ESRA ÖZARFAT / BURSA
Hazır giyim ve ev tekstili sektörünün önde gelen üreticilerinden Yeşim Grup'un, Türkiye merkezli üretim gücünü yurt dışı operasyonlarıyla destekleyerek küresel ölçekte büyümesini sürdürdüğü belirtildi.
Grup CEO’su Şenol Şankaya, Bursa’daki ana üretim tesisinin yanı sıra Mısır ve Moldova’daki yapılanmalarıyla çok merkezli bir üretim ağı oluşturduklarını belirterek, özellikle değişen küresel tedarik zinciri koşullarında bu yapının önemli bir avantaj sağladığını vurguladı. Şankaya, Bursa’da Almaxtex Tekstil ile birlikte 326 bin metrekarelik üretim alanında örme, boya, baskı, konfeksiyon ve ev tekstili üretimini tek çatı altında gerçekleştirdiklerini ifade etti. Günlük üretim kapasitelerinin 400 bin adet hazır giyim, 100 bin adet ev tekstili, 115 ton örme, 125 ton boyama ve 100 bin metre baskıya ulaştığını aktaran Şankaya, grup genelinde 19 binin üzerinde kişiye istihdam sağladıklarını söyledi. Yeşim Grup’un yıllık 510 milyon dolarlık ciroya ulaştığını belirten Şankaya, bunun 490 milyon dolarlık bölümünün ihracattan elde edildiğini kaydetti. Üretimin yaklaşık yüzde 95’inin dış pazarlara yönelik gerçekleştirildiğini vurgulayan Şankaya, Avrupa’nın halen ana pazar konumunda olduğunu, Almanya, Hollanda, İngiltere, Fransa ve İspanya’nın en güçlü ihracat destinasyonları arasında yer aldığını dile getirdi. ABD pazarının son yıllarda stratejik olarak öne çıktığını ifade eden Şankaya, özellikle Mısır’daki üretim yapılanmasının bu pazardaki rekabet avantajını artırdığını söyledi. Orta vadede ABD’deki varlıklarını daha da güçlendirmeyi planladıklarını belirten Şankaya, Avrupa’da ise teknik ve katma değerli ürün gruplarıyla mevcut konumlarını sağlamlaştırmayı hedeflediklerini ifade etti.

2025 zorlu geçti, 2026’da odak verimlilik ve kârlılık
Küresel talepteki daralma ve maliyet baskılarının 2025 yılı boyunca sektörü zorladığını belirten Şankaya, özellikle Avrupa pazarında sipariş temposunun yavaşladığını, buna karşın ABD tarafında daha dengeli bir görünüm oluştuğunu söyledi. Coğrafi olarak çeşitlendirilmiş üretim yapısının bu dönemde önemli bir denge unsuru oluşturduğunu kaydeden Şankaya, operasyonel verimlilik, otomasyon ve dijitalleşme yatırımları sayesinde maliyet yapısında optimizasyon sağladıklarını dile getirdi. 2026 yılına ilişkin beklentilerinin daha sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme olduğunu belirten Şankaya, verimlilik ile kârlılığı birlikte yöneterek ihracat performansını artırmayı amaçladıklarını söyledi. Grup, gelecek yıl ihracatta çift haneli büyüme hedefliyor.
Katma değerli ürünlerde Ar-Ge atağı
Yeşim Grup’un büyüme stratejisinde Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmaları da önemli yer tutuyor. Şankaya, Ar-Ge, kumaş geliştirme ve tasarım ekiplerinin ortak çalışmalarıyla her sezon yeni nesil katma değerli ürünler geliştirdiklerini ifade etti. Özellikle dökümlü ve yumuşak tuşeli kumaşlar, efektlendirme uygulamaları, beden boyama ve ozon yıkama teknikleriyle geliştirilen ürünlerin pazarda güçlü karşılık bulduğunu belirten Şankaya, müşteri geri dönüşlerinin siparişe dönüşmesinin ticari başarıyı teyit ettiğini söyledi. Önümüzdeki dönemde kimyasal kullanımını azaltan çevre dostu kumaşlar, biyobazlı ve geri dönüştürülmüş hammaddeler, teknik tekstiller ve özel yüzey uygulamalarının Ar-Ge gündeminin öncelikli başlıkları arasında yer alacağını belirten Şankaya, kolay ikame edilemeyen yüksek katma değerli ürünlerle rekabet avantajını büyütmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Mısır yatırımı öne çıkıyor
2026 yatırım planlarında Mısır’ın öne çıktığını belirten Şankaya, kapasite artırımı ve verimlilik yatırımlarının özellikle bu ülkedeki üretim yapılanmasını destekleyeceğini söyledi. Bunun yanında enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması, otomasyon ve dijitalleşme yatırımlarının da devam edeceğini aktaran Şankaya, amaçlarının daha esnek, dayanıklı ve küresel ölçekte rekabetçi bir üretim modeli oluşturmak olduğunu ifade etti.
Tekstil sektöründe maliyet baskısı sürüyor
Sektörün son dönemde en büyük sorunlarının başında enerji, işçilik ve hammadde maliyetlerindeki artışın geldiğini vurgulayan Şankaya, döviz kurunun maliyet artışlarıyla paralel ilerlememesinin ihracatçıların rekabet gücünü zorladığını söyledi. 2023-2025 döneminde sektörde faaliyetini sonlandıran firma sayısında artış yaşandığını, istihdam tarafında da belirgin daralma görüldüğünü belirten Şankaya, küresel talepteki yavaşlama, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve artan ticaret bariyerlerinin baskıyı artırdığını ifade etti. Türkiye’nin hız, kalite, esnek üretim kabiliyeti ve Avrupa’ya yakınlık gibi güçlü avantajlarını koruyabilmesi için öngörülebilir kur politikası, rekabetçi enerji maliyetleri ve ihracat desteklerinin güçlendirilmesinin kritik olduğunu vurgulayan Şankaya, tekstil sektörünün küresel rekabette yeniden ivme kazanabilmesi için bu başlıklarda iyileşme gerektiğini söyledi.