Venezuela'nın başkenti Caracas'ta patlama ve uçak sesleri duyuldu.
Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'nin ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlediğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlediğini ve Maduro ile eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını açıkladı.
Trump, düzenlediği basın toplantısında, başkent Caracas'a düzenlenen saldırılar ve Devlet Başkanı Maduro'nun alıkonmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Trump, saldırının, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmemiş bir askeri operasyon olduğunu ve amacının "diktatör Maduro'yu adalete teslim etmek" olduğunu savunarak, "Geleceğimizi biliyorlardı bu yüzden hazırdılar ama çok çabuk etkisiz hale getirildiler." ifadesini kullandı.
Saldırıda ABD tarafında hiçbir can kaybı olmadığını teyit eden Trump, çok sayıda helikopter ve savaş uçağı kullanılmasına rağmen hiçbirine zarar gelmediğini söyledi.
Trump, Venezuela'ya yapılan ilk saldırının çok başarılı olduğunu ve muhtemelen ikinci bir saldırıya gerek kalmadığını söyleyerek, "Ancak ikinci bir dalga, çok daha büyük bir dalga için hazırız." uyarısında bulundu.
ABD ve Venezuela arasındaki "ortaklığın" Venezuela'yı "zengin, özgür ve güvenli" hale getireceğini öne süren, Trump, "Venezuela halkının uzun süredir çektiği acının sona ereceğini" savundu.
"Makul geçiş yapabileceğimiz bir zamana kadar (Venezuela'yı) yönetmeye devam edeceğiz"
Trump, Venezuela'da, başka birisinin dahil olmasını ve uzun yıllardır yaşanan durumun yinelenmesini istemediğine işaret ederek, "(Venezuela) Güvenli, uygun ve makul geçiş yapabileceğimiz bir zamana kadar ülkeyi yönetmeye devam edeceğiz." dedi.
Venezuela halkı için barış, özgürlük ve adalet istediklerini vurgulayan Trump, "Venezuela'yı, halkın iyiliğini düşünmeyen başka birisinin ele geçirmesine izin veremeyiz. Bunun gerçekleşmesine izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores'in "ABD ve vatandaşlarına karşı ölümcül narko-terörizm nedeniyle" New York Güney Bölgesi tarafından suçlandığını, ikilinin şu anda New York'a giden bir gemide bulunduğunu ve yargılanmaları için New York ve Miami arasında bir karar verileceğini söyledi.
"ABD'nin dev petrol şirketlerini (Venezuela'da) devreye sokacağız"
Venezuela petrolüne uygulanan ambargonun tamamen yürürlükte kalmaya devam edeceğini belirten Trump, Amerikan Donanması'nın oradaki pozisyonunu koruyacağını ve ABD'nin talepleri tam olarak karşılanana kadar bu durumun devam edeceğini söyledi.
Trump, "ABD'nin dev petrol şirketlerini (Venezuela'da) devreye sokacağız, milyarlarca dolar harcayarak petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için para kazanmaya başlayacaklar." ifadesini kullandı.
Bu operasyonun ABD egemenliğini ve halkını tehlikeye atanlar için önemli bir uyarı olduğunu söyleyen Trump, "En önemlisi Venezuela petrolü üzerindeki ambargo devam ediyor." dedi.
Trump, Venezuela'daki siyasilere de uyarıda bulunarak, şunları dile getirdi:
"Venezuela'daki tüm siyasi ve askeri figürler şunu anlamalı ki Maduro'ya olanlar onlara da olabilir. Adil olmazlarsa bu yapılır. Diktatör ve terörist Maduro sonunda Venezuela'dan gitti ve insanlar özgür. Tekrar özgürler."
"Amerika'nın Batı Yarımküre'deki hakimiyeti bir daha asla sorgulanmayacak"
Venezuela'nın "saldırı silahları" edindiğini ve bu silahların kullanıldığını söyleyen Trump, bu eylemlerin, ABD'nin "Monroe Doktrini"nine kadar uzanan dış politika prensiplerini ihlal ettiğini savundu.
Trump "Monroe Doktrini"ne ilişkin olarak, "Yeni ulusal güvenlik stratejimizle artık bunu unutmayacağız. Amerika'nın Batı Yarımküre'deki hakimiyeti bir daha asla sorgulanmayacak." diye konuştu.
Hegseth'ten "Amerika geri döndü" yorumu
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de basın toplantısında yaptığı konuşmada, operasyonun başarısını övdü.
Trump'ın uyuşturucu ile mücadelesine değinen Hegseth, "Trump, ülkemize çeteler ve şiddetin akışını önlemek konusunda ölümüne ciddi. Bizden çalınan petrolün alınması konusunda ölümüne ciddi. Batı Yarımküre'de Amerikan caydırıcılığı ve etkisini yeniden kurma konusunda ölümüne ciddi." ifadesini kullandı.
Hegseth, Trump'ın amacının önce Amerika olduğunu vurgulayarak, "Başkan Trump'ın yönetimi altında 2026'ya hoşgeldiniz. Amerika geri döndü." dedi.
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, söz konusu operasyonun ismini "Kesin Çözüm" olarak koyduklarını belirtti.
Operasyondan önce aylar süren bir prova ve planlama süreci olduğunun altını çizen Caine, hava şartlarının olumlu olmasıyla gece saatlerinde planı hayata geçirdiklerini anlattı.
Caine, operasyon esnasında bir ABD hava aracının vurulduğunu kaydederek, buna rağmen tüm hava araçlarının sorunsuz şekilde operasyonu tamamlayıp ABD topraklarına döndüğünü kaydetti.
"ABD güçleri Venezuela'da kalacak"
Öte yandan Caine, "Biz bugün buradayken, güçlerimiz bölgededir ve gücümüzü yansıtmaya, kendilerini ve çıkarlarımızı savunmaya hazır durumdadır." ifadesini kullandı.
Caine, operasyonda 150 hava aracı kullanıldığını belirterek, operasyonun toplamda 2 buçuk saat civarında sürdüğünü kaydetti.
"Maduro'nun şansı vardı"
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da basın toplantısında Maduro'ya daha önce uyarılar yaptıklarına işaret ederek, "Maduro'nun bu sondan kurtulmak için birçok şansı vardı. Çok çok cömert tekliflerle gittik ama yabani bir adam gibi davranmayı, etrafta oyun oynamayı seçti ve sonuç bu gece gördüklerimiz oldu." diye konuştu.
Rubio, Venezuela'da olanların ardından diğer liderleri de Trump'ın ciddiyetini anlamaları için uyardı.
"Venezuela'yı yönetecek kişileri belirliyoruz"
ABD Başkanı Trump, soru-cevap bölümünde ise Venezuela'yı nasıl yönetecekleriyle ilgili detaylı sorulara yanıt verdi.
"Ülkeyi (Venezuela’yı) yönetecek kişileri şu anda belirliyoruz. İnsanlarla konuşuyoruz. Çeşitli kişileri belirliyoruz ve bu insanların kimler olduğunu size ileteceğiz." diyen Trump, kısa süre önce yemin ederek Maduro yerine göreve başladığı belirtilen Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'i işaret etti.
Trump, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Redriguez ile kısa süre önce görüştüğünü aktararak, şunları söyledi:
"Maduro tarafından atanan bir devlet başkan yardımcısı var ve şu anda sanırım devlet başkanı da o. Kısa bir süre önce devlet başkanı olarak yemin etti. Marco ile uzun bir görüşme yaptı ve 'Neye ihtiyacınız varsa yapacağız' dedi. Bence oldukça nazikti, ama aslında başka seçeneği yok. Bu süreci doğru bir şekilde yürüteceğiz. Maduro ile bunu yapıp sonra çekip gitmeyeceğiz. Eğer çekip gidersek bir daha geri dönme şansımız olmaz. Bu süreci doğru ve profesyonelce yürüteceğiz."
Maduro yönetiminde görev alan kişileri bildiklerini ve bu kişilerin yeni süreçte ABD'ye karşı bir eyleme geçeceklerini düşünmediğini ifade eden Trump, bu konuda kendilerinden emin olduklarını söyledi.
"Machado ülkesinde destek görmüyor"
Venezuela'daki muhalif lider Maria Machado'nun bir şekilde görev alıp almayacağı ile ilgili bir soruya yanıt veren Trump, "Onun lider olması zor olurdu bence. Ülke içinde destek ve saygı görmüyor. Kendisi çok iyi bir kadın ama ülkesinde saygı görmüyor." şeklinde konuştu.
Trump'tan Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro'ya "tehdit"
Daha sonra Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro'yu da hedef alan Trump, daha önceki sözlerini tekrarlayarak bu ülkenin ABD'ye kokain gönderdiği iddiasını yineledi.
Trump, "(Petro'nun) Kokain ürettiği fabrikaları var, kokaini üretiyor ve ABD'ye gönderiyor. Kendisinin dikkatli olması lazım." değerlendirmesini yaptı.
Trump'tan Putin'e "mesafeli" yaklaşım
Maduro ile ilgili süreç hakkında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile hiç konuşmadıklarını söyleyen Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda kendisine halen "kızgın" olduğunu belirtti.
Trump, "(Putin ile Maduro hakkında) Hiç konuşmadık. Maduro ile ilgili onunla hiç görüşmedik. Şu sıralar Putin'den pek de hoşlanmıyorum. Çok fazla insanı öldürüyor." yorumunu yaptı ve Rusya-Ukrayna Savaşının bir an önce anlaşmayla sona ermesi gerektiğini kaydetti.
Saldırıya uluslararası tepkiler
ABD'nin Venezuela'ya saldırısını, Çin, Rusya, İran, Brezilya, Küba, Meksika kınarken, İsrail ve Ukrayna ABD'ye açık destek verdi.
Türkiye, Venezuela'da meydana gelen son gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Venezuela'da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, "Türkiye, Venezuela'nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verildi.
Türkiye'nin, Venezuela'daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye'nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedildi.
Çin
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin "hegemonik" olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela'nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.
Açıklamada, "Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.
Çin'in ABD'nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.
Rusya
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıyı "son derece endişe verici" olarak nitelendirerek kınadı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanıldı.
Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca ABD tarafından ülkeden zorla çıkarıldığı belirtilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin durumunun derhal açıklığa kavuşturulmasını istedi.
İran
İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla ABD'nin Venezuela'nın "toprak bütünlüğü ve egemenliğine" yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.
Açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya yönelik silahlı saldırısının BM Şartı'ndaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM'den saldırıyı kınaması istendi.
Küba
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela'ya yönelik saldırılar nedeniyle sorumlu tuttuğu ABD'yi kınadı.
Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.
Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.
Meksika
Meksika, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin, BM Şartı'nın 2. maddesinin ihlali olduğunu belirterek kınadı.
Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin yapılan açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı.
Kolombiya
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti.
Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.
Petro, Venezuela'ya saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinerek, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.
Belarus
Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya saldırısının, uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk yönetiminin, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.
Açıklamada, bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilerek, "Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır." denildi.
Brezilya
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini "kabul edilemez" şeklinde niteleyerek kınadı.
Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." denildi.
Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulundu.
Fransa
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD merkezli X hesabından yaptığı paylaşımda, Maduro'nun "Venezuela halkının gücünü elinden alarak ve (halkı) temel özgürlüklerinden mahrum bırakarak" halkın kendi kaderini tayin hakkını zedelediğini belirtti.
Fransa'nın "Venezuela halkının egemenliğini sürekli olarak savunduğunu" kaydeden Barrot, ABD'nin Maduro'ya yönelik müdahalesine ilişkin, "Nicolas Maduro'nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon, uluslararası hukukun temelini oluşturan güç kullanmama ilkesini ihlal etmektedir. Fransa kalıcı siyasi çözümün dışarıdan dayatılamayacağını ve egemen halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar verdiğini hatırlatır." ifadelerini kullandı.
Barrot, ABD'yi işaret ederek "BMGK daimi üyesi olarak öncül sorumluluğu olanların (güç kulanmama) ilkesini sürekli ihlalinin, dünya güvenliği açısından, hiç kimseyi dışlamayacak şekilde ağır sonuçları olacağını" bildirdi.
"Tarihten ders çıkaran bir ülke olarak Fransa'nın buna hazırlandığını" belirten Barrot, "Fransa, devletlerin her zaman ve her yerde uluslararası eylemlerine rehberlik etmesi gereken BM Sözleşmesi'ne bağlılığını vurguluyor." açıklamasını yaptı.
İsrail
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin, Başkan Trump önderliğinde "özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini" ileri sürdü.
İsrail'in "acı çeken Venezuela halkının yanında olduğunu" iddia eden Saar, Maduro'nun devrilmesini takdirle karşıladıklarını ve İsrail ile Venezuela arasında dostane ilişkilerin kurulmasını umduklarını kaydetti.
İsrail, daha önce de Maduro yönetimini eleştirirken 2025 Nobel Barış Ödülü'nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun kazanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.
Machado'nun İsrail'e verdiği açık destek ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle kurduğu yakın ilişkiler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almıştı.
Ukrayna
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin "meşruiyetini tanımadığını" aktararak, "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.
Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini öne sürdü.
Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
Avrupa Birliği
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Venezuela'ya düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yapan Kallas, AB'nin Caracas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirterek, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.
Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro'nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.
AP, Genel Kurul görüşmesi talep etti
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) en büyük ikinci siyasi grubu Sosyalistler ve Demokratların (S&D) grup başkanı Iratxe Garcia-Perez ise Venezuela’daki durumun son derece endişe verici olduğunu kaydetti.
"Demokrasi, bombalarla ya da güç kullanımıyla elde edilemez. Hele ki (ABD Başkanı Donald) Trump’ın çıkarlarına hizmet edecek şekilde hiç inşa edilemez. Uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullanan Garcia-Perez, Venezuela halkının barışçıl ve demokratik bir geçişi hak ettiğini dile getirdi.
Garcia-Perez, AB'nin diyalog ve arabuluculuk yoluyla öncülük etmesi gerektiğini belirtti.
Diğer taraftan S&D Grubu, Venezuela’daki durumla demokrasinin ve kurallara dayalı uluslararası düzenin savunulmasında AB’nin rolüne ilişkin olarak AP'de bir genel kurul görüşmesi düzenlenmesini istedi.
BM'den bölgede endişe verici sonuçları olabileceği uyarısı
BM Genel Sekreterliği, Venezuela'daki gelişmelerin bölgede endişe verici sonuçları olabileceğini kaydetti.
BM Genel Sekreter Sözcülüğünden Venezuela'daki son gelişmelere ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Genel Sekreter, bugün ABD'nin askeri eylemi ile Venezuela'da gerginliğin tırmanmasından derin endişe duymaktadır, bu eylemin bölgede endişe verici sonuçları olabilir." ifadesi kullanıldı.
Antonio Guterres'in uluslararası hukuk ve BM Şartı'na bağlı kalmanın önemini bir kez daha vurguladığının belirtildiği açıklamada, "Genel Sekreter, uluslararası hukukun kurallarına uyulmamasından endişe duyuyor." denildi.
Avrupa ülkeleri
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu vurguladı.
Durumu yakından takip ettiklerini belirten Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını bildirdi.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.
AB'nin Venezuela’da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözümü desteklemeyi sürdüreceğinin altını çizen Costa, ülkedeki Avrupa vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla üye devletlerle eşgüdüm içinde çalışan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın öncülüğünde yürütülen çabaları desteklediklerini kaydetti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela'daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas'a desteğini yineledi.
Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz." dedi.
İngiltere'den "Venezuela'daki operasyona dahil olmadık" açıklaması
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı." ifadesini kullandı.
"Hızla gelişen bir durum" hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, "Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum." dedi.
Başbakan Starmer, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, "Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim." değerlendirmesini yaptı.
Danimarka
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise "Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir." vurgusunu yaptı.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini dile getirerek, Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.
Slovenya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin devlet radyo ve televizyonuna yaptığı açıklamada, Venezuela’daki durumu büyük endişeyle takip ettiklerini belirtti.
Slovenya'nın gerginliğin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunduğuna işaret edilen açıklamada, Slovenya'nın Venezuela'daki son seçimlerin sonuçlarını da tanımadığı anımsatıldı.
İspanya
İspanya, ABD'nin Venezuela'ya askeri saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyurdu.
İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanıldı.
İspanya'nın Venezuela'daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, "İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir." denildi.
Diğer yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından "gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi" çağrısında bulundu.
Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'ten yaptığı paylaşımda, "İspanya hükümeti, Venezuela'daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
İrlanda
İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee de Venezuela'da hızla gelişen duruma yanıt olarak bu sabah AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile temas halinde olduğunu belirterek, bölgedeki durum geliştikçe AB’li meslektaşlarıyla yakın temasını sürdüreceğini bildirdi.
Bakan McEntee, şunları kaydetti:
"İrlanda, AB'den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro'nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela'da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik."
McEntee, bakanlığın sahadaki AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediğini bildirdi.
Hollanda
Hollanda'da geçici hükümetin Başbakanı Dick Schoof, ülke hükümetinin ABD’nin Maduro operasyonu ve Venezuela'ya yaptığı saldırılarının ardından Karayipler bölgesindeki gelişmeleri ve Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini söyledi.
Schoof, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, "Bölgedeki güvenlik, Aruba, Curaçao ve Bonaire için büyük önem taşıyor." paylaşımında bulundu.
Hollanda Krallığı'na bağlı olan söz konusu ülkelerin başbakanlarıyla yakın temas halinde olduklarını paylaşan Schoof, “Bu belirsiz dönemde kendilerinin ve adalardaki insanların desteğimize güvenebileceğini ilettim.” ifadelerini kullandı.
Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, yardıma ihtiyaç duyan Hollanda vatandaşlarının seyahat organizasyonlarıyla ya da bakanlıkla iletişime geçmeleri tavsiye edilirken, 18 Temmuz'dan bu yana ülkenin tamamı için kırmızı seyahat uyarısının geçerli olduğu kaydedildi.
Hollanda'da geçici hükümetin Dışişleri Bakanı David van Weel de "Caracas’taki durum henüz net değil. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve Venezuela’daki büyükelçiliğimiz, Savunma Bakanlığı ve ülke yetkilileriyle temas halindeyiz. Önceliğimiz, Venezuela’daki Hollandalıların ve Hollanda Krallığı’nın güvenliğidir." paylaşımında bulundu.
Kosova
Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'a desteklerini iletti.
Trump'ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD'nin "kararlılığının" etkisini anladığını kaydetti.
İsviçre
İsviçre Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin ABD merkezli X platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.
Paylaşımda, "(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor." ifadesi yer aldı.
Yaşanan durumun sahadaki büyükelçilik personelleri tarafından yakından takip edildiğine işaret eden paylaşımda, yaşananlardan şu ana kadar hiçbir İsviçre vatandaşının etkilenmediğine değinildi.
Çekya
Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, yaptığı yazılı açıklamada, Venezuela'daki durumu yakından takip ettiklerini bildirdi.
Macinka, "ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro'nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Avusturya
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X'teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırdı.
Meinl-Reisinger, Avusturya'nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela'da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetti.
(AA)