ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
Ağır sanayi, demir-çelik, otomotiv, enerji ve savunma sanayi gibi yüksek riskli sektörlerde faaliyet gösteren HSE AI, iş sağlığı ve güvenliği süreçlerini yapay zekâ destekli analiz sistemleriyle dijital ortama taşıyor. Mevcut kamera altyapıları üzerinden çalışan ve ek donanım gerektirmeyen platformları sayesinde üretim sahalarını anlık analiz ederek riskli senaryoları yöneticilere gerçek zamanlı bildirdiklerini belirten HSE AI CEO’su Hakan Balaban, odak noktalarının riskleri oluştuktan sonra raporlamak değil, oluşmadan önce görünür kılmak olduğunu vurguladı.
HSE AI olarak yüksek riskli üretim alanlarında iş sağlığı ve güvenliği süreçlerini yapay zekâ ile güçlendirdiklerini aktaran Balaban, “Ağır sanayi, demir-çelik, otomotiv, enerji ve savunma gibi sektörlerde risk dinamikleri oldukça karmaşıktır. Bu ortamlarda güvenlik yalnızca prosedürlerle değil, sürekli ve akıllı sistemlerle yönetilmelidir. Bizim yaklaşımımız, riskler gerçekleştikten sonra raporlamak değil; gerçekleşmeden önce görünür hale getirmektir. Üretim sahasında oluşabilecek tehlikeleri anlık analiz ederek yöneticilere veri temelli bir karar desteği sunuyoruz. Güvenliği reaktif değil, proaktif bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Savunma sanayiye özel yüksek hassasiyetli çözümler sunuyor
Savunma sanayinin hata toleransının en düşük olduğu sektörlerden biri olduğuna işaret eden Balaban, bu alandaki çözümlerine ilişkin şu bilgileri verdi: “Savunma sanayii, üretim süreçlerinde yüksek hassasiyet gerektiren ve güvenlik disiplininin kesintisiz olması gereken bir alandır. Bu kapsamda savunma tesislerinde kritik alanlarda kişisel koruyucu donanım takibi, yasaklı bölge ihlal tespiti ve riskli davranış analizi gerçekleştiriyoruz. Gerçek zamanlı uyarı mekanizmalarıyla sahadaki güvenlik disiplinini dijital olarak destekliyoruz. Ayrıca sistem mimarimizi, veri güvenliği gereksinimlerine uygun şekilde kurum içi kurulum seçenekleriyle yapılandırabiliyoruz. Böylece hem operasyonel güvenliği hem de veri bütünlüğünü birlikte sağlıyoruz.”
“Güvenlik süreçlerinin dijitalleşmesi kaçınılmaz”
Önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerinin daha fazla dijitalleşeceğini belirten Hakan Balaban, yapay zekâ destekli analiz sistemlerinin yüksek hassasiyet gerektiren üretim ortamlarında standart uygulamalardan biri haline geleceğini ifade etti. Dijitalleşen üretim yapıları içinde güvenlik süreçlerinin de aynı ölçüde dijitalleşmesinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Balaban, “Endüstri 4.0 dönüşümünü konuşurken güvenliğin hâlâ manuel denetime dayalı kalması sürdürülebilir değildir. Yüksek riskli üretim alanlarında güvenlik artık yalnızca mevzuat gerekliliği değil, sürdürülebilir üretimin temel unsurudur. Bizim yaklaşımımız net; güvenlik, veriyle yönetildiğinde gerçek anlamda güçlenir. Yapay zekâ
destekli sistemler sayesinde işletmeler yalnızca riskleri görmekle kalmaz; güvenlik kültürünü de ölçülebilir ve geliştirilebilir hale getirir” ifadelerini kullandı.