ESRA ÖZARFAT/BURSA
Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçılar Birliği (UYMSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, yaş meyve sebze sektöründe hem fiyatları hem de ihracat performansını etkileyen gelişmeleri değerlendirdi.
Taner, 2025 yılında görülen gıda enflasyonunun temel nedeninin geçen yıl yaşanan şiddetli don olayları olduğunu söyledi. Taner, Nisan ayında meydana gelen donun yalnızca yaz meyvelerini değil, kışlık ürünleri de ciddi şekilde etkilediğini belirterek “Elma, armut, kiraz gibi ürünlerde önemli kayıplar yaşandı. Bu ürünlerin önemli bir kısmı yılın ilk çeyreğinde iç pazara ve ihracata sunulduğu için fiyatlar yılın başında da yüksek seyretti” dedi. Kış dönemindeki üretim kayıplarına ek olarak bu yılın başında yaşanan yoğun yağışların da sektöre etkisine değinen Taner, baraj doluluklarının olumlu bir gelişme olduğunu ancak Antalya ve Çukurova gibi önemli üretim bölgelerinde sel ve fırtınaların sebze üretimini olumsuz etkilediğini ifade etti. Küresel enflasyon ve artan girdi maliyetlerinin de fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Taner, bazı dönemlerde piyasalarda spekülatif fiyat hareketlerinin de görülebildiğini, bu kapsamda denetimlerin önemine dikkat çekti.
“2026 var yılı, güçlü rekolte bekliyoruz”
Sektörde bu yılın “var yılı” olduğuna işaret eden Taner, iklim koşullarının üretim açısından oldukça elverişli geçtiğini söyledi. Kışın soğuk ve dengeli geçmesinin, çiçeklenme ve tozlanma süreçlerini desteklediğini belirten Taner, “Taş çekirdekli, yumuşak çekirdekli ve narenciye gruplarında yüksek rekolte bekliyoruz” dedi. Ağaçların geçen yıl düşük verim nedeniyle dinlendiğini ifade eden Taner, 2026’nın ihracat açısından rekor yılı olabileceğini dile getirdi. Ürün bolluğunun yeni bir risk alanı oluşturabileceğini vurgulayan Taner, bu dönemde en kritik konunun pazar yönetimi olduğunu söyledi. İç piyasa ve ihracat kanallarının aynı anda güçlü çalışması gerektiğini belirten Taner, “Ürün fazla olduğunda doğru yönetilmezse dalında kalma, fiyat düşüşü ve üretici zararı gibi sonuçlar doğabilir” dedi. Avrupa ve diğer ana pazarlarda süpermarketlerin bu yıl satış artırma ve promosyon stratejilerine odaklandığını aktaran Taner, bunun Türkiye için fırsat yaratabileceğini ifade etti. 2026’nın ilk çeyreğinde yaş meyve sebze ihracatının 1,3 milyar dolara ulaştığını ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artış kaydedildiğini söyleyen Taner, miktar bazında düşüşe rağmen değer artışının dikkat çekici olduğunu vurguladı. Taner, yaz ürünlerinin devreye girmesiyle birlikte yılın daha güçlü kapanabileceğini ifade etti.
Sınır kapıları ve lojistik en büyük darboğaz
İhracatta en önemli sorunlardan birinin lojistik olduğuna dikkat çeken Taner, Bulgaristan ve Yunanistan sınır kapılarında yaşanan 3–5 günlük beklemelerin taze ürün ihracatını zorlaştırdığını söyledi. İhracatçılara verilen yüzde 3’lük desteklerin Temmuz’a kadar uzatılmasını olumlu bulduklarını söyleyen Taner, bu desteğin devam etmesi gerektiğini ifade etti. Enerji, ambalaj ve akaryakıt maliyetlerindeki artışın sektörü zorladığını belirten Taner, ihracatta en çok tartışılan konulardan biri olan pestisit kalıntılarına da değinerek ülkeler arasındaki limit farklılıklarının zaman zaman sorun yarattığını söyledi.