ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
Turmet Endüstriyel Mineraller'in, 1992 yılından bu yana sürdürdüğü mineral üretim tecrübesini dekoratif boya ve kaplama sektörünün ihtiyaçlarına yönelik ürün geliştirme çalışmalarıyla birleştirdiği belirtildi. Kendi ocaklarından selektif madencilik çözümleriyle çıkarıp işlediği dolomiti farklı tane boyutlarında işleyen şirketin, boya üreticilerinin hedeflediği yüzey yapısına göre mikronize, granül ve özel boyutlandırılmış ürünler sunduğu bildirildi.
Turmet Endüstriyel Mineraller Ürün Geliştirme ve Tasarım Direktörü Mimar Nilay Rallas, dekoratif boyalarda rengin yanı sıra yüzey karakterinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Işığın geliş yönü, matlık, doku ve yüzeydeki küçük farklılıkların mekanın algısını değiştirdiğini belirten Rallas, “Boyayı yalnızca renk üzerinden değerlendirmek günümüz dünyasında artık tasarım ve fonksiyonel açıdan eksik kalıyor. Özellikle dekoratif boyalarda sadece rengi değil, yüzeyi de tasarlıyoruz. Betonun homojen olmayan yapısını, mineral sıvanın derinliğini ya da taşın doğal karakterini hatırlatan uygulamalar bu yaklaşımın sonucu olarak öne çıkıyor. Dolomit de sahip olduğu mineral özelliklerle hedeflenen yüzeylerin oluşturulmasına katkı sağlıyor” dedi.
Aynı ham maddeden farklı yüzeyler geliştiriliyor
Dolomitin mineral yapısı, sertliği ve farklı tane boyutlarında işlenebilmesinin dekoratif boya üreticilerine geniş bir kullanım alanı sunduğunu aktaran Rallas, ince öğütülmüş ürünlerin de daha homojen sistemlerde değerlendirilebildiğini kaydetti. Farklı tane dağılımlarının ise yüzey karakterinin daha belirgin olduğu ürünlerde kullanılabildiğini ifade eden Rallas, böylece aynı hammaddeden üretilecek boyanın özelliklerine göre farklı sonuçlara ulaşılabildiğini bildirdi.
Rallas, “Dolomiti dekoratif boya açısından değerli kılan özelliklerden biri, malzemenin tek bir standarda bağlı kalmadan oluşturulmak istenen yüzeye göre şekillendirilebilmesi. İnce öğütülmüş dolomit homojen bir görünüm hedefleyen sistemlerde kullanılabilirken, farklı tane dağılımları daha belirgin mineral dokuların elde edilmesine olanak tanıyor. Bu yapı, üreticinin ürün formülasyonu ve tasarladığı yüzey doğrultusunda uygun hammaddeyi seçebilmesini sağlıyor. Böylece mineral, boyanın yalnızca içeriğinde yer alan bir unsur olmaktan çıkarak yüzey tasarımının parçası haline geliyor” diye konuştu.
Doğal yüzeylere alternatif oluşturuyor
Mimaride taş, beton, mineral sıva ve ham dokulara yönelik ilginin arttığına işaret eden Rallas, gerçek taş ile geleneksel sıva uygulamalarının ağırlık, maliyet, işçilik ve uygulama koşulları nedeniyle her projede kullanılamadığını dile getirdi. Dekoratif boyaların bu noktada yüzeye renk ile birlikte doku ve mineral karakter kazandıran bir alternatif oluşturduğunu kaydeden Rallas, dolomitin farklı tane boyut üretilebilmesinin boya ve kaplama sistemlerindeki kullanımını desteklediğini söyledi.
Dolomitin sert mineral yapısı ve düşük su emme özelliğinin sektör açısından önem taşıdığını belirten Rallas, “Doğal karakter taşıyan yüzeylere yönelik talep, dekoratif boya üreticilerinin kullandığı hammaddeleri de önemli hale getiriyor. Dolomitin farklı inceliklerde üretilebilmesi, hedeflenen yüzey yapısına uygun tane boyutunun belirlenmesine imkân veriyor. Üretici daha homojen bir görünüm ya da daha güçlü bir mineral doku talep ettiğinde, hammadde bu ihtiyaca göre hazırlanabiliyor. Böylece dekoratif boya, gerçek taş veya geleneksel sıvanın uygulanamadığı projelerde doku ve yüzey karakteri bakımından farklı bir çözüm sunabiliyor” ifadelerini kullandı.
Müşteriye özel boyutlandırma yapıyor
Turmet’in dolomiti yalnızca çıkarılan ve öğütülen bir hammadde olarak değerlendirmediğini vurgulayan Rallas, şirketin mineral üretimindeki birikimini müşterilerin ürün geliştirme süreçlerine aktardığını bildirdi. Kendi ocaklarından çıkardıkları dolomitin farklı tane boyutlarında işlenebildiğini anlatan Rallas, dekoratif boya gibi yüzey özelliklerinin öne çıktığı ürünlerde müşteriye özel boyutlandırmanın avantaj sağladığını dile getirdi.
Rallas, “Dekoratif boya üretiminde reçetede yalnızca dolomitin bulunması yeterli değil. Üretilecek boyanın yapısını, hedeflenen yüzeyin homojen ya da belirgin mineral karaktere sahip olup olmayacağını ve kullanılacak hammaddenin hangi tane aralığında bulunması gerektiğini birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bir endüstriyel mineral üreticisi olarak bizim sunacağımız katma değer, ürünün ötesinde onun son ürün prosesinde neye dönüşebileceğini düşünmekle başlıyor. Turmet olarak sunduğumuz granül ve mikronize dolomiti müşterilerimizin üretmek istediği ürüne uygun hale getirmeye odaklanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Mimarlıkta metrelerle ele alınan bir yüzeyin mineral üretiminde mikronlarla başlayan bir sürecin sonucu olduğunu belirten Rallas, doğru işlenen dolomitin uygun boya formülasyonu ve yüzey uygulamasıyla mimarinin etkili bir parçasına dönüştüğünü sözlerine ekledi.