EKONOMİ/ANKARA
Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları kapsamında bu yıl Antalya’da düzenlenecek COP31 Konferansı’nda küresel iş dünyasının resmi temsilcisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) oldu. Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu ise “COP31 İş Dünyası Elçisi” (Private Sector Envoy) olarak görevlendirildi. Küresel iş dünyasının COP 31’e katılımı da TOBB tarafından koordine edilecek.
COP31 Business Forum’un tanıtım toplantısı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla TOBB’da gerçekleştirildi.
Toplantıya; TÜSİAD, MÜSİAD, DEİK, YASED, TİM, TBB, TİSK ve TÜRKONFED gibi iş dünyası kuruluşları, oda ve borsalar ile küresel ölçekte şirketler katıldı.
Forum, dünya genelinde 1.000’i aşkın oda ve özel sektör kuruluşuyla iş birliği yapmayı, çatı kuruluşlar aracılığıyla da 45 milyondan fazla işletmeye ulaşmayı hedefliyor.
Forumu sonra yapılacak COP başkanlıklarına devredilebilecek kurumsal miras olarak tasarladıklarını kaydeden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, iklim değişikliğinin sadece çevre meselesi olmadığını, sanayi ve rekabet mücadelesi olduğunu bildirdi.
Hisarcıklıoğlu: Derdimiz dönüşümün seyircisi değil belirleyicisi olmak
Hisarcıklıoğlu, yeşil dönüşümün fabrikalarını, tedarik zincirlerini ve standartlarını kim belirlerse, bu yüzyılın sanayi hiyerarşisini de onun belirleyeceğini anlattı.
Enerjisinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal eden Türkiye için enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjinin bir tercih değil, makroekonomik bir zorunluluk olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, “Bizim derdimiz bu dönüşümün seyircisi olmak değil; Türk iş dünyasını kuralı yazanlar safına, oyunun belirleyicisi konumuna taşımaktır” dedi.
Küresel iş dünyası ile istişareler yürütülecek
Hisarcıklıoğlu, Birliğin Dünya Odalar Federasyonu Başkanlığı ve ICC Yönetim Kurulu üyeliği gibi uluslararası görevler vesilesiyle oluşturduğu küresel ağı Forum’u güçlendirmek için kullanacağını belirtti.
TOBB’un hazırladığı yol haritası, bir yıla yayılan üç aşamalı bir süreç olarak tasarlandı: kur, aktar, devret. 3 Haziran’daki başlangıç toplantısının ardından 22-23 Haziran’da Londra İklim Eylem Haftası ve 22-27 Eylül’de New York İklim Haftası’nda küresel iş dünyasıyla istişareler yürütülecek. Ayrıca, 12-13 Kasım’da Antalya Mavi Alan’da düzenlenecek COP31 İş ve Yatırım Zirvesi gerçekleştirilecek. Zirvenin ardından Forum, taahhütlerin takibini yaparak yapıyı sonraki COP başkanlığına düzenli biçimde devredecek.
Bakan Kurum: En büyük zorluk uygun finansman
COP 31’e başkanlık edecek olan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Başkanı Murat Kurum’un başta deprem felaketinde verdiği destek olmak üzere TOBB’un çalışmalarına ilişkin teşekkürlerini iletti. Kurum, COP 31’i uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak gördüklerini söyledi.
Bu süreçte TOBB’un ulusal ve küresel oda-borsa ağı, yüksek kurumsal kapasitesi, tecrübesi, sektör meclisleri ve KOBİ erişiminin kendileri için vazgeçilmez olduğunun altını çizen Bakan Kurum,
“Biz Türkiye olarak vizyonumuzu “Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u” yaklaşımı üzerine inşa ediyoruz. Çünkü dünyamızın daha fazla taahhüte değil; hedefleri sahaya indirmeye, uygulamayı hızlandırmaya ve dönüşümü ölçülebilir ekonomik sonuçlara çevirmeye ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyoruz” dedi.
COP31’de hedeflerini sözün aksiyona dönüştüğü, aksiyonun sahaya yayıldığı bir zirve temeline oturttuklarına vurgu yapan Kurum, “Bu yaklaşımın sahadaki en önemli araçlarından biri olan Eylem Gündemimizi on öncelikli alan etrafında yapılandırıyoruz. Bu gündem; sıfır atık ve döngüsel ekonomi, temiz enerji dönüşümü ve yeşil, düşük karbonlu sanayileşmenin desteklenmesini kapsamaktadır” diye konuştu.
Kurum, şehirlerin iklime dayanıklı hale getirilmesi, iklim eylemini destekleyen finansal ve kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi, gençlerin sürece katılımının artırılması, dayanaklı sağlık sistemlerinin geliştirilmesini de bu çerçevede ele aldıklarını aktardı.
“Özel sektör ve finans dünyasının daha güçlü katılımı”
Günümüz dünyasında, küresel ticaret kurallarının, "Yeşil Dönüşüm" ekseninde baştan yazıldığını dile getiren Murat Kurum, “Biz, bu dönüşüm sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluğun teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansman olduğunu çok iyi biliyoruz. İşte tam da bu nedenle özel sektörün ve finans dünyasının iklim eylemine daha güçlü katılımı olmazsa olmazımız” ifadelerini kullandı.
Güçlü ve etkin katılımın sanayicinin ihtiyaç duyduğu uluslararası iklim finansmanının da anahtarı olacağını belirten Kurum,
“COP31 sürecine yalnızca genel değerlendirmelerle değil; somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelin. Önümüzde devasa yatırım alanları var. Özellikle artan küresel enerji talebine karşı en akılcı çözüm olan binalarda enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil sertifikasyon süreçleri, inşaat ve malzeme sanayimiz için muazzam bir inovasyon ve yatırım sahasıdır” dedi.