabildiği bu nedenle esnek fonlardır, ayrımlar genel geçer düzenleme ve tedbirlerle değil, işlem bazında denetim mekanizmasıyla daha adil olur.”
Madde madde diğer değişiklikler
FonTurkey Kurucusu ve EKONOMİ yazarı Onur Duygu’nun taslakta dikkat çektiği diğer düzenlemeler şöyle:
■ Serbest fonların sayısı arttıkça portföy yöneticisi sayısı artması gerekecek. Serbest fonların adedi mevcut portföy yöneticisi sayısının belirli bir katı olacak.
■ Serbest fonlara ağırlıklı olarak yatırım yapan portföy yönetim şirketlerinde 3 ay içinde sermayenin nakit olarak artırılması sağlanacak. Böylece serbest fonlarda oluşabilecek risklere karşı tampon oluşturulması hedefleniyor.
■ Serbest fonların yatırım yapacağı araçlara da sınır geliyor. Diğer fonlarda gördüğümüz çeşitlendirme kuralları belli oranda serbest fonlar için de geçerli olacak.
■ Serbest fonlarda yatırımcı sayısı da odak noktası olacak. Belirli bir yatırımcı sayısı altındaki fonlar özel fona dönüştürülecek. Son dönemde bazı tek hisseye yatırım yapan fonlar fona giriş tutarı yüksek tutularak TEFAS’a açık olsa da özel fon gibi yönetiliyor, böylece özel fon kurma için minimum tutar bypass ediliyordu.
■ Fonların portföy yöneticileri KAP’ta PYŞ’deki Genel müdür dahil tüm portföy yöneticileri olarak gösteriliyordu. Bu da sorumluluk ve şeffaflık ilkesini azaltıyordu. Şimdi yeni taslakla “Sorumlu Portföy Yöneticisi” tanımı oluşturulmuş. Sorumlu portföy yöneticisi, fon bilgilendirme dokümanları ve mevzuat hükümleri çerçevesinde fon portföyüne ilişkin yatırım kararlarının belirlenmesinden sorumlu olarak tanımlanıyor.
■ Para piyasası fonları ile ilgili portföy sınırlamaları genişletiliyor. Buna göre Pay Repo işlemlerinde en az 5 farklı gruba ait hisse senetleri kullanılması isteniyor. Böylece hisse senetlerinden nedeniyle oluşabilecek ve para piyasası fonunu etkileyebilecek negatif bir durumun önüne geçilmesi hedefleniyor.
■ Önemli bir diğer konu da Serbest Fonların KAP Portföy Dağılımı Bildirimleri aylık yerine 2 haftada bir olarak yapılıyor olacak. Şeffaflık adına iyi. BES’te en azından aylık olmalı.
■ Fonlar performans vb. nedenlerle satılabilecek pay adedinini sınırlanmasını talep edemiyor olacak.
■ Fonun pay sahipliği belirli bir orana ulaşınca (%50, %60, %70, %80, %90 veya %95’ine ulaşması veya söz konusu oranların altına düşmesi) KAP’a bildirim yapılması gerekecek.