MARUF BUZCUGİL/ANKARA
Çin Halk Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin, İran ile ABD arasında müzakereler sürerken, İran’a yapılan saldırının kabul edilemez olduğunu söyledi. Çin’in bu savaşa taraf olmadığını belirten Büyükelçi, savaşın uzaması ve gerginliğin yayılmasının Çin’in çıkarlarına uygun olmadığını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini hatırlatan Xuebin, savaşın kazananı, barışın kaybedeninin olmayacağına dikkat çekti.
Çin Halk Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin EKONOMİ Ankara Temsilcisi Maruf Buzcugill’un sorularını cevaplandırdı.
Büyükelçi Jiang Xuebin söyleşisinde öne çıkan hususlar şöyle:
“Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz”
Niyeti ne olursa olsun, İran ile ABD arasında müzakereler sürerken ABD ve İsrail'in İran'a saldırması kabul edilemezdir. Egemen bir ülkenin liderinin öldürülmesi ve rejim değişikliğinin kışkırtılması da kabul edilemezdir. Tüm bunlar uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını ihlal etmiştir ve hepimiz bunlara karşı çıkmalıyız. İran ve Körfez ülkelerinin egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir. Masum sivillere ve sivil hedeflere yönelik her türlü saldırı kınanmalıdır.
Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da vurguladığı gibi, savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmazdır. Çin tarafı bölgenin barış ve istikrarının korunmasının içtenlikle temenni etmektedir. Çin bu savaşın tarafı değildir, ancak çatışmaların uzaması ve gerilimin tırmanması Çin’in çıkarlarına uygun değildir. Savaşın ve güç kullanımının sorunları temelden çözemeyeceğine inanıyoruz; diyalog ve müzakere sorunların çözümü için doğru yoldur. Bölgeyi en kısa sürede yeniden barış ve istikrara kavuşturmak için Çin tarafı, Türkiye dâhil tüm taraflarla iletişim ve koordinasyonu güçlendirmeye hazırdır.
“Çin krizden çıkar sağlamaya çalışmıyor”
Sorumlu bir büyük ülke olarak Çin, her zaman doğruluk ilkesini izleyerek kendi tutumunu bağımsız ve egemen bir şekilde belirlemektedir. Çin, uluslararası meselelerde daima yapıcı bir rol oynamakta; asla yangına körükle gitmemekte ve krizlerden çıkar sağlamaya çalışmamaktadır. İç işlerine karışmama ilkesine bağlı kalan Çin, objektif ve adil bir yaklaşımla sorunların hem belirtileri hem de kök nedenlerinin siyasi yollarla çözülmesini savunmaktadır. Çin aynı zamanda uluslararası hukukun üstünlüğünü ve adalet ile hakkaniyeti kararlılıkla savunmakta; her türlü tek taraflı girişime ve güç siyasetine dayalı zorbalığa kararlılıkla karşı çıkmaktadır. Çin, uluslararası yükümlülüklerine sadık kalmakta ve bunları kararlılıkla yerine getirmekte; Tarihin doğru tarafında kararlılıkla durmak yer almaktadır.
“Orta Doğu ülkelerinin samimi dostuyuz”
Savaşın patlak verdiği ilk günden itibaren Çin tarafı açık ve net bir şekilde ateşkesin sağlanması, çatışmaların durdurulması ve diyalog ile müzakereye dönülmesi çağrısında bulunmakta ve sorunun siyasi çözümünü savunmaktadır. Son günlerde Çin yoğun bir arabuluculuk faaliyeti yürütmektedir. İran'daki gelişmeleri ele almak için Çin ve Rusya’nın girişimiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil bir toplantı düzenlemiştir. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi birçok ülkenin Dışişleri Bakanlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirmiştir. Çin Hükümeti Orta Doğu Özel Temsilcisi de bölgede mekik diplomasisi yürütmektedir. Orta Doğu ülkelerinin samimi dostu olarak biz, dünyada kalıcı barış ve kapsamlı güvenliği tesis etmek üzere tüm ülkelerle birlikte savaşın durdurulması için konsensüs oluşturmaya ve barış müzakereleri için zemin hazırlamaya hazırız.
“Ateşkes seçenek değil zorunluluktur”
Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda son dönemde yaşanan gerginlik, uluslararası mal ve enerji ticareti için kritik olan bu geçiş hattını ciddi şekilde etkilemekte ve bölgesel ile küresel barış ve istikrara zarar vermektedir. Bu bölgenin güvenliği ve istikrarının korunması, uluslararası toplumun ortak çıkarlarına hizmet ettiği gibi tüm tarafların ortak sorumluluğudur. Çin, Orta Doğu ülkeleriyle yakın temas ve iş birliğini sürdürmektedir; Enerji alanındaki iş birliği, bunun önemli bir parçasıdır. Gerilimin daha da tırmanması ve bölgesel istikrarsızlığın küresel ekonomik gelişmeye daha büyük zarar vermesinin engellenmesi için, Çin tarafı bir kez daha tüm tarafları askeri eylemleri derhal durdurmaya çağırmaktadır.
Ateşkes sağlanması ve çatışmaların sona erdirilmesi bir seçenek değil, zorunluluktur; bizim tek çözüm planımızdır. Çin tarafı gelişmeler hakkında ilgili tüm taraflarla iletişimini sürdürmekte ve gerilimin düşürülmesi için çaba göstermektedir. Aynı zamanda, kendi enerji güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri de almaya devam edeceğiz.