YENER KARADENİZ
90’lı yılların sonunda kurulan ve bugün sektöründe Türkiye’nin en büyük ikinci servis merkezi ve ihracatçısı konumuna yükselen Nikel Paslanmaz, 2025 yılını 70 milyon doları ihracat olmak üzere toplam 200 milyon dolar ciroyla kapattı. Şirket, bu yıl için yüzde 30 büyüme hedeflerken, bu artışın yaklaşık yüzde 15’inin Körfez Bölgesi’nden gelmesini bekliyor. Nikel Paslanmaz Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, büyüme hedeflerinin yanı sıra yatırımlara da hız kesmeden devam ettiklerini belirterek, bu kapsamda toplam 154 milyon dolarlık yeni yatırım planladıklarını açıkladı. Kocaeli Dilovası ve Sivas'ta bulunan iki fabrikada üretim yaptıklarını bildiren Kemal Yalgın, şirketin yatırım planlarını, sektörün mevcut durumunu ve Türkiye’de paslanmaz çelik üretimine yönelik stratejik hedeflerini düzenlenen basın toplantısı ile paylaştı.
Yeniden inşa süreci önemli
Toplantıda Türkiye’nin ikinci büyük paslanmaz çelik servis merkezi ve ihracatçısı konumunda bulunduklarını anlatan Yalgın, yeni yatırımlarla hem kapasitesini artırmayı hem de küresel ölçekte büyümeyi hedeflediklerini kaydetti. 2025 yılında yaklaşık 200 milyon dolar konsolide ciroya ve 70 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirten Yalgın, 2026 yılı için tüm zorlu koşullara rağmen yüzde 30 büyüme hedeflediklerini açıkladı. Yalgın, “Bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmelerin ardından yeniden inşa sürecinde paslanmaz çeliğe olan talebin artacağını öngörüyoruz. Bu da büyüme hedeflerimizi destekleyecek önemli bir unsur. Bu kapsamda Körfez Bölgesi’nin yeniden inşası kapsamında büyümenin yüzde 15’inin bu bölgeden gelmesini planlıyoruz” dedi.
Sektör hakkında da bilgi veren Kemal Yalgın, Türkiye’nin paslanmaz çelik tüketiminde 9’uncu sırada yer aldığını anlattı. Yıllık yaklaşık 700 bin tonluk ithalata işaret eden Yalgın, “Bu rakamların 1 milyon ton seviyesine ulaşması halinde Türkiye’de entegre bir paslanmaz çelik tesisinin kurulması ekonomik olarak mümkün hale gelecek. Biz şu anda Türkiye olarak paslanmaz çeliği ülkemizde üretmiyoruz ama tüm amacımız o” ifadelerini kullandı. Paslanmaz çeliğin birçok sektör için temel hammadde olduğunu hatırlatan Yalgın, mevcut gümrük vergileri ve antidamping uygulamalarının sanayi üzerindeki etkisine dikkat çekti. “Hammaddeye uygulanan yüzde 12 gümrük vergisi zaten başlı başına ciddi bir yük ve paslanmaz çelik kullanan tüm sektörlerin rekabetçiliğini etkiliyor. Rekabetçiliği etkileyen diğer etkenler ile birlikte andidamping vergisi nedeni ile daha önce Türkiye’de yatırım kararı alan Çinli yatırımcı da dahil olmak üzere yerli yatırımcılar da birçok yatırımı beklemeye aldı” şeklinde konuştu.
3 büyük yatırım yolda
Nikel Paslanmaz, büyüme stratejisi kapsamında üç önemli yatırımı hayata geçirmeye hazırlanıyor. En büyük yatırımın, Sakarya Ferizli’de hayata geçirilecek yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki entegre paslanmaz çelik çubuk üretim tesisi olduğunu belirten Yalgın, bunun yanı sıra, yıllık 40-50 bin ton kapasiteli ve yaklaşık 50 milyon dolar yatırım bedeline sahip yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisinin de 2027 sonunda Dilovası'nda devreye gireceğini belirtiyor. Yurt dışı yatırımları kapsamında ise İngiltere’nin Manchester/ Burnley bölgesinde 4 milyon dolar seviyesinde bir yatırımla 50 bin ton kapasiteli bir paslanmaz çelik servis merkezi kurulacak. Bu merkez, müşterilerin özel ölçü ve yüzey taleplerine hızlı yanıt verecek şekilde konumlandırılacak. Yalgın, söz konusu yatırımlar kapsamında ek 150 kişilik de istihdam planladıklarını belirtti. İhracatta Balkanlar, Kuzey Afrika ile Güney Amerika’nın öne çıktığını belirten Yalgın, özellikle uzun ürün grubunda artan talep nedeniyle Güney Amerika pazarına odaklandıklarını ifade etti. Avrupa pazarında ise kota ve tarife engelleri nedeniyle daralma yaşandığını belirten Yalgın, “Geçmişte ihracatımızın yüzde 80’i Avrupa’ya yapılırken bugün bu oran yüzde 20 seviyelerine geriledi. Bu nedenle alternatif pazarlara yönelimimizi hızlandırdık” dedi.
"Bankalar kredi verecek sanayici bulmakta zorlanacak"
Mevcut ekonomide sanayicinin en önemli problemlerinden birinin yüksek maliyetli finansman olduğuna işaret eden Yalgın, "Bankalar kredi verecek güvenilir sanayici bulmakta çok zorlanacaklar. Ama güvenilir sanayici de artık bu parayı bu maliyetlerle kullanmak istemiyor. Bu dönemde ana sorunlardan biri, özellikle de küçük firmalar için finansa ulaşımın zorluğu. İkinci problem bu zor ulaşılan finansın pahalılığı, üçüncüsü de işçilik maliyetlerinin dolar bazında çok yükselmesi. Şu anda bizim sektörde işçi başına maliyetler neredeyse yüzde 40 artış gösterdi." diye konuştu. Yalgın savaş nedeniyle tedarik problemi yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bir soru üzerine, "Bir kesinti olmadı ama navlunlarda ciddi bir artış oldu. Bunun yanında nikel madenine bazı kotalar getirildi ve bir fiyat yükselişi oldu. Şu an bu şekilde etkileniyoruz ama lojistik, hammadde ve tedarik zincirinde bir sıkıntı yaşamıyoruz. Tabii yavaşlamalar var. Yine Türkiye'ye bir şekilde ulaşabiliyor fakat İngiltere, diğer bölgeler ve Avrupa'ya biraz daha uzun tutuyor. O aşamada da biz Türkiye olarak biraz daha avantajlı duruma geçtik” ifadelerini kullandı.